• BIST106.239
  • Altın161,370
  • Dolar3,8713
  • Euro4,5671
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 6 °C
  • YEMEK
  • Son Haberler
    Tüm yemek haberleri »
    • GAZETELER
    • Günün Manşetleri
    Tüm Gazete Manşetleri »

    ABD Seçimleri; İslamofobi ve Göçmenfobi Kurgusu

    Feyzullah TECİRLİ

     

     

    2016 ABD başkanlık seçimleri, 8 Kasım 2016 tarihinde yapılacak ve bu seçimler 58. ABD başkanlık seçimleri olacaktır. ABD'nin şimdiki başkanı Barack Obama bu göreve iki kez seçilmiş olduğu için üçüncü bir kez aday olması mümkün değildir. ABD'de siyasi kutuplaşma önceki seçimlere nazaran rekor seviyeye çıkmıştır. Kasım ayında yapılacak başkanlık seçimleri için adaylarının kampanyaları devam ederken, yapılan bir araştırmaya göre Cumhuriyetçi Parti ve Demokrat Parti tabanı arasındaki kutuplaşma 1992 yılından beri en yüksek seviyeye ulaşmıştır.  

    Partilerin adayları kendi içlerinde yaptıkları ön seçimlerle belirlenmiştir. Cumhuriyetçilerin Adayı Donald Trump iken Demokratların adayı Hillary Clinton’dır. ABD’de her seçimin kendine has farklılıkları olur, bu seçimin söylemsellik ve işlevsellik açısından farklılığı ise daha çok göçmenfobi ile İslamofobi algısı üzerinden yürütülüyor olmasıdır.  

    Seçime dair oranlar şu şekilde: 

    • Telefon ve online anketlere göre (Rasmussen raporuna göre); İki haftadır %39 Clinton, %43 Trump, %11 Diğerleri, %6 kararsız şeklindedir oy oranları. Ama iki hafta öncesine kadar %42 Clinton, %38 Trump idi. Trump yaptığı söylemler ile (Orlando, İslamofobik ve göçmenfobik) ciddi derece kitlesini artırmaktadır. Özellikle son birkaç gündür, dünya genelinde baş gösteren İslamofobik hareketler ve İstanbul’daki patlama sonrasında Trump’ın oranları artış göstermiştir.   
    • Bu arada sadece %70 Cumhuriyetçiler Trumpı, Clinton’u ise %80 demokratlar destekliyor.  
    • Seçmenler arasında erkeklerin %46 si Trump, %39 Clinton’ı desteklerken, kadınların %31 Trup, %49 Clinton taraftarı.  
    • Clinton 40 yaş altındakilerden Trump’tan %10-15 daha fazla destek alıyor.  
    • Siyahi ve azınlıkların çoğu Clinton’u destekliyor.  
    • Devlet memurları %20 daha fazla Clinton’ı desteklerken, özel şirket sahipleri %4 daha fazla Clinton destekçisi.  

    Seçime dair enteresan bir tespit var ki:  Clinton taraftarları Clinton’u severken, Trump taraftarları Trump’ı destekleseler bile kendisini çok sevdikleri söylenemez. Mesela, bu Orlando olayında Clinton taraftarları Clinton’un tepkisinden çok memnun ama Trump taraftarları pek Trump’tan pek memnun değiller. Orlando olayı ile Trump kararsız seçmenin oyunu hedef almıştır. 
     


    white_house_watch_06_30_16.jpg

     

     

    Ayrıca şöyle bir teori var ki: ABD uzun yıllardır kendi halkı üzerinde  İslamofobi ve Göçmenfobi algısını oluşturmaktadır. Trump bunun çok iyi bir seçim sermayesi oluşturduğunun farkına vardı ve kullanmaya karar verdi. Dünyada establisment'e (yerleşik düzen) karşı oluşan (Özellikle Arap baharlarıyla daha keskin anlam bulan) rahatsızlık, ABD’de de bir bakıma sessizce de olsa bir karşılık buldu. Bu olguda sermaye haline dönüştü. Trump bunu iyi gördü ve de iyide kullanıyor. Bunlar ABD’nin belli kesiminde bariz bir şekilde karşılıkta buluyor.  

    ABD Senatosu, terörle mücadele izleme listesindeki kişilere silah verilmesini zorlaştırmayı da içeren bireysel silahlanmanın kontrolü hakkındaki yasa tasarısını reddetti. Bu ret her iki aday içinde İslamofobi kitlesi açısından olumlu bir seçim yatırımıydı. 

    Bildiğiniz gibi, Florida eyaletinin Orlando kentindeki bir eşcinsel gece kulübünde düzenlenen ve 49 kişinin öldürüldüğü saldırının ardından Senato önüne silahlandırmanın kontrol edilmesine yönelik dört yasa tasarısı gitmişti. Ancak, Demokrat ve Cumhuriyetçi Senatörler rakip parti aleyhine oy kullanarak tasarıların görüşülmesinin kabul edilmesini engellediler. Senatörler, silahlı saldırıların nasıl engelleneceği konusunda ortak bir karara varmış değil ama şimdilik bu hareket her iki aday için de önemli bir seçim yatırımı. 

    Seçim sürecini Clinton üzerinden değerlendirecek olursak; başta ekonomi söylerleri olmak üzere göçmenler ve etnisite unsurlar Clinton’ın en büyük yatırımı diyebiliriz. Zira Clinton, kocasının ekonomiden sorumlu olacağını söylüyor. Bu onun için çok iyi bir söylem ki, Bill'in bu konudaki etkisi hala çok iyi hatırlanıyor ve krizden yeni yeni çıkan ABD halkı bu bunalımı tekrardan yaşamak istemiyor.  

    Clinton için seçime katılım oranları son derece önemli. Bu alanda özellikle göçmenleri ve etnisite unsurların üzerinde yoğun çaba sarf ediliyordu. Fakat Amerika Birleşik Devletleri Yüksek Mahkemesi, Başkan Barack Obama’nın göçmenlik reformu planını tıkadı. Mahkemenin ülkede yaşayan milyonlarca yasadışı göçmenin sınır dışı edilmesini engelleyen tasarı konusunda karara varamaması Obama için büyük darbe oldu. Obama’nın en önemli planlarından biri olan göçmenlik tasarısı; en az 2010 yılından bu yana ülkede yasadışı olarak ikamet eden, sabıka kaydı bulunmayan, Amerikan vatandaşı ya da ülkede kalıcı oturuma sahip çocukları olan yaklaşık 4 milyon kişinin sınır dışı edilmesini engellemeyi amaçlıyordu. Dolayısıyla bu güncel gelişme Trump’ın göçmenfobik söylemlerini güçlü hale getirirken, Clinton göçmenlerden rahatsız geniş ABD tabanınca oy kaybeder pozisyonuna düşmektedir. 

    Özetle, başta ülkemiz ve dünya basınında seçimi Clinton kazanacak diye bir algı olsa da, Trump’ı yabana atmamak gerekiyor ki son bir kaç haftada oy oranlarını artırarak Clinton’ı geride bırakmıştır.  Orlando saldırısından sonra Trump, oy oranlarını 4 puan artırmış durumdadır.  

    ABD’de Yahudiler ve para lobisi aileler, seçimlerde her zaman kazanır pozisyonundadır. Bunun sebebi her iki aday için de sahada ve ekonomik seçim yatırımlarında ayrı ayrı lobi faaliyetleri içerisinde bulunmuş olmalarıdır.   

    Tabii ki burada en büyük hatamız kampanyalara gönüllü sahada çalışacak iş adamları ve politikacılar verememiş olmaktan kaynaklanıyor. Clinton’u tamamen Malum Grubun eline bırakmış olmak büyük dezavantajımız iken Trump’ın yanına yanaşmamakta olası sürpriz seçilmesi durumunda ülke ilişkilerini kötü etkiler pozisyonunda olacaktır. Genel olarak her iki durumda seçim bizim aleyhimize gelişecek gibi.  

    Acilen Trump ve Clinton için seçim kampanyalarına destek vermek üzere sahada boy gösterecek iş adamları ve politikacıların sürece dahil edilmesi gerekmektedir.  

     

     

    • Yorumlar 0
    • Facebook Yorumları 0
      Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları