• BIST104.123
  • Altın145,971
  • Dolar3,4910
  • Euro4,1702
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 20 °C
  • YEMEK
  • Son Haberler
    Tüm yemek haberleri »
    • GAZETELER
    • Günün Manşetleri
    Tüm Gazete Manşetleri »
    • CANLI PAYLAŞIM
    • Yazarlarımız
    Tüm Yazarlarımız »

    Ahmet Davutoğlu ve Epistemoloji

    Ali Yiğit KUTLUCA

    AK Parti'nin Yeni Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, seçimden sonraki konuşmasında akademik çevrelerce geniş anlamda benimsenen ve felsefenin bir dalı olan “epistemoloji” terimini kullandı. Peki epistemoloji nedir?

    Bu terimi açıklamak için bilim felsefesi araştırmalarında öne çıkan tanımlamalara başvurduk. Bu kavram genel olarak bir şeyi bilmenin bir yolu olarak tanımlanabilir. Bu bağlamı söz konusu literatür ışığında aşağıdaki şekilde açıklamaya çalıştık. Bu kavramı derinlemesine analiz ettikten sonra ise Ahmet Davutoğlu’nun konuşma metni içerisinde kullandığı epistemolojinin hangi bağlamda kullanıldığını da belirtmeye çalıştık.

    EPİSTEMOLOJİ VE EPİSTEMOLOJİK İNANIŞLAR

    Epistemoloji, bilginin ortaya çıkışı ve doğası ile öğrenme sürecini inceleyen bir disiplin olarak tanımlanabilir (Ernest, 1995). Başka bir deyişle epistemoloji, bilgiden yola çıkarak bilme olayını, bilginin kaynağını, doğasını, doğruluğunu ve sınırlarını inceleyen felsefenin bir dalıdır (Cevizci, 2003; Hançerlioğlu, 2006).

    İnanışlar, bireyin yaşamdaki olayları, olguları, kişileri ya da nesneleri nasıl algıladığını, anlamlandırdığını ve onlara karşı nasıl davranması gerektiğini belirleyen ve bireyin doğru olduğunu varsaydığı bireysel kabuller ya da önermeler bütünüdür. İnanış, doğru olduğu düşünülen, bireyin düşünce ve davranışına yön veren zihinsel deneyim etkinlikleri veya gerçeklik betimlemeleri olarak da tanımlanmaktadır (Harvey, 1986).

    Bilişsel bilgiler insan zihninde anlamsal olarak kodlanırken, inanışlar ise yaşanan olaylara bağlı olarak

    anısal kodlamaya dahil edilmektedir. Deryakulu (2004) da bilgi ile inanış arasındaki farkları açıklarken bilgilerin değişebilir olmasına karşın inanışın değişime kapalı olduğunu belirtmiştir.

    AHMET DAVUTOĞLU’NUN KONUŞMA METNİ

    Eğer insanlık tarihi kadim, modernite ve küreselleşme gibi evrelere ayrılırsa şunu çok açık şekilde söyleyebiliriz ki, bu ülke, bu aziz topraklar,  sadece jeostratejik değil, jeokültürel öneme haiz topraklar kadimin bütün renklerini bünyesinde barındırırlar. İslam medeniyetini, ondan önceki Mezopotamya kültürünü, ondan önceki Hitit, Roma kültürünü bünyesinde barındırır.

    Hiç bir medeniyet havzası yoktur ki Anadolu ile etkileşime girmemiş olsun. Yine modernite esas alındığında bu kadim kültüre sahip olan başka hiç bir ülke yoktur ki moderniteyle bizim gibi yüzleşmemiştir ve nihayet kürselleşmeyi de bizim kadar derinden ve yakından yaşayan bir başka ülke yoktur. Şimdi büyük bir yeni kültürel uyanışın arifesindeyiz. 

    Bu yeni kültürel uyanış, insanlığın temel değerler itibarıyla varoluşsal ve epistemolojik problemlerle karşı karşıya kaldığı bir  dönemde bütün insanlığa evrensel bir medeniyet çağrısı yapacak bir uyanış.

    Ak Parti’nin yeni başkanı seçilen Ahmet Davutoğlu’nun yukarıdaki metin içerisinde kullandığı epistemoloji kavramını Yansıtıcı yargı modeli ile açıklamak daha uygun olacaktır.

    İnsanların bilme sürecini ve sorunlar hakkındaki inanışlarını belirlemeyi konu alan bu model King ve Kitchener (1994) tarafından oluşturulmuştur. Farklı gelişim gruplarında yer alan bireylerle yürütülen çalışmalarda katılımcılara yansıtıcı yargı görüşleri uygulanmıştır. 

    Görüşmelerden elde edilen sonuçlar doğrultusunda üç evreden ve yedi basamaktan bir model oluşturulmuştur. Yansıtma öncesi evresinde (1, 2 ve 3. basamaklar) bireyler doğru cevabı olmayabilecek durumdaki sorunları algılayamaz.

    Birinci basamakta bilgi basit ve mutlaktır. İkinci basamakta uzmanlar tarafından aktarılan bilginin gerçek ve doğru olduğuna dair bir düşünce hâkimdir. Üçüncü basamakta ise belirsizlik yer almaktadır. Bu basamakta yer alan bireyler uzmanların kesin ve mutlak bilgiye sahip olamayabileceğine inanmaktadır.

    Yarı yansıtma evresinde yer alan dördüncü basamakta bireyler kendi görüşlerini ortaya koyabilmektedir. Beşinci basamakta ise bilginin bağlamsal ve göreceli olduğu inanışı hâkimdir.

    Üçüncü evre olan yansıtıcı düşünme evresindeki altıncı ve yedinci basamakta bilgi etkin bir değerlendirme sürecinden geçirilerek yeniden yapılandırılır. Altıncı basamakta, bilgi birey tarafından yapılandırılır.

    Elde edilen bilginin kesinliği yoktur. Son basamak olan yedi basamakta da düşünme, eleştirel sorgulama ile ilişkilendirilmiştir. Bu basamakta yer alan bireyler her görüşün tekrar değerlendirilebilecek ve olguların anlamlandırma ve geçerliliğini belirleyebilecek seviyededir.

    ***

    Ali Yiğit Kutluca

    Bu metni hazırlayan yazar, argümantasyon, fen eğitimi ve bilimin doğası alanında doktora çalışmasını sürdürmektedir. Metin içerisinde geçen epistemoloji, bilimin doğası ve argümantasyon kavramlarını kapsayan bir felsefe dalı olduğu için söz konusu yazar bu alandaki bilgilerini paylaşmıştır.

    • Yorumlar 0
    • Facebook Yorumları 0
      Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları