• BIST104.123
  • Altın145,971
  • Dolar3,4910
  • Euro4,1702
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 12 °C
  • YEMEK
  • Son Haberler
    Tüm yemek haberleri »
    • GAZETELER
    • Günün Manşetleri
    Tüm Gazete Manşetleri »
    • CANLI PAYLAŞIM
    • Yazarlarımız
    Tüm Yazarlarımız »

    'AlgInın Yuttuğu Adımlar'

    Fatih SEVGİLİ

    Şehit Malcolm X’in (El Hacı Malik El Şahbaz’ın): ‘Eğer dikkatli olmazsanız, medya; mazlumlardan nefret etmenizi, zalimleri ise çok sevmenizi sağlar.’ Sözü, bu yüzyılın belki de en önemli uyarılarındandır.

    Medyanın, algıların nelere kadir olduğunu, bildiğimiz doğruları bile nasıl ters düz edip zihnimize kazıdığını görebilmek adına Edward W. Said’te ‘Haberlerin ağında İslam’ isimli kitabında ayrıntılı olarak ele alamaktadır.

    Sosyal medyanın bu kadar yaygınlaştığı; siyasi, ticari rant uğruna ahlaki değerlerin bu kadar çöktüğü, algı oluşturma adına yalanın, montajın, iftiranın bu kadar iltifat gördüğü bu günlerde bu uyarı daha da önem kazanmaktadır.

    Tüm dillerin, dinlerin, mezheplerin, ırkların, renklerin bir arada kardeşçe yaşadığı büyük bir İmparatorluğun bakiyesi üzerine kurulmuş Türkiye Cumhuriyetinin 1924 yılından sonra, ulusçu reflekslerle her kesimi aynı potada eritme, genelde tek tipleştirme özel de ise; Kürdü, Türkleştirme; Aleviyi, Sünnileştirme, Dindarı ehilleştirme-sekülerleştirme politikaları sonucunda devlet ile halkı arasında sorunlara ve toplumlar travmalara sebep olan devletin zihniyetini değiştirmek gerekmektedir.

    Halkı devletiyle barıştırma, toplumsal travmaları giderme ve yeniden tek millet olma yani Millet-i İbrahim olma niyetiyle başlatılan, Ceberrut olan devlet (Eski Türkiye) yerine Kerim olan her kesin özgür ve kendini eşit yurttaş olarak gördüğü devleti (Yeni Türkiye) inşa etme nihai hedefiyle başlatılan ‘barış ve kardeşlik projesi’ kapsamında kardeşliği, barışı, huzur ve refahı taçlandırmak gayesiyle; PKK’nin de silah bırakması amacıyla yürütülen ‘Çözüm Süreci’ boyunca Devletin attığı onca adım maalesef Malcolm X’in uyarısını yaptığı tehlikeyi gözardı etmemizden dolayı siyasi algılarla gözden kaçırıldı.

    Bir kesimi; ‘Devlet çözüm süreci boyunca ne yaptı ki, hangi adımı attı ki’ sorusunu soracak noktaya getiren o çirkin propagandalara karşı devletin hangi adımları attığını maddeler halinde beraber hatırlayalım.

    1- OHAL kaldırıldı.

    2- DGM’ler kaldırıldı.

    3- Ölüm cezası tamamen kaldırıldı.

    4- Okullarda mecburi olan ‘ANDIMIZ’ kaldırıldı.

    5- Anadilde savunma hakkı tanındı.

    6- Devletin okullarında Kürtçe seçmeli dil oldu.

    7- Faili meçhul cinayetler ve infazlar son buldu.

    8- Çocuklara Kürtçe isim verilmesi yasağı kaldırıldı.

    9- 200 KCK tutuklusunun tümü serbest bırakıldı.

    10- Habur’dan gelen ilk PKK gurubu serbest bırakıldı.

    11- Kürtçenin siyasi propagandada kullanılması yasalaştı.

    12- Sınır Ötesi ve Kırsal Operasyonlara son verildi.

    13- Başbakan Erdoğan; ‘Yeni Türkiye’de, red, inkar ve asimilasyon politikalarına yer yok’ dedi.

    14- Devlet Kürtçe Tv (TRT KURDİ) ve Radyo açtı. Kürtçe özel Tv, radyo ve gazete izni yasalaştı.

    15- Sürgündeki Kürt siyasetçilerin ülkeye dönüşü sağlandı.

    16- Üniversitelerde Kürtçe öğretmen yetiştirme amacıyla Kürdoloji enstitüleri ve Kürt dili Edebiyatı bölümleri kuruldu.

    17- Klavye yasası çıkartıldı; Q, X, W harfleri yasağı kaldırıldı.

    18- Özel okullarda Anadilde eğitim serbest bırakıldı. (Kimse Kürtçe eğitim veren özel okul kurmadı) Kürtçe kurslara imkan sağlandı.

    19- Farklı dil ve lehçerin önündeki engeller kaldırıldı. Kürtçe film çekimleri desteklendi, Devletin yayın organlarında yayınlandı.

    20-Siyasi parti kapatma zorlaştırıldı. (BDP aleyhte oy kullandı) %3 oy alan siyasi partilerin hazineden yardım alması yasalaştı.

    21- Yerleşim birimlerine Kürtçe isimlerinin iadesi yasalaştı. Köylere geri dönüş yasalaştı ve desteklendi. Yaylalar ve Meralar kullanıma açıldı.

    22- ‘Ne mutlu Türküm diyene’ ve ‘Türk öğün çalış güven’ tabela ve yazıları kaldırıldı.

    23- MİT kanunu değişti, Kandil ve Öcalan ile resmi görüşme yasalaştı.

    24- Öcalan’a ‘sayın’ demek ve ‘KCK bildirisi okumak’ suçu ‘Şiddeti övme’ ile sınırlandırıldı ve yasak olmaktan çıkarıldı. Öcalan’ın mektupları kitlelere okundu.

    25- Çözüm Süreci yasası TBMM’de (CHP ve MHP’nin red oyuna karşı) Ak Parti ve BDP oylarıyla kanunlaştı.

    26- Anadolu Ajansı Kürtçe yayına başladı. Çağrı merkezlerinde farklı dil ve lehçelere hizmet verilmeye başlandı.

    27- Devlet resmi olarak Kürtçe eser bastı ve yayınladı. Farklı dil ve lehçelere ait kültürel faaliyetlerin desteklenmesi yasalaştı. Türk dil kurumu ‘Kürtçe-Türkçe’ sözlük bastırdı.

    28- Arama noktaları kaldırıldı. Bir uzman çavuşun bir köyün tümüne hükmetmesine son verildi.

    29- Özel Harekat polisi sahadan çekildi. Devletin bölgedeki tüm kamu görevlilerinin halka kötü davranması engellendi.

    30- Cezaevlerinde Kürtçe yasağı kaldırıldı. Hükümlülerin cezaevinde eşleriyle görüsebilme hakkı yasalaştı. Hasta tutuklular için iyileştirmeler yapıldı.

    31- Sosyal yardımlardan faydalanmada ‘arşiv kaydı’ şartı kaldırıldı.

    32- TBMM’de Çözüm Süreci komisyonu kuruldu.

    33- TBMM’de ‘Hak ihlalleri araştıma komisyonu’ kuruldu.

    34-Türkiye Cumhuriyeti ilk kez ‘ben bilirim’ modundan çıkıp ‘akil İnsanlar’ deneyimi yaşadı.

    35- Kürt medreselerinden icazet alan ‘Melleler’ Diyanetçe memur olarak atandı.

    36- Sayın Berzani, Diyarbekir’e davet edildi, Başbakan Erdoğan tarafından; ‘Irak Kürdistan bölge başkanı ve kardeşim’ diye sahneye takdim edildi. İlk kez bir Başbakan ‘Kürdistan’ dedi.

    37- Çözüm Süreci 62. Hükümet programına alındı. GAP eylem planıyla 26.7 Milyar tutarlı 115 projeye başlanıldı.

    38-Kobani’de İŞİD’e karşı savaşa destek için; Peşmerge geçişine izin verildi, PYD’nin tüm yaralıları Türkiye’de tedavi edildi.

    Şimdi bu birlikte hafıza tazelemesi sonunda, bugüne kadar ‘Hükümet hiç adım atmadı, Çözüm için ne yaptı ki.?’ diyen birileri sosyal medyadaki ironi misali; ‘’Küçük kızım sordu ‘baba Kürtler neden bizden bir saat önce iftar açıyor’ ben de ‘kızım önder Apo’nun 30 yıllık silahlı mücadelesi’ dedim’’ refleksiyle; ‘Bunları hükümet sağlamadı biz direndik ve aldık’ diyecektir.

    Belirtmek isterim ki; Gaspedilmiş hakların iadesinin tabi ki minneti olmaz. Zaten hükümet de çıkıp ‘bunları size biz verdik haaa’ diye gözümüze sokmamıştır ama unutulmamalıdır ki bu adımlar batıdaki milletçi kitlenin muhalefetine rağmen her türlü siyasi risk göre alınarak atıldı.

    Daha önemli olan husus da; PKK’nin eylem yaptığı hiçbir zamanda kazanılmış bir hak yoktur. Kürtlerin tüm kazanımları; Barışın hakim olduğu, silahların sustuğu, müzakerelerin devam ettiği dönemlerdeki siyasi kazanımlardır.

    Masanın bir tarafında oturma avantajı ile yakın zamanda çıkacak bir demokratikleşme paketinin içeriğine dair eylem çağrısı yapmak kanun çıkınca da; ‘Onlar vermedi biz direndik ve aldık’ demek en başta insani ve ahlaki değildir.!

    Tabi ki; Demokratlık, hümanistlik, paylaşımcılık, fakir-fukara edebiyatı, hak-hukuk söylemlerinde mangalda kül bırakmayan, tarihleri boyunca da; 40 tane araşist ‘Devrimci’ örgüt ve parti kurdukları halde bir tane bile yardımlaşma derneği/vakfı kurmamış bir cenahtan samimiyet, vefa ve hakkı teslim etmeyi beklenmenin beyhude olduğunu biliyorum.

    Zaten bu cenaha da, nasıl ki; Daha önce Kürt sorununu barışçıl yöntemlerle çözmek isteyen Merhum Özal ve Merhum Erbakan’a karşı yaptıkları gibi sayın Erdoğan’a da ‘Seni Başkan Yaptırmayacağız’ şeklinde mukabele etmek yakışırdı ki öyle yaptılar.

    Ancak; Mayası, tarihi ve kültürü İslam olan Kürt halkı, vefayı en iyi bilen vicdanlı bir halktır. Bugün baskı ve şiddetin gölgesinde algılarla kafaları karıştırılımış olsa da kısa zamanda bu puslu hava bitecek gerçekler ortaya çıkacak ve halk, hakkın safında yer alacaktır.

    Kürtler; Bin yıldır birlikte aynı kaderi yaşadıkları Türk kardeşlerini nasıl ki Kemalist bir güruhun zulümlerinden mes’ul tutmayıp sabırla kardeşliği devam ettirmişlerse.

    Türkler de; aynı şekilde stalinist bir güruhun yaptıklarından Kürt kardeşlerini mes’ul tutmayacak, sabırla kardeşliği devam ettirecek ve birierinin ‘Devrimci halk savaşı’ heveslerini kursaklarında bırakacaktır.

    Selam ve dua ile…

     

    • Yorumlar 0
    • Facebook Yorumları 0
      Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları