• BIST109.330
  • Altın156,024
  • Dolar3,8638
  • Euro4,5501
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara -2 °C
  • YEMEK
  • Son Haberler
    Tüm yemek haberleri »
    • GAZETELER
    • Günün Manşetleri
    Tüm Gazete Manşetleri »

    Allah'a ve Rasulüne Karşı Savaş Açtığınızı Bilin

    Hüseyin ŞANLI

    Bir gün siz evdeyken kapı çalıyor ve çocuğunuz açıyor kapıyı. Gelen kişi sizin düşmanınızmış meğer. Bir anda çocuğunuzun boğazına sarılıyor. Eşiniz koşup yetişiyor çocuğun imdadına, çocuğu bırakıp ona saldırmaya başlıyor. Hemen yerinizden fırlayıp aldınız eşinizi adamın elinden, bu sefer size vurmaya başlıyor. Adamın gözleri al çanak kan olmuş. Nefret saçıyor, öfkeden kudurmuş adam. Bir yandan da bağırıyor: Benim düşmanımsınız, mahvedeceğim sizi… Gürültüye gelen komşular ayırıyorlar sizi. Adam sizi mahvetmeye yeminler ederek uzaklaşıyor oradan.

    Şimdi, bu adama karşı tavrınız nasıl olur, bir düşünün. Bu adamın sizin mahallenizde esnaf dükkanı olsa, oradan alış-veriş yapmaya gider misiniz? Bırakın alışveriş yapmayı, sıcak bir yaz gününde öleceğinizi bilseniz bile o adamın dükkanının gölgesinde gölgelenmezsiniz. Sizin mahallenizde oturan bu adamla karşılaşmamak için belki mahallenizi, semtinizi hatta yaşadığınız şehri değiştirirsiniz. Ona olan öfkeniz, onun sizin yakınlarınıza olan düşmanlığı, sizin ehlinize olan sevginiz bunu emreder.

    Peki soruyorum şimdi size: Kendi ehlinize düşmanlık yapan o kişinin, sıcak yaz gününde dükkanının gölgesinde gölgelenmezken; Allah’ı ve rasulünü düşman ilan etmiş olan banka gibi bir kurum ve kuruluşla nasıl bir alış-verişiniz olabilir?

    Allah azze ve celle kulluk kitabımız Kuran’da şöyle vazeder: Ey iman edenler, Allah'tan sakının ve eğer inanmışsanız, faizden artakalanı bırakın. Şayet böyle yapmazsanız, Allah'a ve Resulüne karşı savaş açtığınızı bilin. (Bakara; 278,279)

    Bu ayetlerde çok açık bir şekilde görülüyor ki faiz alanlar, faiz veren kurum ve kuruluşlar; Allah’ı ve rasulünü düşman ilan etmişlerdir ve tabi ki bu savaşı kaybedeceklerdir.

    Hani babalarınız, çocuklarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, aşiretiniz, kazandığınız mallar, az kâr getireceğinden korktuğunuz ticaret ve hoşunuza giden evler, sizlere Allah'tan, O'nun Resûlü'nden ve O'nun yolunda cihad etmekten daha sevimli olmayacaktı, hani Kuran bunu emrediyordu. Tevbe suresi 24. Ayette Allah subhanuhu ve Teala böyle belirtmişti.

    Kendi yakınlarımızın düşmanlarını düşmanımız biliyorsak, Allah’a savaş açmış olan bankaları, faktoringleri diğer tüm faiz alıp-veren kurumları, daha büyük bir nefretle düşman ilan etmek zorundayız, bu imanın gereğidir.

    “Peki, bu küfür sistemi bizim ticaretimizi bankalara mecbur bırakıyor, peki nasıl bir yol izleyelim?” dediğinizi duyar gibiyim.

    1-Faiz alıp veren bir kurumda çalışıyorsan hemen bugün işi bırakın.

    2-Çek ödemeniz varsa, paranı gidip daha erken değil, çek gününde bankaya yatırın.

    3-Maaşınız bankaya yatar yatmaz gecenin saat 12’si bile olsa gidip bankadan çekin.

    4-Birikmiş paranızı ille de bir yere yatıracaksanız banka yerine katılım bankacılığını, nakit yerine altın hesaplarını kullanın.

    5- Herhangi bir iş için, faiz kurumlarından birine girdiğinizde oradan bir şey yiyip içmeyin.

    Bu uzun maddelerin özeti şudur ki Allah’a ve Rasulune savaş açmış olan bankalarla ‘ilişkinizi en aza’ indirin.

    Faiz ve tefecilik sisteminde; faizle borç alan kişi çalışır, ancak kârını, bazen de sermayesini üstüne koyarak borcunu öder. Bazen ödeyemez kavga eder. Bazen hapse düşer, bazen icraya düşüp, evini ocağını kaybeder. Bazen faizli borcunu ödemek için, başka başka faizlere bulaşarak çıkmazlara girer. Bazen toplumda izzet ve şerefini kaybederek, “üç kağıtçı ve yalancı" mührünü yiyerek toplum dışı kalırlar. Bazen de bunalıma girip ya başkalarının canına veya kendi canlarına kıyarlar. Allaha va rasulune savaş açmanın sonu işte budur.

    Tüm semavi dinlerin reddettiği, insanları bunalımların eşiğinde intiharlara götüren, evler yıkıp ocaklar söndüren, materyalizm ve kapitalizmin destek verdiği bir sömürü sistemi olan faiz; diğer adlarıyla kredi, riba ve tefecilik; haramdır.

     

     “Faiz yiyenler kıyamet günü, ancak şeytanın çarptığı kimsenin kalkışı gibi kalkarlar.” Bakara; 275

    Allah’ın rasulu Enes ra’a şöyle buyurur:

     “Ey Enes, helâl kazan; duan kabul olur. Zira, kişi ağzına haram bir lokma götürse, kırk gün duası kabul olunmaz.” Sahih-i Buhari; 6, 357

    • Yorumlar 1
    • Facebook Yorumları 0
      Yazarın Diğer Yazıları