Cumartesi , Ağustos 4 2018

Arz ile Yer Arasına Sıkışan Bir Şehir – Bitlis


“İnsan Ömründe bir defa Bitlis’e gelmeden ölmemeli!” der, gençliğin ağabeyi…

—Bitlis—

Bitlis, şark medreselerinin Ana Rahmi …

Bitlis, cihan harbinin göklerdeki cephesi …

Bitlis, Medrese-i Yusufiye’nin ev sahibi… 

Bitlis, büyük direnişçinin işaret vilayeti …

 

Bu memlekette sabah namazı, kıyamet kalabalıkla kılınır imamın ardında, 

Bu memlekette cami hücrelerinde, Kur’an sesi yükselir rabbin arşına, 

Bu memlekette İnsanlık, edep ile sarılır şefkat pınarlarına…

 

Bir Hikmet Hoca var Bitlis’te, dergahı âliyede, 

Bedeni Bitlis, ruhu dipdiri Harem-i Şerifte, 

Böyle bir inanç görmedim “Anadolu ruhu dirilecek” diye, 

Eksik olmamış dillerinde ilmi-i medreseiyye…

 

“Hanımlarımız” dedi, iç çekerek Hikmet Hoca…

Öğretemedik bu güzel dinimizi, 

Öğretemedik bu Kelam-ı Hıfzı Eliyî,

Açamadık camilerimizin, medreselerimizin Zincirli kilitlerini, 

Hani “Bir Anne,bir evlattan,  bir Kudüs Yapar ya?”

“İşte bu Kadim ilim şehri, bir anne yapacak tüm zamanların Kudüs Çocuklarına…”

 

Volkanik dağlarla çevrilidir bu memleketler… 

İman’ın Gül yüzlü erenleridir bu gülüşler…

Dedik ya! Ateş ilk buradan yakılacak!

Kader bu ya! Bu imanlı gençlik çıkıp koşacak…

 

Misafir olmak???

Batı medeniyeti algılayamaz bu kutsal misafirliği…

Algılayamıyor da, bu Ahiret bakiliğini…

Ondandır Doğuda misafir olmak hanelerin güzeline… 

Hiç kullanılmayan, sadece misafirleri için açılan yorgan yastığı bilemez Doğuda doğmayan… 

 

Bu memlekette evlerin Kapıları Açıktır her daim,

Bütün selamlamaların ardındaki ilk cümle “misafir edelim sizi kalın bu gece”… 

Yıkılmaz bu saygı, çelik gibi muhafazadır gönüllerde… 

Bu gece Bitlis’te kalmalısınız, görmelisiniz İslam Güneş’ini sabahın tan vaktinde…

 

Yün yorganda yattınız mı? 

Azıcık uykunuzla, dinç kalktınız mı? 

Burası Bitlis gençler, sizin vazifeniz ateş yakmak…

Burası Bitlis Erenler, sizin göreviniz uyanışı uyandırmak…

 

Bitlis, Tillodur, Kasriktir, Norşindir,  Ohindir, Bitlis…

 

Geciken idrak şuurunda kendini kaybeden insanlık…

Batıya baka baka boynu tutulan kutsallık…

Gel, Allah Hakkın için bir gece misafir ol…

Gel, Rabbin hatırı için bir anlık mahrum ol…

Mahrum ol ki bir anından, nelerden mahrum kaldığını gör…

 

Saygı, kelimesinin neyi ifade ettiğinizi gördünüz mü siz ? 

Saygı, nasıl bir hissiyattır hiç hissettiniz mi siz? 

Ağızdan çıkan her kelimeniz için: ihtiyar nenelerden “acaba bir ihtiyacı mı var?” diye panik olan bir haneye misafir oldunuz mu siz? 

Özetle siz, hiç misafir oldunuz mu siz???? 

 

“”””

-İstanbul’dan, Paris’ten, Kudüs’ten, Bitlis’ten dem vuruldu.

“””””

Selam Olsun, Hikmet hocalara,

Selam Olsun, Can Dostuma,

Selam Olsun, Büyük Yürüyüşçüye,

Selam olsun, Tertemiz Kalplere,

Selam Olsun, Camii pencerelerinden dışarı sızan Kutsal Sözlere…..

Selamım sana olsun, Aleyhissalatü vesselam…

 

About Feyzullah TECİRLİ

Check Also

Kendimize Sormamız Gerekenler

Neden asabiyiz?      Toplumsal baskı ve ötekileştirmeye maruz kalıyor muyuz?     Sevgisizlik ve şiddet neden …

2 comments

  1. Yüreğine sağlık

  2. bu güzel sözler için söylenecek tek şey Allah razı olsun rabbim yar ve yardımcınız olsun …güzel yüreğinize sağlık efendimiz şefaatçiniz olsun ….

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir