Salı , Temmuz 17 2018

Bahar Yorgunluğunun Çaresi Bol Su İçmek


Bahar mevsiminin gelmesiyle birlikte uzmanlardan bahar yorgunluğuna yönelik uyarı üstüne uyarı geliyor. Bahar yorgunluğuna maruz kalmadan yaşamını zinde devam ettirmek isteyenler, bol su içmelidir.

Baharın gelmesiyle birlikte kimi insanlar, kendilerini daha enerjik hissederken, kimi insanlarda, kendilerini yorgun ve mutsuz hissediyor. Kısaca bahar havası bazı insanlara iyi, bazı insanlara da kötü geliyor. 

Medicana Konya Hastanesi Diyetisyeni Merve Sena Nazlı, bahar mevsiminde yeterli su tüketilmediği takdirde baş ağrısı, yorgunluk gibi sağlık problemleri yaşanabileceğini, bu nedenle de su tüketiminin kesinlikle artırılması gerektiğini belirtti. Suyun metabolizmanın çalışmasını hızlandırdığını ve vücuttaki toksinlerin dışarı atılmasında en önemli yardımcı olduğuna değinen Diyetisyen Nazlı, “Bahar mevsimi geldiği zaman hormonal ve çevresel etkiler değişmektedir. Bu da vücutta ödem oluşumunu önemli ölçüde azaltmaktadır. Vücudun suya duyduğu ihtiyaç kişiden kişiye değişiklik gösterse de günlük en az 2-2,5 litre su tüketilmelidir.

İnsanlar, gün içerisinde içilen çay ve kahvenin su yerine geçtiğini düşünse de çay ve kahve, vücutta ödeme yol açtığı için çay ve kahveyi bol içenler, daha fazla su tüketmeye özen göstermelidir. Ayrıca vücutta ödem oluşumunun en önemli sebeplerinden biride aşırı tuz tüketimi olduğundan dolayı aşırı tuz tüketiminden uzak durulmalıdır. Sabahları ihmal edilen kahvaltı metabolizmanın yavaşlamasına yol açacağından yumurta, peynir, bol yeşillik, tam tahıllı ekmekten oluşan sağlıklı bir kahvaltı kesinlikle ihmal edilmemelidir. Metabolizmayı yavaşlatan diğer bir unsur ise öğün atlamaktır. Bu nedenle de öğün sayısını artırmaya, uzun müddet aç kalmamaya, ara öğünlere özen göstermeye, öğünler arasının 2,5-3 saat olmasına dikkat etmeye ve ara öğünlerde süt – meyve, yoğurt- galeta, leblebi-ayran veya sade dondurma tüketmeye sağlık açısından dikkat etmek gerekir.” şeklinde konuştu. 

Güneşten D Vitamini Alınmalı 

Diyetisyen Merve Sena Nazlı, günlük düzenli duş alınırsa polenler vücuttan temizleneceği için vücudun daha zinde olacağını söyledi. 

Güneşten istifade edilerek D vitamini alınmasının önemine değinen Diyetisyen Nazlı, “Sigara ve alkol, metabolizmaya ciddi zarar verdiğinden dolayı kullanılmamalıdır. Güneşin yüzünü göstermeye başladığı bahar mevsiminde D vitamini almaya özen göstermelidir. Yapılan birçok araştırmanın neticesi düşük D vitamini seviyesinin obeziteye yol açtığını gösteriyor.  Yüz, kollar, eller ve bacaklar günlük asgari 15 dakika güneş ışığından istifade etmelidir. Temiz havada yapılan egzersiz, dolaşım sistemini hareketlendirdiği gibi yorgunluğunda önüne geçiyor. Ayrıca açık hava egzersizleri, fizik ve ruh sağlığına da çok iyi gelir. Antioksidan kaynağı olan sebze ve meyveleri bol tüketmek gerekir. Ancak sebze ve meyve tüketirken tek sebze ve meyve değil de çeşitlendirerek tüketmelidir. Çünkü sebze ve meyvenin içeriğindeki mineral ve vitaminler farklıdır. Vücudumuzun zararlı çevresel etkenlere karşı korunmasında antioksidan vitaminler önemlidir. İçeriğinde yüksek oranda A vitamini barındıran süt, yoğurt, yumurta sarısı, kırmızı et, havuç, bezelye, karpuz, kavun, şeftali, ıspanak, brokoli, tere, roka, dereotu maydanoz, yine içeriğinde yüksek oranda C vitamini barındıran turunçgiller, limon, çilek, maydanoz, tere, roka, biber, içeriğinde yüksek oranda E vitamini barındıran avokado, fındık, ceviz, badem, bitkisel yağlar, tam tahıllar, içeriğinde yüksek oranda Selenyum barındıran yumurta, balık, et, brokoli tüketmeye çok dikkat etmelidir. Uyku üzerine yapılan araştırmaların neticesi de düzenli uyku uyumamanın kilo artışında etkili olduğunu ortaya koyuyor. Günlük 8 saat uyku ihmal edilmemelidir. Yeterli ve düzenli uyumak yorgunluğu önlediği gibi gün içerisinde de vücudun enerjik olmasını sağlıyor. İçeriğinde yüksek triptofan barındıran süt, muz gibi besinleri, yatmadan iki saat önce tüketmek gereklidir. Uykuya dalmaya yardım eden, sindirim sistemini düzenleyen papatya, melisa, rezene, mate gibi bitki çayları içmeye özen gösterilmelidir.” şeklinde açıklamalarda bulundu. 

About

Check Also

Anksiyete Nedir, Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Çağımızın hastalığı haline gelen anksiyete hakkında Aslında birçok şey merak ediliyor. Aşırı korku sinirlilik endişeye …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir