• BIST104.123
  • Altın145,971
  • Dolar3,4910
  • Euro4,1702
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 20 °C
  • YEMEK
  • Son Haberler
    Tüm yemek haberleri »
    • GAZETELER
    • Günün Manşetleri
    Tüm Gazete Manşetleri »
    • CANLI PAYLAŞIM
    • Yazarlarımız
    Tüm Yazarlarımız »

    Bilinenin Aksine Ölüm

    Mahmut Hüdayi BİLGİN

    Yokken var olanlar, varken yok olanlar bizler değil miyiz? Madem başımızda sonumuzda yokluk, o vakit iki yokluk arasındaki varlığa bu denli bağlanıp yokluğu yani ölümü ne çabuk unuttuk? Mevla Teala Hz. Ankebut suresi 29/57. ayetinde "Her canlı ölümü tadacaktır. Sonunda bize döndürüleceksiniz." diye buyurmaktadır. Peki her mükevven mutlaka ölecek ise ölüm nedir? Ölüm, Mevla Teala'nın kemal sıfatlarından olan imate sıfatının tecellisidir. 

    Ölüm, surette yok oluş olsada hakikatte fani dünyadan darül bekaya yani ebedi yurda göç etmektir.

    Ölüm, bir daha uyumamak üzere uyanıştır.

    Ölüm, ayrılmamak üzere kavuşmaktır.

    Ölüm, Hz.Mevlana'nın deyimiyle Şeb-i Arus yani düğün gecesidir.

    Ölüm, aşığın maşuğuna kavuşmasıdır.

    Ölüm iki türlüdür.

    • Zaruri Ölüm, insanın vadesinin dolduğu vakit yani ruhun bedenden ayrılması ile gerçekleşen hakiki ölümdür.
    • İradei Ölüm ise "Ölmeden önce ölünüz." hadis-i şerifinin tezahür bulması ile gerçekleşen hükmi ölümdür.

    Zaruri ölüm elimizde değildir lakin iradei ölüm elimizdedir. İradei ölüm ile kişi ölmeden önce ölür. Kişinin ölmeden önce ölmesi ise nefsini öldürmesiyle mümkündür yani kişinin nefsinin hevasına uymaması demektir, Mevla Teala'nın nehyettiklerinden kaçmak emrettiklerine sarılmak demektir. Nefsin hevasını tanıyarak "Ölmeden önce ölünüz." hadis-i şerifine mazhar olmak isteyen Hz.Ömer değil miydi? Kendisine ölümü hatırlatsın diye köle tutan ve o köleden her gün "Ölüm var, ya Ömer" demesini isteyen Hz.Ömer, bu şekilde her gün nefsini öldürerek güne başlıyordu. Bir gün sakalına ak kıl düşünce, sakalındaki ak kılın kendisine her an ölümü hatırlatacağını söyleyerek kölesini azat etmişti. Anlaşılacağı üzere ölüm, ibret alanlar ve düşünenler için en muazzam bir nasihattir.

    Ölüm, dostu dosta ulaştıran köprüdür. Evet, ölüm dost ile buluşmadır, yüzleşmedir. Bu buluşmanın seyri ise kişinin elindedir. Nitekim kişi Rabbe iyi bir dost ise ölüm meşktir. Bir benzeri olmayan meşkin mefulü, dosta dost olan Resul-ü Zişan (sav) Rebiülevvel ayının on ikinci gününde Hz.Aişe validemizin odasında hatta mübarek başları Hz.Aişe validemizin göğsünde iken Cibril-i Emin ve Azrail (as) gelip Fahr-ı Kainat Efendimizden izin aldıktan sonra mübarek ruhunu semalara uruç ettirmemişler miydi? 

    O ki, eşrefi mahlukat...

    O ki, yaratılma sebebimiz...

    O ki, Allah'ın hub sıfatının tecellisi... 

    Üstad Necip Fazıl ne de güzel ifade ediyor ölümün sırrını:

    "Ölüm güzel şey, budur perde ardından haber!

     Hiç güzel olmasaydı ölür müydü peygamber?

     Öleceğiz müjdeler olsun, müjdeler olsun!

     Ölümüde öldüren Rabbe secdeler olsun!"

    Nice peygamberler, nice Allah dostları, nice sultanlar, nice devlet adamları, nice mevki, riyaset, makam sahibi olanlar, nice zenginler, nice fakirler ölmediler mi? Geriye kim kaldı ve kim kalacak?

    Ölüm perde arkasından haberdir aktarılmak istenen ise:

    Ey varlık sevdasına düşen ademoğlu, var olduğunu sandığın varlığının yok olacağını sakın unutma!

    Unutma!

    Hz.Nuh (as)'ın dünyayı "Karşılıklı kapısı olan iki han gibidir, birinden girip diğerinden çıktım." diye tabir edişini unutma! 

    Sevdamın şehri Erzurum'un yetiştirdiği büyük velilerden Alvarlı Muhammed Lütfi Efendi Hazretlerinin 

    "Acep bir karuban hane bu dünya,

     Gelen gider, konan göçer bu ilden,

     Vefası yok, sefası yok fani hülya,

     Gelen gider, konan göçer bu ilden."  deyişini unutma!

    • Yorumlar 0
    • Facebook Yorumları 0
      Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları