• BIST109.156
  • Altın153,298
  • Dolar3,8173
  • Euro4,5053
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 1 °C
  • YEMEK
  • Son Haberler
    Tüm yemek haberleri »
    • GAZETELER
    • Günün Manşetleri
    Tüm Gazete Manşetleri »

    Bir Kısım MGV’Lilerin Bürokrasi ile Sınavı

    Bilal OKUDAN

    Yıl 1993, 13 yaşındaydım Refah Partisi Samsun Gençlik Kolları Arşiv ve Dökümasyondan Sorumlu Başkan Yardımcısıydım, Refah Partisinin bir organızasyonu için gece sokakların süslenmesi gerekiyordu. Bizde her zaman olduğu gibi Refah Partisi Gençlik Kolları, MGV Orta Öğretim ve Universite Komisyonundan kardeşlerimizle iş başındaydık. Kış olduğu için yatsıdan sonra başladığımız afişleme işimiz saat 24.00 son bulmuştu. MGV li bir Abimiz afişten sonra bize Oba Restaurantta çorba sözü vermişti. Tabi bu çorba çalışma karşılığı değil. Çünkü o dönem herkes Allah Rızası için çalışırdı. Abimizin gönlünden kopmuştu, illa gençlere çorba ısmarlayacam demişti bizde kırmadık ve afişleme işimiz bittikten sonra çorbayı içmek Oba Restauranta doğru yola koyulduk. Oba Restaurantın yaklaşık 100 m.  gerisinde Askeri gazino var. Tam gazinonun önünden geçerken içeriden çıkanlar eşleri ve çocukları ile onları bekleyen 5  resmi plakalı araca(askeri değil kamu araçları) bindiler. Sanırım içeride bir davet vardı. Bizler olayı izledik ve yolumuza devam edecektik ki, MGV li Abimiz bize aynen şöyle seslendi: ‘Gençler, gördünüz dimi? Neden bu saatte afiş astığımızı, bu saatte bu soğukta neyin mücadelesini verdiğimizi, Adil Düzeni neden istediğimizi şimdi anladınız dimi? Gecenin bu saatinde devletimizin ve milletimizin imkanlarıyla, yetimin malını bu birkaç insana peşkeş çeken bu düzenin değişmesi gerekmektedir. Bu araçlar ve mekanlar devletin dolayısı ile milletimizindir. İnşaallah biz iş başına geldiğimizde Gardiyan değil, Garson Devlet gibi çalışacağız.’ diyerek sözlerini bitirmiş ve bende bu konuşmadan çok etkilenmiştim.

    Konuya yaşadığım bir hatırat üzerinden girmek istedim. Çünkü anlattığım bu olay o zamanki tüm MGV li Abilerimizin inancını oluştutan temellerden bir tanesi idi. Hepimiz ülkemize Hak ve Adaleti getirebilmenin arzusu ile çalışıyorduk. İmkanlarımız çok kısıtlıydı. Aramızda maddi durumu en iyi olanlar Türkiye’nin orta sınıfı denilen kısmı oluşturuyordu. Büyük bir kısmımız fakir ailelerin inançlı, imanlı ve vatansever evlatlarıydık. Çoğumuzun sadece babası çalışıyordu. Birçoğumuz en az 3 kardeştik ve Ailelerimiz hepimizi okutabilmek için olağanüstü çaba sarfediyordu. Çünkü okuyacaktık ve önce Yeniden Büyük Türkiye ve sonrasında Yeni Bir Dünyayı inşaa edip tüm insanlığa Saadet getirecektik.

    MGV li abilerimizin büyük bir kısmı sakallıydı ve bu yüzden sürekli baskı görüyorladı. Sırf inançlı insan oldukları için her türlü iftiraya maruz kalıyorlar ve sürekli baskı altında tutuluyorlardı. Devletin her kademesinde MGV liler terörist muamelesi görüyordu. Hatta Milli Güvenlik Kurulu onları PKK dan bile tehlikeli gören karar almıştı.

    Tüm bu zorlu süreçlerin ardından dönemim en hızlı Mücahitleri olan MGV li abilerimiz artık devletin her kademesinde görev yapmaya başladılar. Öncesinde İmam oldular, öğretmen oldular, müdür oldular, başkan oldular, milletvekili oldular, iş adamı oldular… Yani Siyasi, bürokrasi ve ekonomi alanlarında iyi yerlere geldiler. Eleştirdikleri sistem artık tamamen ellerine geçmişti. Ama olmadı beceremediler ve düzeltelim diye en zor şartlar altında mücadele ettikleri sistem onları çoktan ele geçirmişti bile.

    Tek maaşlı babanın beşinci kardeşi olan MGV li Abilerimiz yaptıkları zorlu mücadeleyi çift maaş ve sadece iki çocukla 40 yaşında sonlandırıyorlardı. Çünkü o zaman kaybedecek hiçbir şeyleri yoktu. Ama şimdi makam arabaları, sekreterleri, bilmem kaç liralık maaşları ve onları tatmin eden koltukları var. Fakat yanıldıkları bir şey var onlar sadece devlet deryasında ufacık bir alan tutabilmişlerdi.

    Cumhurbaşkanının yürüttüğü mücadeleyi yanlış anlayan Abilerimiz olayı sadece Makam ve İhale olarak görmenin ötesine gidemediler. Zaten 12 yıldır malum cemmatin baskısı altında gıkları dahi çıkamadı. Kendi dava kardeşlerini menfaat dağıtan malum cemaate yem ettirdiler. Onlarla bir olup dava kardeşlerinin önünü kestiler. Erbakan Hocamızı malum cemaatin ağzıyla Ergenekoncu, Ulusalcı, İrancı ve hatta koltuk sevdalısı ihtiyar olarak itham ettiler. Devran değişince şimdi utanmadan Davam Kitabını makamlarındaki masanın en önünde tutuyorlar. Sosyal Medyada habire Erbakan Hocamla çekilmiş eski fotolarını paylaşıyorlar.

    Ben bir kısım MGV li Abilerimize şunu söylemek istiyorum. Sizler İmanınızla makamlara geldiniz, fakat bu makamlara karakterlerinizi yansıtamadınız. Yıllardır sürdüğünüz ilkelerinizi unuttunuz. Hak ve Adalet kavramını unuttunuz. Önce Ahlak ve Maneviyatı unuttunuz. Erbakan Hocamızın her toplantıda gür sesiyle söylediği: ‘ Hayat, İman ve Cihattır’ sözünü unuttunuz.

    Tabiki yukarıda bahsettiğim örnekler  MGV li Abilerimizin sadece bir kısmı. Şükürler olsun ki, görev istenmez verilir düsturunu unutmamış, hiçbir şekilde pisliğe bulanmamış ve hala 90 ların ruhunu ve heyecanını yaşayan binlerce MGV li Abimiz hali hazırda görev beklemektedir.

    İnşaallah Bir Kısım MGV li Abimiz, yaşanan bürokrasi tecrübesinden ders alarak bundan sonraki süreçte eleştirdiğimiz ANAP, DYP ve CHP Bürokratları gibi davranmayı bırakarak Yaşanabilir Türkiye, Yeniden Büyük Türkiye ve Yeni Bir Dünya’yı kurmak için tüm güçleriyle çalışırlar.

    • Yorumlar 4
    • Facebook Yorumları 0
      Yazarın Diğer Yazıları