• BIST109.330
  • Altın156,133
  • Dolar3,8638
  • Euro4,5501
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara -2 °C
  • YEMEK
  • Son Haberler
    Tüm yemek haberleri »
    • GAZETELER
    • Günün Manşetleri
    Tüm Gazete Manşetleri »

    Borçlusunuz !!!

    Feyzullah TECİRLİ

    Neye borçlusunuz?

    Borçlusunuz!!!

    Kime borçlusunuz?

    Birkaç gün evvel bir söz söylemişti bir garibbb… Hatırlayanlarınız vardır muhakkak.

    “Borçlusunuz! Filistin'e Borçlusunuz! Suriye'ye, Irak'a, Yemen'e, Galiçya'ya, bilhassa Zalimin zulmü altında ezilen tüm İslam Coğrafyasına...” diye…

    Sınırlar en az on dört asırlık … sanki İslam ile tanışmamış gibi… hudutlar ülkeler arasındaki mesafeleri belirlermiş, doğrudur ama soydaşlar ve dindaşlar ise konu, sınırları tanımaz gönüller…

    “Sınırlar mesafedir” derler, belki birilerinin doğrusudur.  Ama biz hiçbir zaman ayırmadık sevgileri, ilimleri, kaderleri… Bizim gönlümüz her daim Kudüs’te attı, Bağdat’ta, Tiflis’te, Bosna’da, Kahire’de, Trablusgarp’ta… Bazen serin bir nefes olduk Afrika’nın çöllerinde İslam ile müşerref olan derme çatma mescitlerde sultanlarımız adına hutbeler okunurken... Bazen akıl kuyusunun çıkmazında boğulan uzak doğulu insanlığa ipler attık Yusuf Peygamber misali… Bazen de Amerikan kıt ’asına gönüllü Alperenler gönderdik  hakikati anlatmaya…

    Yoktur Suriye’deki Hamidiye Çarşısı ile Maraş’taki Kapalı Çarşı arasında bir fark. Yoktur Gazze’de İslam adına edilen dua ile İstanbul’daki dökülen gözyaşları arasında bir fark…

    Niçin Borçlusunuz???

    Bütün beşeriyet İslam’ın Sancağını alaşağı etmek için buluşmuştu ya beş çayında Çanakkale’de, Doğumun, o Büyük Doğumuzun Şark Medreselerini tarumar etmek için birleşmişlerdi ya Kafkas elinde, bütün kapılar ve yollar tutulmuştu ya Medine’ye giden, Çöl Kaplanı Fahrettin Paşa Ravza-i Mutahharanın  Kapısına kendisini zincirlediğinde…. İşte açlıktan o çöllerde çekirge yiyen Fahrettin paşanın Ordusunda, Ruslara karşı mücadele veren Enver Paşanın yoldaşlığında, Gelibolu’da İslam’ın Kalbine karşı indirilmek istenen hançerin karşısında, Gazze’li, Şamlı, Bağdatlı, Galiçyalı, Bosnalı, Makedonyalı yüzbinlerce Osmanlı Subayı vardı…

    Siyonizm’e karşı atılan her taşta Kudüs’ümüze bir selam vardır.

    Sende ötelere gönderilecek onurlu, vakur duruşlu selamlar vardır.

    Nasıl unutursunuz?

    Çanakkale Şehitliğinde gezinirken gözünüzün iliştiği uzaklardaki kalan coğrafyaların evlatlarını, Bakü’de Nuri Paşa Komutasındaki o Şanlı Kafkas İslam Ordusundaki binlerce Ortadoğulu Mukaddeslerinizi…

    İsterseniz bir de olaya daha acıklı pencereden bakalım? Tabi vicdanınız dayanırsa bu tabloya…

    Cihan harbinden sonra, Kudüs’te, Halep’te, Amman’da, Haremi Şerif’te, Sana’da, Musul’da, Bağdat’ta, Bosna’da, Prizren’de ve sayamadığım bir çok Ali Osman topraklarında… kadın, genç, ihtiyar ve çocukların dillerinde şu sözler... “Bizi nasıl olur da bırakıp gidersiniz İngiliz’e, Fransız’a, Yunan’a, Rus’a…”

    Her aklıma geldiğinde ağlarım, canım yanar, hüzünlenir buruklaşır çocuksu yalnızlığım…

    Sana’da bir ihtiyar Yemenliden işitmişti kulaklarım şu sözleri: “Bir grup adam bizi gelinlik bir kız edası ile süsleyip ikram etti İngiliz’in masasına. Oysa babam İstanbul (Pay-i Taht) başsız kalmasın diye canını Çanakkale’de bırakmıştı. Siz bize niçin sahip çıkmadınız?”

    Sorular, hep cevapsız kalan sorular… masum halk… garip topluluk… boynu bükük sessizler…

    Bu dava geçmişte sahipsiz kalmadığı gibi bugün de başsız kalmayacaktır. Selahaddin Eyyubi edasıyla gönlü Kudüs’te atan ve dillerde “Allah’ın evinin boynunda zincir varken Selahaddin’e ev mi olur.” diyen bir nesil arzuluyoruz.

    Önce Hayal etmemiz temennisiyle…

    • Yorumlar 3
    • Facebook Yorumları 0
      Yazarın Diğer Yazıları