Cumartesi , Ağustos 4 2018

Bursaspor Kendini Kabul Ettirebilecek mi?


Türkiye’de futbol denildiği zaman akla hep İstanbul takımları yani Beşiktaş, Galatasaray ve Fenerbahçe gelir. 3 büyükler dediğimiz bu takımlara bir de ligimizde Anadolu devrimini yapmış gerçek bir Fırtına Trabzonspor eklenmiştir. Yeni haliyle 4 büyükler…

Lig tarihimizde şampiyonluklar genelde bu 4 takım arasında paylaşılmıştır. Galatasaray ve Fenerbahçe’nin 19’ar Beşiktaş’ın 11 ve Trabzonspor’un 6 şampiyonluğu vardır.

Son Anadolu devriminin temellerinin atıldığı, 1976 yılında Trabzonspor 3 İstanbul takımından şampiyonluğu alınca bu, sadece 1 yıllık bir durumdu denilmişti. Ama sonrasında gelen 5 şampiyonluk, Trabzonspor’un da bu 3 takım arasına girmesini sağlamış, gerçek bir Anadolu devrimi adını alıp tarihe altın harflerle kazınmıştır.

Evet 4 büyükler dedik… Ta ki 2010 yılına kadar…

Ertuğrul Sağlam önderliğinde genç bir kadro ile yola çıkan bir takım vardı. O da Bursaspor… 2010 yılında, ilk Anadolu devrimini bizlere yaşatan Trabzonspor, Fenerbahçe’den puan almasıyla Bursaspor’un da bir bakıma ikinci bir Anadolu devrimine yol açmasına ön ayak olmuştu. Bursaspor, o yıl şampiyon olmuş ve herkese 5. Büyük mü geliyor acaba dedirtmişti?

Herkes, genç ve dinamik bir kadroya sahip olan Bursaspor’un bu başarısının devamını bekliyordu. Hatta 4 büyükleri tutan taraftarlar bile. Çünkü ligimize bir renk daha gelecek, sonraki yıllarda şampiyonluk yarışı daha kızışarak daha güzel futbol ortamlarına şahit olacaktık. Ama beklenen olmadı ve Bursaspor o günden beri 2. Dahi olamadı.

Gelelim günümüze, aradan 4 yıl geçti. Efsane başkan İbrahim Yazıcı vefat etti, yerine gelen yönetim başarılı alamadı, yanlış transfer politikası izlendi ve yeni yönetim göreve geldi. Yeni yönetimin yaptığı en büyük iş, takımın başına bir efsaneyi getirmek oldu. O isim; Tam bir tecrübe abidesi, Anadolu devriminin canlı şahitlerinden Şenol Güneş’ti. Futbolculuk yıllarında Efsane Trabzonspor takımının başarılı kalecisi, Türk spor tarihinde birinci ligde 1112 dakika gol yememe rekorunun sahibi…

Teknik Direktörlük kariyerinde ise yine Milli Takımımızın en büyük başarısı olan Dünya 3.lüğündeki Milli Takım teknik direktörümüz… Futbolcu yetiştirme-geliştirme açısından açık ara en başarılısı. Teknik direktörü olduğu takımlarda yetiştirdiği futbolcularsa say say bitmez. En basiti Burak Yılmaz örneği… Futbola kanat oyuncusu olarak başlayan Burak Yılmaz’ı, Beşiktaş ve Fenerbahçe’deki başarısız geçen deneyimlerinden sonra takımına alıp ligde onu tam bir gol makinesine çevirmesi taktire şayandı. Ondaki özellikleri keşfedip Türk futboluna sundu ve bu gelişimin tesadüf sonucu olmadığını da oyuncu bize gösterdi. Burak gibi birçoğu Güneş’in elinden geçti ve belki de onun sayesinde şimdi adlarından söz ettiriyorlar…

Bursaspor’da da oyuncu geliştirmeye devam ediyor. Volkan Şen’in küllerinden doğması, Fernandao’nun üç büyüklerin radarına girmesi, Şener ve Ozan Tufan gibi yeni yıldızları sahneye çıkarması. Harun Tekin, Bakambu ve Batuhan da bunların cabası Bir de Enes Ünal’daki potansiyeli ortaya çıkarması… Kısaca takıma gelişiyle oyuncuların mevcut potansiyellerinin en az %25 oranında arttırması, Bursaspor’da da sürüyor. Ama hocanın başarısının getirdiği şu şanssızlığı da var; geliştirdiği oyuncular kapış kapış gidiyor. Bir dönem Burak ve Selçuk örneklerinde olduğu gibi… Bundan dolayı da ligde kendisinden beklenen Şampiyonluğu bir türlü elde edebilmiş değil. Şimdi de aynısı yaşanıyor; Ozan Tufan, Şener ve Serdar Aziz için sırada bekleyenler var…

İşte Şenol Güneş ve onun geliştirdiği bu oyuncular son haftalarda rakiplerine sahayı dar ediyor. Şimdiye kadar belki de ilk yarının Beşiktaş ile birlikte gol yollarındaki en efektif takımı… İlk yarının en çok gol atan takımı, 3. Bölgedeki oyuncularıyla topu en hızlı ve etkili bir şekilde buluşturan takımlarından biri… Bu futbolu da devam edecek gözüküyor…

En büyük temennim ise Şenol Güneş ve Bursaspor’un elindeki bu oyuncu potansiyelini koruması…  Bu şekilde belki bu yıl olmasa bile seneye, takım savunması da hücum yönü kadar gelişmiş bir Bursaspor’u, şampiyonluk yarışı içinde görebiliriz. Bu senede tabi matematiksel olarak şansı var ama 3 büyüklerin ilk yarı itibariyle toplamda 115 puan topladığı bir ortamda zor… Bakalım neler olacak?

Yorumlarınızı bekliyorum…

About Ali Yiğit KUTLUCA

Check Also

Kendimize Sormamız Gerekenler

Neden asabiyiz?      Toplumsal baskı ve ötekileştirmeye maruz kalıyor muyuz?     Sevgisizlik ve şiddet neden …

4 comments

  1. genç kadro ile yola çıktı derken ivankov,ömer erdoğan,ibrahim öztürk,krita,hüseyin çimşir,mustafa keçeli,ali tandoğan,ve ergici mi kastediyorsun yoksa ?
    Ayrıca batuhan diyorsun ama haberin yok tabi batuhan çoktan beri kadro dışı.kalemi olan yazıyor işte

  2. Çok doğru bir tespit. En azından Bursaspor’u ele almanız güzel olmuş. Caner bey genç kadro derken de Ali bey belki de Volkan Şen ve Sercan Yıldırım gibi oyuncuları demek istemiştir. Batuhan kısmına da katılıyorum size ama onun da potansiyeli yok mu gerçekten?

  3. Bursaspor’u ele almanız güzel olmuş.

  4. Sayın Ali Bey geçen haftalarda hep eleştirdim sebebi bursaspor’u herzaman görmezden gelmendi. Bu sefer yazının tamamını bursaspora ayırmandan dolayı seni tebrik ediyorum. aşağıda arkadaşlar yazındaki olumlu ve olumsuz görüşleri bildirmişler burada katılmadığım tek nokta şampiyonluk yarışının içinde olmaması fikrin eğer Bursaspor, Galatasaray ve beşiktaş maçlarından galibiyet veyahut 4 puanla çıkarsa tekrardan burada görüşelim kardeşim. Yazın için tekrardan tebrikler ve başarılar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir