• BIST107.921
  • Altın153,999
  • Dolar3,8353
  • Euro4,5054
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 4 °C
  • YEMEK
  • Son Haberler
    Tüm yemek haberleri »
    • GAZETELER
    • Günün Manşetleri
    Tüm Gazete Manşetleri »

    Büyük Dünya Devleti Olmak İçin

    Abdullah VELİOĞLU

    Bir arkadaşım Pakistan’ın bombalı saldırıda öldürülen eski başkanı Benazir Butto’nun sürgünden ülkesine döndüğünde Pakistan da yaşanan olaylar esnasında Amerika da yaşadığı eyalette, geçim sıkıntısı çekmesine rağmen, insanların sokağa çıkıp “Pakistan’a özgürlük! Pakistan’a demokrasi” diye gösteriler yaptıklarını anlatmıştı. O zaman “ Bu Amerikan halkı hala dünyaya demokrasi götürdüklerini zannediyor” demiştim.

              Şimdi düşünüyorum da Amerika’ da insanlar açken bile, dünyaya özgürlük ve demokrasi sağladığı düşüncesi ile sokaklara dökülebiliyorlar. Büyük devlet olmak bu olsa gerek halkın açken bile peşlerinde koşabilecekleri bir hedef çizebilmek. Ya Almanya? Girdiği büyük savaşlardan sıfırı tüketerek çıkmasına rağmen birkaç yıl sadece karın tokluğuna çalışmaya nasıl ikna etti darma dağın olmuş bir milleti. Ve kısa bir zamanda nasılda dünyanın büyük devletleri arasında yerini aldı. Acaba bu çalışmanın asıl nedeni Almanların karnı doysun diyemiydi. Yoksa büyük Almanya için miydi. Japonları ele alalım, lisedeyken ya arkadaşlarımdan ya da hocalarımdan duymuştum bir dönem Japonlar fazladan bir saat çalışırlarmış ve bu çalışmanın parasını almazlarmış neden biliyor musunuz? Japonya için. Muhtemelen bir atom bombası daha yememek için.

             Konstantiniyye’nin fethine bakalım bir de. Konstantiniyye’nin fethi sadece şehzade Mehmet’in ve birkaç Osmanlı paşasının rüyasımıydı, yoksa esnafından demircisine, müderrisinden aktarına, kumaşçısından duvar ustasına kadar bir milletin ve ümmetin hedefimiydi?

              Muhtemelen o gün her doğan çocuk Konstantiniyye’ yi fetheden asker olma hayaliyle yetiştiriliyordu ayakkabı ustası Konstantiniyye’ ye girecek askerin ayağına çizme yapma hayali ile işliyordu elindeki deriyi belki. Kılıç ustası konstantiniyye surlarına saldıracak askere kılıç yapıyormuş gibi dövüyordu çeliği belki de. Muhtemelen her kumaşçı Konstantiniyye’ ye dikilecek sancağı dokuyormuş gibi dokuyordu her kumaşı kim bilir. Eğer Konstantiniyye’ nin fethi bir milletin bir ümmetin rüyası olmasaydı 1453 yılına kadar o kadar insan kolay kolay vermezdi o tatlı canını. Şahi topları kolay kolay dökülmezdi. Karadan yürütülecek gemiler kolay kolay yapılmazdı. Rumeli Hisarı kolay kolay yapılmazdı. Havan topu kolay kolay icat edilmezdi. Hepsinden önemlisi bunları yapacak mühendislik kolay kolay gelişmezdi.

          Peki biz? Dışarı çıksak sokakta ilk gördüğümüz öğrenciye, işçiye, öğretim üyesine, esnafa sorsak “Ne için yaşıyorsun hayalin ne?” desek o cevabını verdikten sonra “Peki milletimizin, devletimizin, Müslümanların geleceği ne hayal ediyorsun? Hedefin nedir?” desek acaba ne cevap verir bize? “Peki bu hayallerin için ne yaptın?” sorusunu sormuyorum bile.

        Evet, bir dönem dünyaya adaleti barışı yaymak için milyonlarca şehit vermiş dedelerin torunları! olarak? Neden uğrunda milletçe karın tokluğuna bile olsa çalışabileceğimiz bir hedefimiz yok bizim, neden filmlerimizde, dizilerimizde halkımıza ve gençlerimize aşılayacağımız, çizgi filmlerimizde, kitaplarımızda ve ninelerimizin masallarında çocuklarımıza aşılayacağımız; şöyle somut ve net, ulaşabileceğimizi aklımızın kestiği,  yediden yetmişimize herkesi heyecanlandıracak bir milli hedefimiz yok?

         Herhalde herkesin uğrunda ömür vereceği bir milli hedefimiz olmadığı için artık Dünya devleti olamıyoruz. Ve herhalde dedelerimizin uğrunda savaştıkları ve hatta yeri gelince öldükleri değerleri anlayamadığımız için bu gün onlar gibi kıtalara hükmedemiyoruz.

        Dedelerimizi takip edip onların kıtalara nasıl hükmettiğini anlamaya çalışanlar, aynı din aynı hedefleri takip etmeseler de, halklarını ardından açken bile koşturacakları hedefler çizerek dünya devleti oldular. Kim bilir belki bir gün bizde böyle bir hedefe yöneliriz.

          Şimdi, "Arkadaş sen çocuk eğitimi hakkında yazıyorsun ne alakası var bu şeylerin çocuk eğitimiyle?" demeyin, anlayana çok alakası var! Efendim yazıma, "ALLAH' ım bizi tembellikten ve hedefsizlikten bir an önce kurtar" duasıyla son veriyorum. ALLAH' ın selamı üzerinize olsun.

    • Yorumlar 1
    • Facebook Yorumları 0
      Yazarın Diğer Yazıları