• BIST104.123
  • Altın145,971
  • Dolar3,4910
  • Euro4,1702
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 20 °C
  • YEMEK
  • Son Haberler
    Tüm yemek haberleri »
    • GAZETELER
    • Günün Manşetleri
    Tüm Gazete Manşetleri »
    • CANLI PAYLAŞIM
    • Yazarlarımız
    Tüm Yazarlarımız »

    Çocuk Eğitimine Başlarken

    Abdullah VELİOĞLU

    Seminerlerime katılan kişilere çocuk eğitiminin ne zaman başladığını sorduğumda;

    Anne karnında ,
    Doğar doğmaz ,
    Bir buçuk yaşına geldiğinde, 
    Tuvalet eğitimiyle başlar,
    Okul öncesi dönemde, 
    Okula başladığında,
     

    şeklinde cevaplar alıyorum.

      Evet bu cevaplar gelişim dönemlerine göre doğru olabilir. Fakat ben çocuk eğitimini bu gelişim dönemlerinin de öncesine alıyorum. Çocuğumuzun eğitimi bu bahsedilen dönemlerin de öncesinde başlar. Biz aslında çocuğumuzu eğitmeye anne-babasını seçerken başlıyoruz. Biz eşlerimizi seçerken aslında sadece bir hayat arkadaşı (eş) seçmiyoruz aynı zamanda çocuğumuzun annesini - babasını da seçiyoruz. Eşimizin eğitim seviyesi, dünya görüşü, sosyal yaşantısı, anne-babalık becerisi, karakteri, tutumları vb. özellikleri aynı zamanda çocuğumuzun anne-babasının özellikleri olacak. 

    Peki nasıl bir eş seçmeli?

      Bu nedenle biz eş seçerken sadece kendi beğenilerimize göre, duygularımızın tatminine göre eş seçmemeliyiz. Aynı zamanda eş adayımızın ahlakını, tutumlarını, karakterini de gözden geçirmeliyiz. Diyelim ki eş adayımız çok yakışıklı, biz ona baktığımızda kendimizden geçiyoruz dünya bir yana eş adayımız bir yana fakat eş adayımızın bazı problemleri var; futbol fanatiği ya da fırsat buldukça içki kullanıyor veya kumar tutkusu var. Ya da kişiliği tam gelişmemiş sorumluluk alacak birisi değil. Akşam eve geldiğinde etkisiz, varla yok arasında birisi. Böyle bir insanla çocuk yetiştirmek gerçekten problem olabilir. Erkek tarafından bakacak olursak, eş adayımız dünya güzeli dünya bir yana o bir yana  fakat eş adayımızın bazı problemleri var; mesela eş adayımız alış veriş merkezlerinden çıkmayan dizi film bağımlısı birisi ve eşimizin insani ilişkilerde problemli tutumları var. Böyle bir eşle de çocuk yetiştirmek kolay olmayabilir. Bizim için bu problemler belki tolere edilebilir, ama çocuklarımız bu problemleri tolore edebilir mi? diye de düşünmek gerekir. Zira çocuğumuz karakterini ve ahlakını anne ve babasından alır. 

      Yukarıda bahsettiğimiz durumları göz önünde bulundurarak hem kendimiz için ideal bir eş, hem de çocuğumuz için ideal bir baba-anne seçerken nasıl bir yöntem izleyebiliriz biraz bunlara bakalım. İşe ilk önce kendimizi ve ailemizi tanımakla başlayabiliriz buradan elde edeceğimiz bilgiler, hem bize hem de ailemize uyumlu bir eş seçmemize ve ailemize de uyumlu hısım aile seçmemize uygun kriterler oluşturmamıza yardımcı olacaktır. Çünkü evlilik sadece eşler arasında yaşanan bir birliktelik değildir. Ailelerde bayramlarda, özel günlerde,  çocuk eğitiminde vb. durumlarda istesek de istemesek de etkili olacaktır. Aksi durumlarda eşler birbirlerinin aileleri yüzünden normal ve özel günlerini, toplu merasimlerini sorunlar yumağı vesilesi haline getirebilirler. 
     İkinci olarak hangi evlilik türünde bir evlilik yapmak istediğimizi belirlemeliyiz. Bu konuda Hadis-i Şeriflerden tutun da bilimsel araştırmalara kadar pek çok kaynakta bilgilere ve tavsiyelere ulaşmak mümkün bu kaynaklardan yararlanarak bir fikir edinebiliriz. Yine bu konuda çevremizdeki mutlu evlilikleri olan ailelerden de fikirler alabiliriz.
      Bu bilgilerden yararlanarak eş adayımızı belirledik ve uygun olduğunu düşündüğümüz bir aday karşımıza çıktı. Hemen evleniyor muyuz tabi ki Hayır! Sıra neye geldi nişanlılık dönemine her ne kadar nişanlılık dönemi düğün hazırlıklarıyla geçirilse de esasında eş adaylarının birbirlerini ve eş adaylarının ailelerini meşru bir ortamda daha yakından tanımaları eş adayının ve ailesinin sosyal ortamlardaki tavırlarını, insanlar içerisinde değerinin ne olduğunu öğrenebileceği bir dönemdir. Eğer evliliğin uygun olmadığını düşünürlerse de yol yakınken en az zararla dönmeleri için uyarlanmış bir dönemdir. Ne yazık ki günümüzde nişan, düğün hazırlıklarına ve mobilya seçmelerine kurban edilmiş bir dönem olarak geçmektedir. 
      Bu üç aşamadan sonra eş adayımız ve ailesi, başlangıçta belirlediğimiz kriterlerin yüzde 60-70 ine uyuyorlarsa bu güzel bir evlilik olacağının göstergesi sayılabilir. Gerisini ALLAH a havale etmemiz gerekir. Neden yüzde yüz ya da yüzde doksan değil çünkü bu oranı sağlamak çok zor insanlar mükemmel değillerdir her insanın kusurları vardır, hatta kendimizin bile. Kusursuz dost arayan dostsuz kalır demiş Celaleddin Rumi, eksik olan kısımları da saygı ve hoşgörü çerçevesinde ele almak lazım. Zaman içerisinde eşler bunu eğer doğru tutumlar içerisine girerlerse zaten çözerler. Bu kısımların nasıl çözüleceğini ise sonraki yazımızda değineceğiz inşaALLAH.  Bu konuda sağlam tüyolarım var!!!
    Evet, Çocuk Eğitimine Başlarken isimli yazıma “ALLAH herkese hakkında hayırlı eşler evlatlar ve bereketli yuvalar nasip etsin inşaALLAH” duasıyla son veriyorum. 

    • Yorumlar 0
    • Facebook Yorumları 0
      Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları