• BIST102.270
  • Altın149,533
  • Dolar3,5485
  • Euro4,2033
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 13 °C
  • YEMEK
  • Son Haberler
    Tüm yemek haberleri »
    • GAZETELER
    • Günün Manşetleri
    Tüm Gazete Manşetleri »
    • CANLI PAYLAŞIM
    • Yazarlarımız
    Tüm Yazarlarımız »

    Çocuklarda Mahremiyet Eğitimi-2

    Burcu BAYSAL

        Çocuklarımızı Tehlikelerden ve “Tehlikeli Ellerden” Korumak 

          Dünya; hareketli, sürekli değişim içinde bir şehir gibidir aslında. Hayal edin, bu şehirde hiçbir şey ve hiçbir birey yerli yerinde, sabit, kararında kalmıyor, sürekli değişiyor, gelişiyor. Bu işleyiş ve değişim ise insanı hayretler içinde bırakıyor. Bir asır nasıl ki diğer bir asra benzemiyor, bir günümüz de başka bir günümüzü tutmuyor. Bir saniye öncesi ile sonrası arasında da sabit kalan, değişmeyen bir şey yok. Küre-i arz da her bir zerrede, gezegenlerde, denizlerin gel gitlerin de, tüm canlı varlıkların değişmelerinde, gelişmelerinde, ölümlerinde, mükemmel ve hassas bir mizan ve intizam vardır. Her gün binlerce masum bebek dünyaya gözlerini açarken bir taraftan da bu düzen içinden ebedi hayata yolculuk başlıyor. Kabir kapısı kapanmıyor ve ölüm ölmüyor.

          Son günlerde kanımızı donduran çocuk ölümlerine tanık olduk. Bir önceki yazımızda çocuklarda mahremiyet eğitiminin önemini vurgulayarak sizlere bazı öneriler sunmuştum. Yaşanılan bu olay çocuklarımızı korumadaki sorumluluğumuzun ne kadar da büyük olduğunu tekrar hatırlattı bana ve bu yazımızda da sizlere çocuklarımızı tehlikelerden ve tehlikeli ellerden korumak için neler yapmanız gerektiği konusunda yeni bilgiler sunmaya karar verdim. Minik Gizem daha 6 yaşındaydı ve pikniğe gitme hayali ile “yabancı” biriyle yola çıktı. Sonuç kanlarımızı dondurdu. Ne zihnimiz ne de kalbimiz böyle bir şeyin yaşanmasını kabul etmedi. Peki katil bir zamanlar tıpkı Gizem gibi küçük masum bir çocuk değil miydi? Anne ve babasının göz bebeği bir tanecik oğulları nasıl böyle bir vahşete imza attı.

          Bir önceki yazımızın devamı niteliğinde çocuklarımızı korumak için daha fazla

    nelere dikkat etmemiz gerekir?

    • Çocuklarınızın yabancı kişilerle çok yakın iletişim kurmasına izin vermeyin”. Anne, baba, amca, dayı, teyze gibi aile kavramların ne anlama geldiğini onlara öğretin. Çocuklar “amca ile parkta balon ya da şeker satan amca” arasındaki ayrımı bilmeli ve bu farklı kişilerin kendilerine nasıl yaklaşıp sevebileceklerini ayırt edebilmelidir. Hatırlayın son yaşanan olayda katil, aileyi yakından tanıyordu ve yakalanmadan önce Gizem için endişelenen bir kişi rolünde polislere yardım etmek istedi. Her yabancı çocuğunuza zarar vermez elbette ama evlatlarımızın bu ayrımı bilmesi ve kendini koruması çok büyük önem taşıyor.
    • Güven duygusunun ne olduğunu çocuklarınıza öğretin ve hissettirin. Onların kimlere güvenebileceğini sık sık hatırlatın. Güven ve sevgiyi hissettirme sürecinde çocuklarınızı maddi ve somut hediyelerle ödüllendirmeyin. Çikolata ya da şeker aldığında sevildiğini ve karşısındaki kişiye güvenebileceğini düşünen bir çocuk benzer ödüllerle karşılaştığında çok tehlikeli durumlara maruz kalabilir.
    • Özellikle 7 yaştan itibaren çocuklarınızın kendi başlarına banyo yapabilmelerine fırsatlar verin bu davranışı önceki yıllardan itibaren kademeli olarak kazandırın.
    • Çocuklarınız öfkelendiği zaman bu öfkeyi olumlu bir şekilde ifade etmesi gerektiğini öğretin, evlatlarınızı korkutarak ya da onlara şiddet uygulayarak bu öfkelerini bastırmayın. Unutmayın öfkeden ortaya çıkan davranışlar tehlikeli bir anda çocuklarınızın kendilerini savunmalarını sağlayacaktır. Çocuklarınızı pısırık içe kapanık bireyler haline getirmeyin.
    • Çocuklarınızla aranızda tehlikeli durumlarda kullanabilecekleri çeşitli şifreler oluşturun. Çocuklarınıza zarar verecek kişiler genellikle evlatlarınızı seni anne ya da  babana götüreceğim ya da onlardan sana bir haber getirdim  şeklindeki ifadelerle kandırmaya çalışırlar. Böyle bir durumda çocuklarınızın o kişinin güvenirliğini test edebilmesi için, şifreli soruyu sormasını ve eğer karşı taraf cevabı bilmiyorsa ona güvenmeyerek ortamdan uzaklaşması gerektiğini söyleyin.
    • Çocuklarınızın tehlikeli durumlara karşı koyma cesaretini yok etmeyin. Büyüklerin sözlerine karşı çıkılmaz” vurgusuyla çocuklarınızı engellemeyin, onların fikirlerini savunup ifade etmelerine fırsat verin.
    • Kendi istek ve planlarınıza çocuklarınızı zorla ortak etmeyin. Kolundan tutup, zorlayarak misafirliğe götürdüğünüz çocuklarınız, sizin isteğinize karşı koymak için sarf ettiği tüm çabasının boşa çıktığını fark ettiğinde tehlikeli bir kişinin benzer bir davranışında da kendisini koruyamayacak, karşısındaki kişiye teslim olacaktır.   
    • Evlatlarınızın sevilme ve kabul edilme ihtiyaçlarının, siz ebeveynleri tarafından giderilmesini sağlayın. Yoksa aile içinde ilgi göremeyen çocuk bu boşluğu doldurmak için yabancı kişilerin, kişisel isteklerini gidermede kullandığı bir araç olacaktır.
    • Alkol, uyuşturucu gibi zararlı maddeler tacız ve istismar tehlikesini arttırır. Bu tür kişilerin evlatlarınızdan uzak durmalarını sağlayın.
    • Çocuklarımızın masum ve temiz dünyaları tehlikeli eller tarafından kirletilmesin ve bizler ebeveynler ve eğitimciler olarak onlara güzel bir gelecek sunalım. Çocuklarınızın ihtiyacı olan koşulsuz sevgi ve ilgiyi onlara varlığınızla ve şefkatinizle hissettirin. Unutmayın, tüm çabamız emanetleri, bu lütfu verene hakkıyla teslim etme gayesindendir.

     

                Çocuklarda Mahremiyet Eğitimi - 1 / Burcu KÖKSAL

     

     

    • Yorumlar 0
    • Facebook Yorumları 0
      Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları