Cumartesi , Ağustos 4 2018

Çorak Yanlarımızı Yeşertemediğimiz İçin…


Bizler, bilime, sanata, edebiyata, tarihe önem vermiyoruz. Çünkü toplum olarak televizyon başına oturup dizi izlemekten, sinema izlemekten, hatta reklam izlemekten bilime, sanata, edebiyata ve tarihe vakit ayıramıyoruz. 
    

İnsanlar, çorak yanlarını bilgi denizinden beslenerek yeşertmediği için ne kendimize ne de evlatlarımıza yaşam koçu olamadık. Çorak yanlarımızı yeşertemediğimiz için güçlünün karşısında ezilirken kendimizden güçsüzü de ezerek kendimizi teselli ettik. Çorak yanlarımızı yeşertemediğimiz için yaşantımızın her tarafını saran çıbanlarla mücadele etmek yerine yaşantılarımızı yönetecek çoban aradık. 
    

Büyüdükçe çorak yanlarımızı yeşertemediğimiz için çocukluğumuzun masumiyetini yitirdik. Örneğin çocukluğumuzda hiçbirimiz paraya değer vermezdik. Çocukluğumuzda içimiz yaşam coşkusuyla dolup taşardı. Çocukluğumuzda güvenilmez olan dünyanın güvenilir tek varlıkları idik. Çocukluğumuzda dünyanın dönüşünü değiştirecek hayallerimiz vardı.   
    

Çorak yanlarımızı yeşertemediğimiz için yaşamın küçük balıkları olarak büyük balıkların iştahını kabarttık. Sulu esprilerle gülerek acılarımızı dindirmeye çalıştık. İnternette bol bol dedikodu yaparak, ona buna sataşarak, hakaret ederek bilgiçlik tasladık. 
    

Çorak yanlarımızı yeşertemediğimiz için ruhumuz sisli, önümüzü göremiyoruz. Önümüzü göremediğimiz için yaşamdan korkuyor, panikliyor ve suçu hep başkalarında arıyoruz. Oysa en büyük suçlu, çorak yanlarımızı yeşertemeyen bizleriz. Çorak yanlarımızı yeşertemediğimiz için yaşama karşı kırgın ve sessiziz. 
    

Çorak yanlarımızı yeşertemediğimiz için eskiye özlem duyuyor ve yitirdiğimiz değerlere iç çekiyoruz. Kaybettiklerimizi kazanamayacağımızı düşündüğümüz için yaşam karşısında umutsuzuz. 
    

Ve toplum olarak çorak yanlarımızı yeşerttikçe kendimize ve insanlara değer vermeyi öğreneceğiz. Çorak yanlarımızı yeşerttikçe İbni Sinalar, Fatih’ler, Yavuz’lar, Kanuni’ler, Atatürk’ler, Mimar Sinan’lar, Hacı Bektaş’lar, Mevlana’lar, Atatürk’ler yetiştireceğiz. 

Son söz, çorak topraklarda gül yetişmez. 
 

About Abdullah VELİOĞLU

Check Also

Kendimize Sormamız Gerekenler

Neden asabiyiz?      Toplumsal baskı ve ötekileştirmeye maruz kalıyor muyuz?     Sevgisizlik ve şiddet neden …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir