• BIST109.361
  • Altın153,268
  • Dolar3,8380
  • Euro4,5070
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara -2 °C
  • YEMEK
  • Son Haberler
    Tüm yemek haberleri »
    • GAZETELER
    • Günün Manşetleri
    Tüm Gazete Manşetleri »

    Çözüm Süreci'nde Siyasilerin Zor Sınavı!

    Mehmet Ali TOPRAK

    Geçtiğimiz haftayı hükümetin demokratik atılımları ile kapattık diyebiliriz. ‘Çözüm Süreci’ ile ilgili olumlu adımların yanı sıra Alevi vatandaşlara yönelik demokratik açılımlar hükümetin karnesine olumlu yansıyacağı düşüncesindeyim. Yıllardır ülkemizin apandisi olmuş ve patlamaya yüz tutmuş yaralarını adeta ameliyat masasına alan hükümet, hiç geri vites atmadan sürece hız kazandırmak istiyor. Ancak sorun apandis olsa da ama ameliyat o kadar basit değil!

    Düşünsenize karşınızda mehter takımının başındaki, mehter başı ağası gibi bir siyasetçi var. Tahmin edeceğiniz gibi Selahattin Demirtaş Beyden bahsediyorum. Demirtaş, muhalif partilere fazla özenmiş olacak ki iki aydır iki geri bir ileri hareket ediyor. Önce Kobani olaylarında halkı sokağa davet etti, ölümler ve tepkiler çığ gibi büyüyünce, “hayır ben böyle bir şey demedim” dedi. Sonra ortalık durulunca Şener Şen’in o meşhur “yaptım ama bir sor bakalım niye yaptım” sahnesini bize anımsatarak “sokağa çıkın derken bu şekilde tepkiden bahsetmemiştim” dedi… Düşünsenize bu zat Cumhur Başkanı adayıydı! Gerçi biz İstiklal Marşı’na Çanakkale Marşı diyen adayları da gördük!

    Selahattin Demirtaş, 6-7 Ekim Kobani Vandalizminden sonra çözüm sürecinin bırakın askıya alınmasını, herhalde biteceğini o kadar beklemiş olacak ki, sürecin bugünkü getirdiği umut, tüm hayallerini yıkmış gibi görünüyor. Acaba Eş başkanlığı yaptığı partisinin Hükümet ile yaptığı görüşmelerinin hiçbirinde yer almamasını nasıl açıklayacak? Hadi bunu bir şekilde açıkladığımızı düşünelim. Peki Ertuğrul Kürkçü olayını nasıl açıklayacaksınız? Kendisi İngiliz Parlamentosu’nun Londra’da düzenlediği toplantıda, 'BM nin kararlarına rağmen Türkiye Kobaniye destek vermedi' demiş! Keşke sadece bunları dese… “Kürt kökenli en az 50 kişi hayatını kaybetti, bunların sadece 10 u Işid ile savaşarak, diğerleri Türk Emniyet Güçleri tarafından öldürülmüştür”… Şaka değil, inanın gerçek! Sayın Kürkçü, 200 bin Kobanili vatandaşa ev sahipliği yapan Suruç’a bir gidip bakmayı akıl edememiş olabilirsiniz, konvoylarla ülkemizden geçen Peşmerge’yi de görmemiş olabilirsiniz, Işidi vurmak için çıkarılan tezkere oylaması için meclise de gitmemiş olabilirsiniz. Onlarca Kürt kökenli vatandaşların kaybettikleri evlatları için sizlere ettiği bedduaları da duymamış olabilirsiniz. Bunu sizin uzuvlarınızın sorunlarına veririm. Ancak gazete de mi okumuyor musunuz? Ya da partinizin grup toplantılarında dersi kaynatan öğrenciler gibi parti sıralarının arkasında pişti mi oynuyorsunuz? Size tavsiyem, zahmet olmazsa ara sıra partinize uğrayın da gündemden çok geri kalmayın!

    Muhalefetten bahsetmişken biraz CHP’yi değerlendirelim istiyorum. Partinin lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Hürriyet temsilcisi Deniz Zeybek’e konuşmuş. MİT, CHP’yi izliyor ve karıştırıyormuş! Hatta dersim olaylarında mecburen özür dileyen CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu’nun da MİT’in baskısı altında bu sözleri söylediğine getirmiş lafı. Ulusal kanattaki vekillerini de bu konuda uyarmış. Ne var ki 24 saat bile geçmeden yanıtı yine kendi partisinin bir milletvekili veriyordu. CHP İzmir Milletvekili Rıza Türmen, bu soru sorulduğunda epey güldü ve “Biz zaten yeteri kadar karışığız. MİT’e ihtiyaç var mı bilmiyorum.” cevabını vererek, facebook paylaşımcılarına bir caps malzemesi daha çıkarmış oldu. Cumhurbaşkanı, başbakan ve bakanların söylemlerini evirip çevirerek haber yapan zaytung editörlerinin neden muhalefet hakkında bu şekilde komedi-haber yap(a)madıklarını şimdi daha iyi anlıyorum.

    Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a özenip gündem oluşturma çabalarına eklenen en komik başlık buydu sanırım. Partisini Pensilvanya yeterince karıştırmış, hatta partisini karıştıran bu Paralel Yapı ile bizzat hükümet mücadele ediyor. Kendisinin danışmanları bu kadar saçmalıkları görmeyecek kadar basiretsiz mi acaba?

    *****

    Ermenek’teki yaşanan faciadan sonra çıkarılan işçiler toprağa verildi. Rabbim mekanlarını cennet eyler inşallah. Bu üzücü hadiseden sonra yine türlü türlü iş kazaları yaşandı. Hükümetin bu konuda daha çok çalışması gerekiyor. Gerek yandaşlara, gerek liyakat sahibi olmayanlara verilen tavizler, acılı ailelerin artmasına sebep oluyor. Haliyle karne oldukça zayıf. Arama – kurtarma da gösterdiği performans olumlu görünse de, artık arama-kurtarmaya mecbur bırakmayacak adımların atılması gerekiyor. Bizim toplumumuz yapı olarak “sonradan mühendislik ve her şeyde uzmanlık” kavramını benimsemiş olabilir, ancak yetkililerin bu anlayışın daha çok ölümlere sebebiyet vereceğini önce iş adamlarına sonrada toplumun tüm paydaşlarına anlatması ve gerek kanunlarla gerekse denetimlerle bunu dayatması gerekiyor.

    Bu hususta medyanın da üzerine ciddi iş düşüyor. Örneğin tartışma programları, bu tür facialardan sonra uzmanlar ile doluyor. Şimdi ben bir şeyi merak ediyorum; o uzmanlar sadece bu tür facialar da mı çalışıyor yoksa medyanın aklına sadece bu zamanlarda mı geliyor? Medya algı operasyonları yapacağına, bu olayları derinlemesine analiz edip, ara ara bu tür haberleri vermeyi ve eksiklikleri eleştirmeyi deneyemez mi?
    Algı operasyonu demişken, hürriyetin ilanından bahsetmeden geçemeyeceğim! Doğan Grubu’na ait olan hürriyetin emlak sitesinde cumhurbaşkanlığı sarayını “satılık” olarak ilana vermişler! Bir de o kadar güzel dille yazılmış ki, inceden alay etmeyi de ihmal etmemişler. Şimdi editörler tarafından onaylanan bu ilandan sonra Hürriyet basına açıklama yapıp ne dese beğenirsiniz? Hürriyet üzerinden bir algı yaratılmak isteniyormuş! Yuh! Kendilerinden 'böyle rezil bir ilanı onaylayan editörün işine son verdik, özür diliyoruz' demesini beklerken, bu basın açıklamasına ne denir bilemiyorum... Aydın Doğan Bey’e buradan seslenmek istiyorum; bu halk 15 yıl evvelki gibi cahil değil, internet mecrası da sadece sizin tekelinizde değil! Siz hala pijamalarınızla başbakan bekliyor olabilirsiniz ama hatırlatmakta fayda var; ülkemizin beyinleri helikopter de yapıyor, telefon da! Hatta uzaya gönderilmek üzere uydu da yapıyor!

    Pijamalar ile tvlerde gezerken başka kanallara bakmakta fayda var. Zira orada bu anlattıklarımın tamamı gösteriliyor!

    Herkese mutlu pazarlar dilerim.

    • Yorumlar 2
    • Facebook Yorumları 0
      Yazarın Diğer Yazıları