• BIST104.123
  • Altın145,971
  • Dolar3,4910
  • Euro4,1702
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 20 °C
  • YEMEK
  • Son Haberler
    Tüm yemek haberleri »
    • GAZETELER
    • Günün Manşetleri
    Tüm Gazete Manşetleri »
    • CANLI PAYLAŞIM
    • Yazarlarımız
    Tüm Yazarlarımız »

    Demir Ateşte Çelikleşir

    Feyzullah TECİRLİ

    Demir, ateşte çelikleşir.

    Bu kor ateş, nasıl olurda bir günde erir?

    İnsan iki defa doğar bu dünyada:
    İlki herkesin malumu, fiziki doğum,
    Diğeri ise, mana dünyamızda gözlerimizin,

    hakikatlandırılması gerçeği, hattı zatında…

     

    esaretimizdeki en önemli şeydir belki de,

    Niçin burada bulunduğumuzun anlamsal gayesi…

    İşte bütün mesele; varlık ağacı semeresi…

     

    Şairi olmayan ülkeler!!!

    Yenilgi esaretinin payelerisiniz…

    Mağlup kaderlerin mahzenlerisiniz…

    Sahte zaferlerin, yalnız çığlıklarısınız…

     

    Sahi, siz Şairi olan bir ülke gördünüz mü?

    Savaşa, acılara ve işkenceye boyun eğmeyen,

    Siz, Şairleri olan ülkelersiniz!!!

    Ey Filistin!!!

    Şiirdi belki de senin en büyük direnişin

    Aşk ve umut bizde kalan serüvenin…

     

    Dünya, tabir edilmesi gerek bir rüya,

    geçilmesi gereken bir köprü elbet,
    koşulması gereken bir dar sokak...

    aşkla yürünecek bu kutsi yol, hele sen bir bak!!!

     

    Bil, ey, sen, bil!!!

    Şehitler asla ölmeyecekler….

    perdelerimizde her daim genç kalacaklar…

    zaman elbet bize düşman, onlara değil…

     

    Biz, dünya ile tanıştık.

    Dünyanın nimetleri içerisinde gözlerimizi kapattık.

    Kapattık hakikate kapılarımızı,

    Sürdüm sürgülerini kapılarımızın,

    Erteledik vazife-i kutsiyelerimizi,

    Sevinçlerimizi bir başka bahara bıraktık.

    Oysa, bizim başka baharımız yoktu.

    ne olacaksa şimdi olmalıydı.

    Gün, elbet bugündü.

    “yarın senin mi ki? ey dost…”dedi, Adam

    zamanın sahibi  misin ki başka baharların hülyalarını beklemektesin?

     

    “Abi!” dedi, yabancı!

    sana mücadeleyi anlatayım ister misin?

    “Mücadele, bizim bahçemizde yetişenlerin, yürü emri geldiğinde gayelerini bir taraf bırakıp dünya ile imtihanlarında sınıfta kaldıklarında, sana yürüme emri geldiğinde sana karşı canla başla karşı çıkmalarına rağmen aşkla koşmandır, benim mücadelem…”

    “muharebe meydanında mert bir düşman yok…”

    Bizden olan ama, bizden miş gibi görünenlerle mücadele?

    En zoru da bu ya…..

     

    Gecenin en karanlık olduğu vakit,

    gün doğumuna en yakın olanıdır.

    Biz bu tarlada çalışan emek erleri…

    Devir, tohumlardan oluşan başakların,

    Emek tarlasına tekrardan serpilme zamanı!

    Üçüncü şahlanışınız “bereketli olsun.”

     

    Demir bu! Sedefkâr el,

    Emek ise su!

    Bana, ateş lazım!

    Çelikleşmekti benim adım!

    İşte ben hazırım!

    evet

    …Demir, ateşte çelikleşir….

     

    14.09.2015

    01:36

    Esaret Şehri

     

     

    • Yorumlar 0
    • Facebook Yorumları 0
      Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları