• BIST104.123
  • Altın145,971
  • Dolar3,4910
  • Euro4,1702
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 20 °C
  • YEMEK
  • Son Haberler
    Tüm yemek haberleri »
    • GAZETELER
    • Günün Manşetleri
    Tüm Gazete Manşetleri »
    • CANLI PAYLAŞIM
    • Yazarlarımız
    Tüm Yazarlarımız »

    Derbinin Hâkimi Beşiktaş, Yıldızı Slaven Bilic

    Ali Yiğit KUTLUCA

    Süper ligde 12. Hafta heyecanı da oldukça gollü ve çekişmeli geçen maçlarla sona erdi. Haftanın en önemli maçında lider Beşiktaş, Trabzonspor’u farklı yendi. Derbide son haftaların belki de en formda iki takımı Konya’a karşılaştı. Maç öncesinde herkes, karşılıklı gollerin olacağı bir maç bekliyordu. Ama olmadı. Özellikle de deplasmanda Galatasaray karşısında alınan 3-0’lık galibiyet, insanları bu düşünceye itmişti. Maçta Beşiktaş, rakibine öyle üstünlük kurdu ki, Trabzonspor maçta tek bir gol pozisyonu bile bulamadı. Ersun Yanal takımın başına geldikten sonra ligde ve Avrupa’da art arda farklı galibiyetler almaya başlayan Trabzonspor, kendi karakterini bir türlü sahaya yansıtamadı.

    BİLİC RAKİBİ ÇOK İYİ ANALİZ ETMİŞ

    Peki, Beşiktaş, neyi farklı yaptı da rakibine göz açtırmadı? Bu soruya cevap vermeden önce ilk olarak maça damga vuran isimleri belirtmekte fayda olacaktır.

    Şüphesiz bu maçın yıldızı, karşılaşmaya damga vuran isim; Slaven Bilic’tir. Maç öncesinde bir kız çocuğu dünyaya gelen deneyimli teknik adam, bu güzel haberin verdiği motivasyon ile birlikte Trabzonspor’u da oldukça iyi analiz etmiş.

    Trabzonspor’un kanat aksiyonlarını iyi yapan, bekleriyle birlikte hücumda etkinlik yaratan bir oyun anlayışında olduğunu gören Bilic, takımın savunmasını önde kurmakla birlikte sağ ve sol beklerde bulunan ve ileriye çıkmayı seven Motta ve Serdar’ı hemen hiç hücuma çıkarmadı. Bunun yanında son haftalardaki performansı ile Olcay’dan formayı devralan Frei’i ilk 11’de sürmek yerine Bosingwa’nın ileri çıkışlarını engelleyebilecek ve pozisyon bilgisi daha iyi olan Olcay Şahan’ı sahaya sürdü. Olcay, bu maçta hocasının söylediklerini harfiyen yerine getirerek, Trabzonspor kanatlardan her çıkmaya çalıştığında Bosingwa’ya baskı kurdu ve ceza sahasına girişleri önceki maçlara nazaran daha az yaptı. Rakibinin kanatlardan ve defanstan paslaşarak hızlı çıkmasını baskı ile ekarte eden Beşiktaş, ön alanda yaptığı pres ile kaptığı toplar sonucu gollerini buldu. İlk golde Veli kaptı vurdu, 2. Golde Olcay, defanstan top çıkarılmasını engelledi, mücadelesini sürdürdü topu kazandı ve asistini yaptı. Son golde ise Serdar Kurtuluş, Musa’dan topu mücadele ederek kazandı ve golün başlangıcını yaptı.

    TAKIM OYUNU KADRO OYUNUNU YENDİ

    Bu gollerin haricinde Beşiktaş, 5 tane net gol pozisyonunu da harcadı. Bu maçta ön alanda yapılan baskı o kadar fazlaydı ki rakip uzun top atsa bile Beşiktaş defansı önde kurulduğu ve Cardozo’ya uygun bir anlayış olmadığı için çıkışlar da yapılamadı. İlk yarıda Ersun Yanal, bu baskıyı kırabilmek için Constant’ı oyuna aldı ama o da bir sonuç getirmedi. Çünkü Beşiktaş maça o kadar iyi hazırlanmıştı ki ne yapsanız oyuna ve sonuca etki edemeyecekti. Hatta maçta çoğu Trabzonsporlu futbolcu her topu aldıklarında etraflarında 3 Beşiktaşlı oyuncu gördüğü ve bunun sonucunda pas yapamadığı için sinirlendiler ve olmadık pozisyonlarda sarı kartlar gördüler. Mehmet Ekici ve Özer Hurmacı’nın gördüğü kartlar buna örnektir.

    Kısaca Beşiktaş, zor geçeceği düşünülen maçı oldukça kolay geçti ve liderliğini sürdürdü. Bu maçta da görüldü ki Beşiktaş, sistemini oturtmuş, takım oyununu uygular hale gelmiş, Trabzonspor ise yeni Teknik Direktörü ve kadrosunda önemli isimler bulunmasına rağmen 

    birlikte oynamaya tam olarak alışamamıştır. Buradan çıkarılacak günün sonucu ise “Takım Oyunu, Kadro Oyununu Yendi olarak” çıktı.

    HAKEM KARARLARI MAÇIN ÖNÜNE GEÇEMEDİ

    Son olarak Hakem hakkında da konuşmak gerekirse maçta vermediği 4 kırmızı kartın oyunun gidişatını belki etkilediği düşüncesine varabiliriz. Bunlar; Özer Hurmacı, Mehmet Ekici ve Veli Kavlak’ın yaptığı sert faullere rağmen 2. Sarı kartı bir türlü görmemeleri, Sosa’nın ise Mehmet Ekici’ye yaptığı müdahalede direkt kırmızı kartın gözden kaçtığı, olarak sıralanabilir. Hakem, genel anlayışı gereği oyunun akışı sürekli durdurmak istemediği için bu pozisyonları faulsüz ve kartsız devam ettirmesi, hem bu kartların verilmemesine neden oldu hem de maçın yavaşlamadan oldukça heyecanlı bir seyir zevkine dönüşmesini sağladı.

    Her iki Teknik Direktörün de oyuncularının hakeme itiraz etmelerini istememesi, sadece oyuna odaklanmak istemesi, akıcı bir oyun getirdi. Bunda Bilic başarılı olurken Ersun Yanal ise futbolcuların kafalarını hakem kararlarına takmayıp oyuna odaklanmalarını bir türlü sağlayamadı.

    • Yorumlar 1
    • Facebook Yorumları 0
      Yazarın Diğer Yazıları