• BIST104.123
  • Altın145,971
  • Dolar3,4910
  • Euro4,1702
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 20 °C
  • YEMEK
  • Son Haberler
    Tüm yemek haberleri »
    • GAZETELER
    • Günün Manşetleri
    Tüm Gazete Manşetleri »
    • CANLI PAYLAŞIM
    • Yazarlarımız
    Tüm Yazarlarımız »

    Devlet'in Rövanşı

    Bilal OKUDAN

    18 Nisan 1999 seçimlerinin sonuçlarına göre 1. Parti Demokratik Sol Parti, 2. Parti Milliyetçi Hareket Partisi, 3. Parti Fazilet Partisi, 4. Parti Anavatan Partisi, 5. Parti Doğru Yol Partisi olarak belirlenmişti. Hiçbir parti tek başına iktidar olamıyordu.

    Fazilet Partisi ve Doğru Yol Partisi dışarıdan hiçbir beklenti olmaksızın Devlet Bahçeli’nin başbakanlığındaki hükümete dışarıdan destek vereceklerini açıkladılar. Ne olduysa o açıklamadan sonra oldu.

    Eski Türkiye’nin amiralleri panik halde üstatlarına koştular ve bu işi çözmeleri gerektiğini söylediler. Çünkü MHP seçimlere iddialı söylemlerle girmiş ve sloganlarını da o şekilde belirlemişti. Yani bir hesaplaşma olacağı ortadaydı. Üstat, hemen olaya el koydu ve Devlet Beyi köşke çağırdı. İşte tüm şehir efsaneleri bu görüşmenin ardından ortaya atıldı.

    Güya MHP’li vekillere ve üst düzey yöneticilere ait eski dosyalar Devlet Beye gösterilmiş ve Fazilet Partisi ve Doğru Yol Partisi’nin teklifini kabul etmesi halinde bu dosyaların işleme koyulacağı bizzat Devlet Beye iletilmişti. Devlet Bey görüşmeden sonra yaptığı basın açıklamasında Fazilet Partisi ve Doğru Yol Partisi’nin dinlenmesi gerektiğini , bu sebeple onların dışarıdan da olsa destekleyeceği bir hükümette yer almayacağını açıkladı.

    Dr. Devlet Bahçeli bu açıklaması ile belki de siyasi hayatı boyunca hiçbir zaman elde edemeyeceği Başbakanlık fırsatını elinin tersiyle itmek zorunda kalıyordu. Milliyetçi Hareket Partisi’nin kurucu lideri rahmetli Alpaslan Türkeş’e siyasi yaşamı boyunca her türlü darbeyi vuran ve iftira atan 70’lerin CHP Genel Başkanı 90’ ların DSP Genel Başkanı Bülent Ecevit ve Süleyman Demirel’le beraber yanlarına Mesut Yılmaz’ın da ANAP’ını alarak ANASOL-M Hükümetini kurmak zorunda kalmış ve Türkiye karanlık bir süreçten geçmişti.          

    2000 yılında Cumhurbaşkanlığı seçimi bugünün provası şeklinde planlanmıştı. Bir anda gözler Ahmet Necdet Sezer’e çevrilmişti.

    DSP ve ANAP’ ın  tam desteğini alan Ahmet Necdet Sezer  MHP, Fazilet ve DYP Parti içi muhalefetlere rağmen ne olduysa bir anda alelacele Cumhurbaşkanı seçilerek Türkiye’nin önü her zamanki gibi eski Türkiye sevdalıları tarafından 7 sene boyunca kesilmişti. Dr Devlet Bahçeli Ahmet Necdet Sezer’den yana tavır koymak zorunda bırakılmıştı.

    2007 yılındaki Cumhurbaşkanlığı seçiminde eli rahatlayan Dr. Devlet Bahçeli Eski Türkiye’ye inat sistemin önünü tıkayan geçmişte beraber hareket etmek zorunda bırakıldığı dinozor siyasetçilerden intikamının ilk bölümünü böylece almış oluyordu.

    Başbakan’a en kritik dönemlerinde desteğini esirgemeyen Devlet Bey , Ak Parti içerisinde ellerini ovuşturanların bile konuşamadığı Başbakanın tökezlemesini bekledikleri dönemlerde tavrını net bir şekilde Başbakandan yana koyuyordu. Başbakan derken Recep Tayyip Erdoğan’a kişisel destek olarak değil desteğini devletine yaparak,  devletin elinin zayıflamasına izin vermiyordu.

    2014 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ilk stratejik açıklamayı Devlet Bey yapıyordu. Bir hesap yapmıştı ve bu hesaba göre Çatı Aday çıkartılabilirse bu aday Ak partinin dolayısı ile Recep Tayyip Erdoğan’ın karşısında seçimi kazanabilme şansı çok yüksekti. Evet tüm muhalefet başta CHP bu teklif karşısında çok heyecanlandılar ve derhal Çatı Adayı aramaya başladılar. İnanılmaz isimler ikna edilmişti. Aslında gerek CHP gerek MHP kanadından toplumu kucaklayabilecek adaylar hazırdı. Taban da hazırdı.

    Büyük bir heyecanla Eski Türkiye Sevdalıları adaylarını bekliyorlardı. Ama enteresan bir gelişme olmuştu. Devlet Bey beklenin aksine bir açıklama yaparak seçimlere illa ilk turda Çatı Adayla girmek zorunda olmadıklarını seçim ikinci tura kaldığında Çatı Adayla girebileceklerini söylüyordu.

    Devlet Bey isimler arasında en pasif ve oy oranı en düşük olabilecek bir aday olan Ekmeleddin İhsanoğlu üzerinde duruyordu. Fakat diğer gruplar buna karşı çıkıyorlardı. Ama Devlet Bey’in alacak bir rövanşı  vardı. 1999 yılında Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olabilecekken tehdit ve şantajla vazgeçmek zorunda kaldığı Başbakanlık için önünü kesenler şimdi ona muhtaçtı. Çünkü onlara göre MHP olmadan  Çatı Adayın seçilme ihtimali imkansızdı ve Devlet Bey’in ısrar ettiği aday Ekmeleddin İhsanoğlu’nun adaylığını partilerine bile söyleyemeden kabul etmek zorunda kaldılar.

    Devlet Bey ikinci kez Eski Türkiye’den rövanşını alıyordu. Çünkü Devlet Bey Türkiye Cumhuriyeti’nin yetiştirdiği ender Devlet Adamlarından birisiydi. Devlet Bey için 1999 genel seçimlerinin ve 2000 yılı Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin rövanşı alınmış oldu. Amaç Cumhurbaşkanı Adayı Recep Tayyip Erdoğan’ı yüzde altmışlara zorlamaktı ve bunu sanırım başardı.

     

    • Yorumlar 0
    • Facebook Yorumları 0
      Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları