• BIST107.921
  • Altın153,999
  • Dolar3,8353
  • Euro4,5054
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 4 °C
  • YEMEK
  • Son Haberler
    Tüm yemek haberleri »
    • GAZETELER
    • Günün Manşetleri
    Tüm Gazete Manşetleri »

    Diriliş Şarkıları

    Feyzullah TECİRLİ

    İslam, gecelerin dinidir,

    Eğer geceler Nûr olursa...

    Batı, güneşin battığı ülkedir,

    Gündüz ve geceleri karanlığa mahkumsa...

    Batılı---Batıl---Batı---Bat---- (‘maya muktedir...)

    &

    Bir Rönesans hareketi!!!

    Amerika keşfedilmişti. Okyanuslar aşılmış, kutuplara varılmıştı. Herşey "yeni" varoluş zannediliyordu. Aslında var olan "yenilenişti". Yüzlere geçirilen süslü yapmacık bir maske. Maskeyi takanın bile tatmin olmadığı yalancı bir yüz...

    Hristiyanlık rafa kaldırılıyordu. Yerini Roma ve onunda babası olan Grek jokeri sahaya sunuluyordu...

    Rönesans, reform, Magna carta, Shakespeare, Fransız ihtilali, Galile Kahramanlığı, Hitler, Don Kişot, Kopernik ...... batı bu işi çözmüştü sanırım J Reklam değeri yüksek figür ve karekterler oluşturmak, belki de karanlığa bir süre ışık verecek suni bir gaz lambası ihtiyacı... bu kelebek etkisi yaklaşık dört beş asrını kurtarmıştı köhne batı-lın...

    Yalancı Rönesans!!!

    Orta çağın karanlığı ile mücadele ettiğinini söyleyip, İslam Medeniyetini parçalamak ve onun tahtına oturmak isteyen bir düzenbaz... Nitekim bu yüz yılda, İnsanlığa karşı giriştiği mücadelede, ona karşı söyleyecek bir sözü bile kalmamıştı. Çünkü söyleyecek yalancı sözlerini, Asya’nın zengin steplerinde, Afrika’nın çöllerinde ve ortadoğunun petrollerinde tüketmişti.

    Tüm yalancı sözler bittiğinde, meydanlar hakikata kalacaktı. Çünkü bu mukadderattı...

    Bu çağda, batının bunalımı diyelim buna... Tatmin olamama... Yaşadığı hayattan bir tad alamama...

    Düşünün nasıl bir dünya???

    Yüzlerce insan topluluğu... Doğarlar...Yaşarlar...Ölürler...

    Hakikatin farkına varamama... Rabbini tanıyamadan bu dünyadan ayrılma...

    Zat’a sorarlar ya?  “sizce en aciz insan kimdir?” diye

    El-Cevap: “Rabbini tanımadan yeryüzüne veda eden insan” diye

    &

    Vakit gelmişti sedalarda....

    Aslında herşey yeniden varolacaktı, hakikat-i planda...

    Deyin ismine, ikinci şahlanış. Söyleyin adına yeniden varoluş...

    İnsanlık ve yeryüzündeki tüm kavimler bir uyanış şarkısının tılsımları ile gecelerine ışık tutacaklar...

    Bir uyanış diyelim,

    Bir uyarış,

    Batı ile hesaplaşma...

    Aynı şartlarda,

    Eşit kefelerde, bir helalleşme...

    “Görünüşte batılılaşıyor gibi zannedilen fakat batı ile hesaplaşacağı eşit güç düzeyine ulaşmak isteyen bir, insanlık”...

    Aslında bir görev değişimi, bir nöbet gibi...

    Medeniyetlerin merkezleri değişmezler!!! Ona sahip çıkan bekçiler değişirler. Mezopotamya, Mısır, Grek, Roma... 
    Bekçilerin nöbet yerleri değişmez!!! Fakat bir medeniyet bekçileri var ki, onlar gerek bekçiliği gerekse medeniyet kelimesini hakiki manasına ve anlam zirvesine çıkarmışlardır.... İşte o bekçi ve medeniyetin adı: "İslam Medeniyeti" tasavvurudur...

     

     

     

     

    • Yorumlar 2
    • Facebook Yorumları 0
      Yazarın Diğer Yazıları