• BIST107.401
  • Altın173,640
  • Dolar4,1031
  • Euro4,9999
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 14 °C
  • GAZETELER
  • Günün Manşetleri
Tüm Gazete Manşetleri »

Doğa ve İnsan

Şener Koştu

İnsanlar, beton duvarlar arasında kalan yüreklerinin her geçen gün biraz daha betonlaştığını fark etselerdi ne yaparlardı? 

O beton duvarlar arasında yaşamaya devam ederlerdi. Çünkü insanların gözlerini öyle bir para hırsı bürümüş ki bir yürekleri olduğunu dahi unutmuşlar. İnsanlar, o kadar derin yalnızlıklar içerisine garp olmuşlar ki aldıkları her nefes onlara acı veriyor. 

Doğadan ayrı kalan ve üstüne teknoloji ile doğanın canına okuyan ve ekolojik dengeyi bozan insan, doğayla baş başa kalmak istediği zaman kilometrelerce yol gitmek zorunda kalıyor. Bunun içinde insan, doğayı anlatan roman ve hikayelerle yetinmek durumunda kalıyor. 

Kırlara çıkıp şarkı söyleyemeyen, bir çiçek koklayamayan, bir ağacın gölgesinde serinleyemeyen, mayası olan toprakla yoğrulmayan insanlar yalnızlıktan çıldırdı. Yaşamın çıkmaz sokaklarında ruhsal bunalıma girdi. Bugün toplumda, dünyada artan şiddet olaylarının başka bir açıklaması olamaz. Doğadan kaçtığımız her an sokaklarda gezmeye korkar hale geliyoruz. 

Yaşadığı her yeri betonlaştıran insan sadece doğayı değil, aynı zamanda duygularını da çoraklaştırıyor. Bu çoraklık edebiyata da yansıdığı için edebi eserlerimizin değeri geçmişe göre çok düşük. Edebiyatı fakir bir toplumda yaşadığımız içinde yaşamlarımızda akordu bir türlü tutturamıyoruz. Akortsuz bir sazdan çıkan sesin kulakları tırmaladığı gibi akortsuz yaşamlarımızın anlamsızlığı da ruhlarımızı tırmalıyor. Koskoca ömrü yaşayıp yaşlandıktan sonra geriye dönüp baktığımız zamanda kaçırdıklarımızın farkına varıyor ve bir daha ele geçmeyecek ömür için hayıflanıyoruz. 

Eskiden doğayı, çeşmeyi, bahçeyi, günlük yaşantıyı anlatan şiirlerimiz, türkülerimiz ve romanlarımız vardı. Onları okuduğumuz zaman içlenir, hüzünlenir, bambaşka dünyalara misafir olurduk. Bu yüzden zaman karşısında değerlerinden hiçbir şey kaybetmediler. En fazla eleştirildikleri dönemlerde bile en kuvvetli fırtına karşısında dahi ayakta kalan bir çınar gibi daima ayakta kaldılar. Hatta eleştirildikçe yıpranmak yerine daha da büyüdüler ve değerlendiler.

Günümüzde çorak yüreklerin ürettiği şiirler, türküler ve romanlar ise insanların beyinlerine yaşamın mat renklerini nakşetmeye çalışıyor. Sözde toplumu anlatmaya çalışıyorlar ama çoraklaşmış yürekleri toplumdan uzak olduğu için eserlerinin mayası toplum olmuyor. Betonlar arasında yaşasa da insanın mayası topraktır. İfil ifil toprak kokar insan. Bu yüzden kin, nefret ve kan kokan günümüz edebiyatını kabullenemiyor. Edebiyatı çorak olan toplumda yaşayan insanlarımızın kolu kanadı kırık, yüreği yaralı, gözlerinin içine korku hakim olmuş, korkuyorlar. Yaşamdan, yarın başlarına ne geleceğini bilemediklerinden korkuyorlar. Korkan toplum ise rüzgarın önündeki yaprak misali oradan oraya savrulur durur.

Doğa ile insan arasına betonlar girmiş. Bu betonları delecek edebiyatımız çorak. İnsanlar yaşamlarından haz alamıyorlar. Eskiden yazarlarımız, şairlerimiz, sanatçılarımız toplumla özdeşleşmişlerdi. Toplumun bir parçası idiler. Eserlerinde toplumun özünü oluşturan değerleri anlatırlardı. Günümüzde ise sanatçılarımız, şairlerimiz, yazarlarımız toplumdan kopuk olduğu için, kendilerini elit gördükleri için toplumun özünü oluşturan değerleri topluma anlatamıyorlar. Toplumsal değerlerimiz, her geçen gün biraz daha gevşiyor ve çözülüyor. 

Doğadan kopan insanlar, şunu hiçbir zaman unutmasınlar ki beton içerisinde büyüttükleri çocuklarını gelecekte hiçbir şey teselli edemeyecek. Toprağa çıplak ayakla basamayan, bir meyveyi, bir sebzeyi dalından kopararak yiyemeyen çocukların yürekleri de beton şehirler gibi soğuk olacak.  

Yaşamlarında aradığını bulamayan yetişkinler, düşüncesiz şekilde betonlaştırdığı soğuk şehirlerle gençlerin hayallerini de söndürüyor. Sönen hayaller ise sönen yaşamlar demektir. Şefkatten ve merhametten yoksun yürekler demektir.

Sonuç olarak saksılarla gönlünü avutmaya çalışan insanların gönlünü saksılar avutamaz. İnsanların gönlü orman istiyor orman… 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları