• BIST102.270
  • Altın149,533
  • Dolar3,5485
  • Euro4,2033
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 13 °C
  • YEMEK
  • Son Haberler
    Tüm yemek haberleri »
    • GAZETELER
    • Günün Manşetleri
    Tüm Gazete Manşetleri »
    • CANLI PAYLAŞIM
    • Yazarlarımız
    Tüm Yazarlarımız »

    Dünden Bugüne 4 Kelime ile Türkiye

    Mehmet Ali TOPRAK

    Vesayet... İstismar... Takiye...

    Ve elbette Basiretsizlik...

    Eğer Türkiye'nin 1933'ten sonraki tablosunu kelime olarak çizseydik; kuşkusuz bu 4 kelime resmimizin ana renkleri olurdu.
    Bunun dışında da Atatürk'ün Türkiye'yi kurarken çizdiği ve maalesef hep ağızlarda bıraktığımız resmimizin sadece gölgelerini renklendiren 4 kelime:
    İlim... Medeniyet... Felsefe...
    Ve elbette güçlü bir ekonomi için Üretmek (Çalışmak)...

    Şimdiki 20 li yaşlardaki nesile bu kelimleri sorsanız; elindeki akıllı telefonu alır, tarayıcısından arama motorunu açar ve anlamlarını oradan bulmaya çalışır.

    Ancak önüne gelecek olan ilk sayfalar; xxxsozluk, yyysozluk gibi mesnetsiz ve seviseyiz adresler olacağı için, kuvvetle muhtemel bizim merak ettiğimiz bu kelimelerin gerçek anlamını yine bulamayacağız.

    İşte ülkemizin çoğu zaman görmezden geldiğimiz ya da görmek istemediğimiz acı tablosu bu! Kabul edersiniz ya da etmezsiniz; yeni gelen neslin büyük çoğunluğunun içi boş kavonozdan farkı yok maalesef!

    Ve ülkemiz hala başta sözünü ettiğim 4 kelime ile resmini renkledirmekte ve hayal olan diğer 4 kelime ile gölgelerini çizmekle meşguliyette.

    Peki tablo bu kadar renk almış iken, neden bu hala bu kelimler ile uğraşılmakta? Nedir bu 4 kelimenin gizemi?

    Resimdeki bu renkleri biraz daha açmak istiyorum:

    Vesayet: Dün bunu ordu ve ordunun dışarıdan yöneten örgütsel yapı yapıyordu, bugün cemaat adı altında ortaya çıkmış bir yapı. Adına ne koyarsanız koyun, bu vesayet anlayışını değiştirmeyecektir.
    İstismar: Dün ordu "vatan, millet, bayrak ve bölünmezlik" kelimeleriyle kitleleri etrafında toplayıp büyük güçlerin desteğinin arkasında örgütlenirken, bugün bir camia "din, hizmet, eğitim, Gayretullah'ın Yolu" gibi ifadelerle insanları topluyor.

    Takiye: Dün ordunun üst kademeleri örgütlenirken, nasıl ki dertleri vatan ise, aslında hep dost oldukları ABD, İsrail düşmanları ise; bugün bu camia da örgütlenirken dert (sözde) Allah, yine birlikte hareket ettikleri İsrail, ABD ve Almanya bloğundaki AB ülkeleri ise en büyük düşmanları idi.
    Ama hakkını yemeyelim, bu camia son 10 yılda yetiştirdikleri abilerine ve seslenebildikleri kitlelere öyle algı operasyonu uyguladı ki, bu saydığım kuvvetlerin hiç bir zararı olmadığını asıl tehlikenin İran olduğunu bir şekilde yedirdi, yedirmeye devam ediyor. Yani takiyenin boyutunu da bir adım daha aşmış oldu.

    Basiretsizlik: Dün sürekli koalisyon ile kurulan hükümetlerin bir türlü bir olup idrak gücünü kullanamaması, bugün 12 yıldır iktidarda olan bir partinin kandırılmışlığı, kanmışlığı ve önündeki Hak ve Batılı bir türlü idrak edememesi.

    Ya Atatürk'ün çizdiği resmin gölgeleri olan 4 kelime?

    İlim: Bir çoğu tarafından para, hırs olarak kullanılıp çöpe atıldığı, hevesle gelen kişilerin ise "parasızlık ve kadrolaşma (torpil)" sebebiyle heveslerinin kursağında kaldığı hayal olan ama hep ağzımızda sakız olmuş bir kelime.

    Medeniyet: İçki içmek, marjinal ve farklı olmak, pahalı şeyleri tüketmek.

    Felsefe: O kelime fiilen hiç ülkemize girmedi ama hala ders olarak okutulmakta olan bir ders... Ha ÖSS (LYS) de soru da geliyor!

    Çalışmak - Üretmek: İlk kelime medyada yılda iki defa "zam" olarak anılan, marjinal kesmin ise Soma'daki ekmeğini taştan çıkaran maden işçilerinin yaptığı şey...
    Üretmeye gelince, elhamdülillah o konuda bazı adımları atmakla beraber hala pili dışarıdan ithal etmemiz diyebiliriz.

    İşte ülkemizin içinde bulunduğu kimsenin görmek istemediği resim bu!

    Peki tablo bu kadar vahim mi?

    Elbette değil! Ancak ilk 4 kelimeden sıyrılıp, son kelimeye bir an evvel gelmemiz, üzerinde durmamız gerek.

    Bir sonraki yazımda bu kelimeleri derinlemesine analiz edeceğiz.

    Sağlıcakla kalın.

     

    • Yorumlar 0
    • Facebook Yorumları 0
      Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları