• BIST115.327
  • Altın161,901
  • Dolar3,7880
  • Euro4,6691
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 7 °C
  • GAZETELER
  • Günün Manşetleri
Tüm Gazete Manşetleri »

Düşlerine Hükmetmek

Şener Koştu

Her insan yapısı gereği düşlerine hükmetmek ister. Çünkü düşlerine hükmettiği sürece düşlerinin kendisiyle beraber olacağını bilir. Bunun içinde belli bir güce sahip olması gerektiğine inanır. İşte insanların, makam, mevki ve para hırsı bundandır. Altıma bir koltuk alayım gerisi kolay düşüncesi bugün insanlığı bitme noktasına getirmiştir. 

Oysa insanların, düşlediği hayatı yaşaması için illa da makama, mevkie ve banka hesaplarının kabarık olmasına gerek yoktur. Kendi inandığı değerler doğrultusunda bir yaşam sürmesi düşlediği hayatı yaşaması için yeter. Ama günümüzde insanlar, televizyon, sosyal medya ve internet ile öyle bir hale getirildi ki inandığı tek değer madde kaldı. İnsanların inandığı tek değer madde olunca da düşlerine hükmetmek için makamın, mevkiinin ve paranın peşinden koşar oldu. Hal böyle olunca da koltuk sevdasının ruhlara yüklediği ihtiras, insanları insanlıktan çıkarıyor. 

Kendi düşlerine hükmetmek isteyen insanlar, yaşamdaki tüm kötülükleri meşrulaştırarak kınamadıkları için düşlerinden daha fazla dertlerinin peşine düşmüşler.  

Yaşamdaki hatalarıyla yüzleşemeyen insanlar, insanlık sevgisinden bahsederse kulak asmayın. Çünkü gönlünde insanlık sevgisi olanın insanlığa karşı saygısı olur. Bunların insanlığa karşı saygısı olsa kendi hatalarıyla yaşamlarında bir kere olsun yüz yüze gelirler. Bir de utanmadan hata yapmak herkesin hakkı derler. Hata yapmak herkesin hakkı olsa da hatalarıyla yüzleşmek herkesin hakkı değildir. 

Koltuk sahibi olan insanlar, koltuk sahibi olunca düşlerine hükmetmeyi başarsalar insanlık için büyük bir adım atmış olurlar. Ancak bunu dahi başaramadıklarından kendilerinden başka kimsenin konuşmasına tahammül edemezler. Başkalarının belirttiği görüşler, bu tip insanlarda hazımsızlık yaratır. Bu hazımsızlığın nedeni ise özgüven eksikliğidir. 
Bu dünyada bir Yunus Emre gerçeği vardır. Yunus Emre'nin, düşlerini yaşayarak düşlerine hükmedilmek için bulunduğu kadılık makamını terk etmesi insanlık için çok büyük bir örnektir. Günümüzün koltuk sevdalısı insanlarında bu örneği görecek göz yok o başka. 

Düşlerini hükmetmek için koltuğa oturan ve sonrada o koltuğa sevdalanarak nefislerinin esiri olan insanların ödeyecekleri bir bedel varsa yaşam, o bedeli elbet ödetir. 

Oturduğu koltuğa sevdalanan ve sevdalanmayan insanlar arasında önemli farklar vardır. Mesela koltuk sevdalısı insanlar, kendilerini geliştirmekten aciz olduğu için koltuklarını tehlikede gördükleri zaman o koltuğu tehlikeye sokan insanı derhal harcamanın hesaplarını yaparlar. Koltuk sevdalısı olmayanlar ise kendilerini sürekli geliştirdiklerinden dolayı hiçbir koşulda insan harcamazlar. Onlar, insan kazanmanın peşindedirler. Koltuk sevdalısı insanlar, insanların gönüllerinde yer edinemezken, oturduğu koltuğa sevdalı olmayan insanlar, gönüllerde taht kurarlar. 

En önemli husus ise koltuk sevdalısı insanların, yetişen neslimizin geleceğinin üzerinden elini çekmesidir. Onların, oturduğu koltuğa hiçbir sevdası olmayan, gönlü bol hizmet eri insanlara ihtiyacı var. Koltuk sevdalıları, yetişen neslimizi bataklığa sürüklerken gönlünde koltuk sevdası olmayan insanlar, yetişen neslimizin elinden tutarak onları aydınlık bir geleceğe götürür. 
 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları