• BIST104.123
  • Altın145,971
  • Dolar3,4910
  • Euro4,1702
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 20 °C
  • YEMEK
  • Son Haberler
    Tüm yemek haberleri »
    • GAZETELER
    • Günün Manşetleri
    Tüm Gazete Manşetleri »
    • CANLI PAYLAŞIM
    • Yazarlarımız
    Tüm Yazarlarımız »

    En Değerli Varlık "Anne"

    Nilüfer YILMAZ

    Bu hafta her ne kadar geride bırakmış olsak da anneler günü üzerine yazmak istiyorum. Verilen hediyeler,söylenen sözler ve çiçekler henüz tazeyken anneden, gereği gibi evlat olmaktan bahsedelim istedim. 


    İmandan sonra ilk görevimiz evlat olarak anne-babamızın kalbini kırmamak ve rızalarını almaktır. Çünkü dünyaya gelmemize vesile olanlara saygı, biz insana yakışan en önemli ahlaki değerdir.
                   

    "Cennet annelerin ayakları altındadır"   

    Bu konuyla ilgili hepimizin bildiği  hadisi şeriftir. Bastığı yeri cennet yapar anne. Dokuz ay karnında taşır da bir kere of demez. Kendisinden önce evladını düşünür. Yeter ki ona birşey olmasın bana olsun der. Her zaman önce evladı için ister kendisini düşünmez. Evladı kaç yaşına gelirse gelsin her anne için bu böyledir. 
    “Biz insana, anne ve babasına iyi davranmayı emrettik. Özellikle de anası nice sıkıntılara katlanarak onu karnında taşımış; emzirmesi de iki yıl sürmüştür. İşte bu sebeple, bana, anne ve babana şükret, diye tavsiye ettik.” ( Lokman 13/14)
    Tüm bunların karşılığında ise bizim yapmamız gereken, bizden beklenen sadece hayırlı evlat olmaktır. 
    Birgün sahabe Peygamber Efendimiz (s.a.v)'e sormuş,
    - Ey Allah'ın Resulu bizim üzerimizde en çok kimin hakkı vardır? 
    -Annenizin
    -Peki ya sonra? 
    -Annenizin
    -Peki ya sonra?
    -Annenizin
    -Peki ya sonra 
    -Babanızın
    Anlıyoruz ki annelerin hakkı hiçbir zaman ödenemez. Nitekim islam dininde annelik en büyük makamlardan birisidir. Bir kadın için ise en hayırlı şey önce hayırlı bir eş olmak, sonrasında hayırlı bir evlat yetiştirmektir. 
    Kuran-ı Kerim çok defa hatırlatmalarda bulunmuştur;
    "Rabbin, sadece kendisine kulluk etmenizi, ana-babanıza da iyi davranmanızı kesin bir şekilde emretti. Onlardan biri veya her ikisi yaşlanırsa, kendilerine "öf!" Bile deme; onları azarlama; ikisine de güzel söz söyle. Onlara şefkat, tevâzu ile kol kanat ger ve şöyle diyerek dua et " Ya Rabbi! Küçüklüğümde onlar beni nasıl özenle yetiştirmişlerse, şimdi de sen onlara(öyle) rahmet et!" (İsra 7/23-24)  

    Burnu Sürtülsün!

    Bu hatırlatmalardan ders almayan kulları için ise Efendimiz (s.a.v) dünya ve ahirette çekeceği sıkıntıların mesajını vermiştir; 
    Peygamber Efendimiz (s.a.v) bir gün, "Burnu sürtülsün! Burnu sürtülsün! Burnu sürtülsün!" buyurdular. Bu dehşetli ikaz üzerine huzurunda bulunanlar, "Kimin burnu sürtülsün ya Rasûlallah?" diye sordu. 
    Cevap şöyle geldi: "Ramazan'a girip de ondan günahları bağışlanmış olarak çıkamayanın; yanında anne-babasından biri veya ikisi ihtiyarladığı halde, onların gönlünü kazanarak Cennet'i hak edemeyenin; yanında ismim anıldığı halde bana salât-ü selâm getirmeyenin." 

    Sevgili Peygamberimiz yine bir hadislerinde bu hususa şöyle dikkat çekmektedir; “Büyük günahların en ağırını size haber vereyim mi?” diye üç defa sordu. Biz de: Evet, yâ Resûlallah, dedik. Resûl-i Ekrem: “Allah’a şirk koşmak, ana babaya itaatsizlik etmek” buyurduktan sonra, yaslandığı yerden doğrulup oturdu ve “İyi dinleyin, bir de yalan söylemek ve yalancı şâhitlik yapmak” buyurdu.

    Anne-babaya itaat etme zorunluluğu olmayan bir konu vardır. O da Allah'a ortak koşma,yok saymadır. Eğer anne ve babamız bize Allah'a ortak koşma konusunda zorlarsa bu konuda onlara itaat etmeme hakkımız vardır. 
    Yüce Rabbimiz bir ayette bu hususu bizlere şöyle aktarmaktadır. “Biz, insana, ana-babasına iyi davranmasını tavsiye etmişizdir. Eğer onlar, seni, hakkında bilgin olmayan bir şeyi (körü körüne) bana ortak koşman için zorlarlarsa, onlara itaat etme. Dönüşünüz ancak banadır. O zaman size yapmış olduklarınızı haber vereceğim.”(Ankebut, 29/8)
    Son olarak ise ölümlerinden sonra anne-babanın kalan haklarını Efendimiz (s.a.v) şöyle dile getiriyor: " Onlara dua, günahlarının affı için Allah'tan istiğfar etmek, vasiyetlerini yerine getirmek ve dostlarına ikramda bulunmak" buyurmuştur. 

    Anne-baba rızası hakkında birçok ayet ve hadis ile fazlasıyla üzerinde durulduğu halde bilerek veya bilmeyerek anne babamıza karşı gelmekten onların rızasını alamamaktan Rabbim hepimizi korusun. Peygamber soyunu devam ettirecek ve bu konuda ayet inecek kadar kutsaldır kadın. Rabbim yuvalarımızı cennet yuvalarından bir yuva yapsın ve bize cennette bu mübarek anne-babamızla olmayı nasip etsin inşallah. Amin.
    Yerin metrelerce altında helal rızık temin etme gayretiyle çalışırken hayatını kaybeden işçilerimize Allah'tan rahmet,kor ateşin düştüğü evlere, ailelerine sabırlar diliyorum. Söylenecek hangi söz bu acıyı hafifletebilir ki! Milletimizin başı sağolsun... 

    • Yorumlar 0
    • Facebook Yorumları 0
      Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları