• BIST104.123
  • Altın145,971
  • Dolar3,4910
  • Euro4,1702
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 12 °C
  • YEMEK
  • Son Haberler
    Tüm yemek haberleri »
    • GAZETELER
    • Günün Manşetleri
    Tüm Gazete Manşetleri »
    • CANLI PAYLAŞIM
    • Yazarlarımız
    Tüm Yazarlarımız »

    Evdeki Katilden Haberiniz Var mı?

    Öğr. Gör. Uğur SOYKAN

    İnsanlar gözle görülemeyen mikroplardan, enfeksiyonlardan korunmak ve sağlığımıza zararlı daha birçok tehlikeyi önlemek için temizlik ve hijyen kavramlarını geliştirdiler. Fakat temizlik için kullanılan kimyasal malzemelerin dikkatsiz ve bilinçsiz kullanımı hastalıklardan daha çok zarar verici bir hal aldığını düşünmekteyim. Günümüzde hemen hemen her evde ortalama 15-50 litre temizlik malzemesi bulunuyor ve her gün kullanılmaktadır. Peki bu kadar hayatımızda yer edinen ve başköşede duran bu temizlik malzemelerinin doğru kullanımdan, güvenilirliğinden ve tehlikesinden ne kadar haberdarız? Nedir bunları özel kılan? Bunların özelliklerini hiç düşündünüz mü?

    Temizlik kelimesinin geçtiği her yerde görmenin mümkün olduğu sabun, deterjan, çamaşır suyu, yumuşatıcı, yağ çözücüler, lavabo açıcılar ve çamaşır sodası hepsi birer temizlik acil yardım paketi gibidir. Bunlar adeta annelerimizin, çocuk misali ellerinden düşürmedikleri oyuncakları gibidir. Peki, bu zararsız gibi görünen temizlik ürünlerini ne kadar tanıyoruz? İşte bu noktada sürekli karşılaştığımız temizlik ürünlerinin ne oldukları daha iyi anlamamız gerektiği kanaatindeyim. Gerek güzel kokularıyla gerekse beyazlatma ve temizleme özellikleriyle bizleri cezbetseler de, yanlış kullanıldıklarında masumiyetleri konusunda endişeli olduğumu belirmek isterim.

    Hayatımızın vazgeçilmezi olan sabun ile başlamak istiyorum. Basit bir tabirle sabun, bir yağ asidi ile bir bazın reaksiyonu sonucunda oluşan ve yapısında hidrofilik (suyu seven) ve hidrofobik (suyu sevmeyen) gruplar içeren tuza verilen addır. Sabun nasıl temizler sorusunu hiç aklınızdan geçirdiniz mi? Sabunun etki mekanizması oldukça basittir; hidrofobik kısmı yağ ile etkileşir ve onları sarar, sabunun hidrofilik kısımları ise su molekülleri ile kuvvetli bir şekilde etkileşir ve yağ yüzeyden arındırılmış olur. Ne kadar ilginç değil mi önce yağ kullanarak sabun elde ediyorsun, sonra elimizdeki yağı ve kiri temizlemek için sabun kullanıyorsun. Sabun kullanımında önemli olan nokta sabunun elde edilmesinde kullanılan yağ asididir, çünkü asit insan cildine zarar verebilir. Buna ilaven, her yağı sabunlaştırmak için gerekli baz oranı (halk deyimiyle kostik miktarı) da farklı olduğundan, bazen sabunlaşmamış kostik cildimizin tahriş olmasına sebep olabilir. İşte bu noktada sabun tartışılır bir hal alıyor fakat kaliteli sabun kullanılması ve ellerin iyi durulanmasıyla bu tehlikelerden korunabiliriz. Sabunun sert sularda temizleme etkisinin zayıflamasından dolayı, petrol türevlerinden sentetik olarak elde edilen ve diğer bir vazgeçilmezimiz olan deterjanlar üretilmeye başlanmıştır. Deterjanlar ise sabunla aynı temizleme mantığına sahip, uzun karbon zincirini yapısında barındıran sülfat ya da sülfonat tuzudur. Çamaşır, bulaşık ve banyo temizliği için deterjan oldukça önemlidir. Dikkat edilmesi gereken nokta ise deterjanı temizlenen yüzeyden tamamen uzaklaştırmaktır. Yeterli miktarda durulama yapılmadığında ise kolay kolay bozunmayan sülfat ve sülfonat türevi bileşikler vücudumuza deri yoluyla girer ve uzun vadede vücudumuzda toksik madde birikimine neden olur. Kısacası hastalığa davetiye çıkarmış oluruz. Ayrıca su ve çevre kirliğine sebep olmaları da cabası.

    Temizlik ve hijyen kelimelerinin geçtiği her yerde çok sıklıkla kullandığımız bir diğer ürün ise çamaşır suyudur. Etken maddesi olan sodyum hipokloriti (NaClO) yaklaşık olarak %5-6 oranında içerisinde barındırır. Kimya âleminde iyi bilinen bu etken madde cildi tahriş edicidir ve yükseltgenme (oksidasyon) yoluyla renkli bir maddeyi beyazlatabilir veya ağartabilir. Bu renk giderici özelliği çamaşır suyunu daha bir özel yapar. Çamaşır suyu boyar (renkli) madde olarak sıklıkla tekstilde kullanılan aril ve alkil azo bileşiklerindeki çift bağları yükseltgeyerek tekli bağa döndürür ve п(pi) bağlarının delokalizasyonunu bozarak, ışığı soğurma etkisini yitirtir. Bu durum rengin kaybolması anlamına gelir. İşte size çamaşır suyunun renkleri ağartma mekanizması! Bu özelliğinin yanı sıra, çamaşır suyunun antimikrobiyel (mikroorganizmaları öldürücü) etkisinin de bulunması ona çok yaygın bir kullanım alanı da sağlamıştır.

    Bir diğer önemini vurgulamak istediğim konu ise gözlemlerime dayanarak söylüyorum çamaşır suyunun kullanımıdır. Eminim ki herkesin şahit olduğu veya duyduğu bayılma veya fenalaşma ile son bulan bir çamaşır suyu macerası vardır. Çamaşır suyunu amonyak içeren temizleyicilerle (Camsil %28 amonyak (NH3) içerir), tuz ruhu (HCl) veya kireç sökücü ile (fosforik asidi (H3PO4), nitrik asidi (HNO3) ve hidroklorik asidi (HCl) yapısında barındırır) kesinlikle bir arada kullanmamamız gerekir. Çünkü bu karışımlar zehirli klor (Cl2) ve kloramin (NH2Cl) gazı oluşumuna neden olur. Yani çamaşır suyu ile camsili, kireç sökücüyü ve tuz ruhunu karıştırdığımızda sanki biz daha güçlü bir temizleyici elde edecekmişiz gibi gelir fakat böyle bir şey yoktur. Tam tersine etkisi azalır ve hatta reaksiyon sonucunda çıkan zehirli gazlar ve bileşikler insan ölümüne bile sebep olabilir.

    Çamaşır suyu (NaOCl) + camsil (%28 NH3)    ⇒    NH2Cl (zehirli kloramin gazı) + NaOH

    Çamaşır suyu (NaOCl) + tuz ruhu (2HCl)             Cl2 (zehirli klor gazı) + H2O +NaCl

    Çamaşır suyu (6NaOCl) + kireç sökücü (2H3PO4)  2Na3PO4 + 6HCl (tahriş edici asit) + 3O2

    Çamaşır suyu (NaOCl) + kireç sökücü (HNO3)    ⇒    HNO4 (yüksek reaktiviteli asit) + NaCl

    Çamaşır suyu (NaOCl) + kireç sökücü (HCl)    ⇒    Cl2 (zehirli klor gazı) + H2O +NaCl

    Temizlik malzemelerinin karıştırılması sonucunda yukarıda yazmış olduğum reaksiyonlar gerçekleşir. Oluşan ürünler deriyi ve gözleri tahriş eder, zehirli kloramin gazı akciğere zarar verir, öksürük ve nefes almakta zorluklara neden olur. Ayrıca nörolojik hasarlara, böbrek ve cilt hastalıklarına, körlük, astım ve kanser hastalıklarına yol açtığı da bilinmektedir.

    Evlerimizin ve iş yerlerimizin vazgeçilmezi olan temizlik malzemelerinin kullanımını konusunda dikkatli olmanın ne kadar önemli olduğunu sizlere net bir şekilde anlatmaya çalıştım. Temizlik ve hijyen elbette hastalık ve mikroplardan korunmak için gereklidir, bunu kimse inkar edemez. Fakat yanlış kullanımın bu hastalıklardan ve mikroplardan daha tehlikeli durumlara yol açabileceğini de aklımızdan çıkarmamamız gerekir. Üzülerek söylüyorum ki bir araştırmaya göre temizliği kadınlarımızın %66.7 sağlık kurallarına uymadan yapıyor ve tüm yukarıda belirttiğim sağlık riskleriyle her gün karşı karşıyalar. Bu tehlikelerden korunmak için, temizlik malzemelerini kullanır iken eldiven ve maske takılmalı, bilinçsiz karışımlar yapılmamalı ve temizlik malzemelerinin üzerinde yazan kullanım talimatları okunmalıdır. Unutulmamalıdır ki sağlıklı olmanın temel kuralı, hastalık riskini tanıyıp önlem almaktır !!!

    • Yorumlar 0
    • Facebook Yorumları 0
      Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları