• BIST109.330
  • Altın156,024
  • Dolar3,8638
  • Euro4,5501
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara -2 °C
  • YEMEK
  • Son Haberler
    Tüm yemek haberleri »
    • GAZETELER
    • Günün Manşetleri
    Tüm Gazete Manşetleri »

    Fenerbahçe'de Neler Oluyor?

    Ali Yiğit KUTLUCA

    Ligimiz, belki de dünyanın en kaliteli ilk 10 ligi arasına zor girer. Bu sıralama; maçlara giden seyircisi sayısı, Avrupa’daki başarılar, farklı liglere futbolcu gönderme, milli takım kalitesi ve belki de en önemlisi futbol kalitesi açısından değerlendirildiğinde farklı haller alabilir. Ülkemizde futbol denildiğinde aklımıza ilk olarak 4 büyükler gelir. Beşiktaş, Galatasaray, Fenerbahçe ve Trabzonspor…

    Ülke sporunun ve özellikle de futbolunun gelişimi açısından 4 büyüklerin çok önemli katkıları olmuştur. Ülkemizi genelde Avrupa’da bu kulüpler temsil eder, milli takıma ortalama olarak en fazla futbolcuyu bu takımlar gönderir ve Dünya çapındaki yıldızları ülkemiz bu takımlar getirir ve Avrupa Arenasında başarıyı da en fazla bu takımlar elde etmiştir.

    BÜYÜK TAKIMLAR VE FUTBOLUMUZU ÇİRKİNLEŞTİREN YÖNETİMLERİ

    Futbolumuzun gelişimini büyük olarak tabir ettiğimiz bu güzide kulüplere ki bunlara belki 1 kez şampiyonluk yaşadığı için Bursaspor’u da katabiliriz, borçlu olduğumuz aşikârdır. Bununla birlikte bir o kadar geriye gidişlerden de onlar sorumludur.

    Bu yazıda da belirttiğim kötü gidişlerden birini örnek göstermek istedim. Tipik bir örnek olarak Fenerbahçe’yi göstermek de yanlış olmayacaktır. Genel olarak bizler taraftar olarak takımlarımızın sahada iyi futbol oynamasını isteriz. Saha içinde tuttuğumuz takımlar adına işlerin iyi gitmesini, takımımızın rakibini yenmesini isteriz. Futbolcular ve teknik ekibin işi de bunları yapmaktır. Peki, yönetimin işi nedir?

    Finansal durumları çözmek, saha dışı koordinasyonu sağlamak ve teknik ekiple etkileşimli çalışarak kulübe başarılı sporcular, futbolcular kazandırmaktır. Fakat son yıllarda özellikle de Fenerbahçe’de işlerin tek adamda toplandığını görmekteyiz, Başkan Aziz Yıldırım…

    Yıldırım’ın bu kulüp için kurumsallığı sağlamak açısından yaptığı icraatlar takdire şayandır. Fenerbahçe’nin hiç şüphesiz şimdiden efsanesi olmuştur, Özellikle de 3 Temmuz sürecinden sonra kulüp için katlandıkları, hapis yatması ve belki daha da yatacak olması, onu kulübün önemli bir ismi haline getirmiştir. Şike olaylarına yapıldı veya yapılmadı şeklinde girmek çok istemiyorum, zaten bu gündemimizi oldukça da meşgul etti. Burada benim asıl üzerinde durmak istediğim nokta, Aziz Yıldırım’ın saha içindeki futbola neden karışmak istediğidir? Kendisi bence bu kulüpte olan her şeyi hâkimiyeti altında tutmak istiyor, ama bunda da başarılı olamıyor.

    Mesela, bu haftaki Gençlerbirliği karşılaşması öncesinde Teknik Direktör İsmail Kartal’ın bile söylemini eleştirip, onu uyardığını söyleyerek tüm dikkatlerin hoca üzerine toplanmasına ve haliyle maçın kötü gittiği anlarda Taraftarlar tarafından yuhalanmasına neden olmuştur. Fenerbahçe’de son 6-7 hocanın özellikle de Ersun Yanal’ın işlerine bu kadar karışması, kulüp içerisindeki dengelerin bozulmasını sağlamıştır. Kulüp içerisinde bu tip örnekler oldukça fazladır. Yönetimde bile örneğin Abdullah Kiğılı gibi bir ismin uzaklaşmasına neden olmuştur.

    TRANSFERİ BAŞKAN YAPAR, ACISINI TEKNİK DİREKTÖR ÇEKER

    Belirttiğimiz üzere futbolumuzu lekeleyen en önemli olgu, yönetim kanadının kendilerini bu işin taktin yönünü çok iyi biliyor zannetmesidir. Galatasaray’da Ünal Aysal ve Beşiktaş’ta Yıldırım Demirören bu yanlışlığa düşmüş ve transfer politikasını kendi istekleri doğrultusunda yönlendirerek kulüplerini finansal açıdan hem zor duruma düşürmüş hem de takım içindeki dengeleri bozmuşlardır. Yeni gelen yönetimler de onların arkasında bıraktıklarını toplamaya çalışmaktadır. Beşiktaş, bunu az çok son 3 sezondur başarmaya yaklaşmış, Galatasaray ise işe daha başlamamıştır.

    Fenerbahçe’de ise zaten bu tek adam dönemi uzun yıllardır var ama onların nasıl bir türlü günü kurtarabildiklerini de henüz anlamış değilim. Belki de finansal açıdan kurumsallığın sağlanmış olması, onlarda bu sorunların görünür halde olmamasını sağlamaktadır.

    Ama şu kesindir ki; artık Aziz Yıldırım’ın bu icraatları ve kötü ünü tüm futbol kamuoyu tarafından itici bir hal almaya başlamıştır. Onun takım üzerindeki bu baskısı, hem İsmail Kartal’a olan güvenin azalmasına hem de bunun doğrultusunda saha içerisinde iyi futbol ve sonuçlar alınmamasına neden olacaktır.

    Bugünkü yazımın sonuna gelirken 7. Hafta sonundaki görünümü de hatırlatmak isterim. Fenerbahçe, ligde Gençlerbirliği’ni yense bile halen güveni sağlamış değildir. Galatasaray Başakşehir karşısında bozguna uğramış, Beşiktaş ise Erciyes deplasmanında yara almıştır. Lider halen Beşiktaş ama bakalım 8. haftada Fenerbahçe ile derbi maç sonrasında da yerini koruyacak mı?

    Derbi sonrası bunun cevabını hep birlikte göreceğiz…

     

    • Yorumlar 0
    • Facebook Yorumları 0
      Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları