• BIST102.270
  • Altın149,533
  • Dolar3,5485
  • Euro4,2033
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 13 °C
  • YEMEK
  • Son Haberler
    Tüm yemek haberleri »
    • GAZETELER
    • Günün Manşetleri
    Tüm Gazete Manşetleri »
    • CANLI PAYLAŞIM
    • Yazarlarımız
    Tüm Yazarlarımız »

    Galatasaray'a Neler Oluyor?

    Ali Yiğit KUTLUCA

    Şampiyonlar ligindeki tek temsilcimiz Galatasaray, Arena’da muhteşem seyircisi ve kareografi eşliğinde çıktığı maçta yine Arsenal maçında olduğu gibi ilk yarıda havlu attı. Derbi galibiyetinin getirdiği özgüven tersine döndü ve haftaya başlarken takım hakkında yaptığımız tüm güzel yorumlar etkisini yitirdi. Ne oldu? Yine hüsran yine fark yedik. Bu sonuçla görülen o ki; Anderlecht’in Arsenal karşısında oynadığı doğru oyuna bakıldığında Sarı Kırmızılılar grubunda averaj takımı olma yolunda ilerleyecek. İronik bir şekilde belirtmek de isterim ki oyuncular ve teknik ekip Ünal Aysal’a giderayak güzel bir hediye verdiler. Peki oyuncular bu sonuçla ona ne demek istedi? Hemen söyleyeyim…

    “İlk olarak dediler ki bu işler, ehil olmayanların harcı değildir. Sen ki takımı bir patron gibi bu kadar hakimiyetin altına alırsan işte başına da bunlar gelir. Sen ki ilk 2 sezonunda doğru işler yaparak transferi teknik ekip doğrultusunda yaptın ve 2 şampiyonluk, şampiyonlar liginde başarılar geldi. Bunları ne kadar iyi yaptıysan son 2 sezonunda da zafer sarhoşu gibi her şey benim sayemde oldu demeye getirip oturmuş düzeni bozacak oyunculara yatırım yaptın, biz de geldik seni bu şekilde uğurluyoruz.”

    Bütün bir Ünal Aysal döneminin özeti bana göre budur. Aslında ben bu dönemi aynı Osmanlı Devletinin düştüğü duruma benzetiyorum. Nasıl mı? İşte şu şekilde;

    Kuruluş

    Başkan seçilir. Yönetime gayet en doğru isimleri getirir. Takımın başına Fatih Terim ve ekibini getirir. Transferi; teknik ekibin istediği şekilde, kulübün ruhuna uyacak, başarıya aç ve bir o kadar da tecrübeli oyuncular getirerek yapar. Bu dönemde yapılan tüm hamleler, özellikle futbol takımı için ve kulüpte kurumsallığı sağlamak adına önemli ve doğru hamlelerdir. Belki başarı ilk yıl gelmez ama temel sağlam olduğunda iyi bir yapı kurulabilir. İşte Aysal bunları yaptı. Kuruluş dönemi bitti ve bir sonraki döneme gelindi.

    Yükselme

    Yeni sezon başlar ilk maçlarda istikrarsız bir görüntü çizilse de Fatih Terim’in tecrübesiyle 14. Haftadan lig sonuna kadar liderliğini sürdürür ve bunun yanı sıra süper final karşılaşmaları sonunda da liderliğini perçinlemiş ve şampiyon olur. Sonraki sezon da bu başarı tekrarlanır. Ek olarak Süper Kupa Finallerinde Fenerbahçe karşısında kupaya uzanılır. Şampiyonlar liginde çeyrek finale kalınır ve devamı…

    Duraklama

    Başarılı geçen 2 sezonun ardından Fatih Terim’in işine artık karışılmaya başlanmıştır. Takım içindeki dengeler yavaşça Terim’in istemediği durumlara gelmiştir. Fatih Terim’in Milli Takımla olan ilişkisinden sonra takımdan hiç de hoş olmayan bir biçimde gönderilmiştir. İşte Eşik değer burasıdır. Bu dönemde yapılan transferlere harcanan para, son iki sezona nazaran çok yüksek düzeydedir ve takıma gelen isimler etkili sorunları da beraberlerinde getirmiştir.

    Gerileme

    Takımın başına Mancini gelir, o da Türkiye bağlamını çok iyi bilmeyen isimdir. 1 sezon sonunda takım ligi ancak 2. Bitirir ve şampiyonlar liginde hava şartlarının getirdiği şansla grupları geçmiş, sonrasında başarılı olamamıştır. Alınan her başarısız sonuçta suç, ya oyunculara ya hakemlere ya da federasyona atılmıştır. Zaten lig sonunda da takımdan ayrılmak zorunda kalmıştır.

    Çöküş

    Kulüp borç batağındadır. Transferler yanlış yapılmış, yüksek ücretler ödenerek gelen oyuncular elde patlamıştır. Mancini’nin ardından Prandelli gelmiştir. Yine transferin son gününde Napoli’ye hediye gibi olacak şekilde Dzemaili ve Pandev gelmiştir. Kongre dönemi yaklaşırken başkan aday olmayacağını açıklamıştır. Şampiyonlar liginde farklı skorlarla mağlubiyetler alınmış ve bugüne gelinmiştir. Çöküş döneminin son noktası da takımın Başkanı Arena Stadyumunda Dortmund karşısında alınan 4-0’lık yenilgiyle uğurlamış olmasıdır.

    PRANDELLİ BU TAKIMDA BARINAMAZ

    4-0’lık Dortmund yenilgisi sonrası, teknik direktör Prandelli’nin sanki maç kazanılmış gibi herhangi bir sorunun olduğunu belirtmemesi, özellikle takım olarak birincil amaçlarının 4. Yıldız olduğunu söylemesi, en talihsiz durumlardan biriydi.

    Prandelli’ye birisinin şunu sorması lazım; Eğer bu takımın birincil amacı lig ise biz seni niye getirdik ki? Eğer başkan ya da yönetimden birileri bunu sana söylediyse o zaman sende hata yok. Hata seni bu takımın başına getiren Yönetim ve Başkandır o zaman…

    Sonuç olarak bu takımda ligde alınan art arda alınan 2 tesadüf galibiyet, kötü gidişin önünde sadece bir maskeydi. Sistemin oturmadığı, en kötü zamanlarını geçiren Dortmund karşısında bile alınan 4-0’lık mağlubiyetin net göstergesidir.

    Yazımın sonuna gelindiğinde Galatasaray’ın hem yönetim olarak hem de teknik anlamda yeni taze kanlara ihtiyacı olduğunu söylemek isterim. Yeni gelen yönetime benden bir tavsiye; işe ilk olarak şu Teknik Direktör sorununu çözerek başlamalıdırlar. Eğer Prandelli devam ederse bırakın 4. Yıldızı almayı, bu ligde 4. bile zor olurlar…

    • Yorumlar 0
    • Facebook Yorumları 0
      Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları