• BIST109.156
  • Altın153,298
  • Dolar3,8173
  • Euro4,5053
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 1 °C
  • YEMEK
  • Son Haberler
    Tüm yemek haberleri »
    • GAZETELER
    • Günün Manşetleri
    Tüm Gazete Manşetleri »

    Gönlü Derviş Anadolu

    Bahadır YENİŞEHİRLİOĞLU

    Anadolu ülkesinin ruhlarda bıraktığı derin izler ve ulaşılan

    fedakârlık seviyesi onu daha da gizemli ve büyülü kılıyor. Bozkırın

    sert yapısını, masallarının gücünü, muhteşem gecelerini,

    içgüdülerinin en ağdalısını anlatıyor toprağının her bir karışından

    en küçük çakıl taşına kadar...

     

    Hasret, sabırsız ve açgözlüdür, ulaşmayı sever. Yaşayan ne

    varsa, öyle ya da böyle, bir şekilde ama mutlaka hasret ona

    inceden inceye sirayet eder, bütün hatıraları yıllar sonrasına

    aktarır. Ne olursa olsun her zaman varlığını sürdürmek, her

    insanda varlığını göstermek ve onda derin izler bırakmak

    ister hasret. Arzuları kurutur zamanla ama daha keskinleştirir.

    Asla son bulmak istemez. Ceviz ağacından yapılmış bir

    sandukaya hapsedilmiş, sarıp sarmalanmış gül işli bohçalara

    bırakır olanca ağırlığını. Hasret, ilmik ilmik, nakış nakış yer

    bulmak ister.

    Anadoludan kaynayan muhabbete ve kardeşliğe hasret bütün Dünya.

     

    Öyle zamanlar olur ki aklın idrak hududuna sığmaz, sadece

    izleri takip etmek gerekir. Bu izleri bulmak için asla yoğun bir

    çaba gerekmez, sadece gönül gözü ile bakmak yeterlidir ve o

    zaten bütün ihtişamı ile kendisini gösterir.

     

    Anadolu ne çok işaretlerle bezili bakmasını bilene.

     

    Sevdiğinin hasreti ile yanan bir yüreğin çağrıları o kadar

    uzaklardan duyulur ki bundan bütün canlılar nasibini alır.

    Denizdeki balıklar, ulu dağların zirvelerindeki kuşlar, yedi

    kat toprağın altında yaşayan bütün canlılar bu çağrıya kulak

    tıkayamaz ve bulduklarını geri vermek isterler. Ummanda

    kaybolmuş bir bedeni balık bile yemeye utanır. Kurtlar kuşlar,

    ulu dağların başlarında, kızgın çöllerde can vermiş bir

    bedene rızık olarak bakamaz, böcekler onu bir şekilde ulaştırmak

    isterler yanan yüreğe. Geldiği yere, toprağın bağrına

    kavuşsun diye arzu ederler. Aslına ulaşıp sevdiği tarafından

    bulunsun diye dilek dilerler. Demek ki bir bildikleri var, günümüz

    insanının unutmaya yüz tuttuğu bir bilgi...

     

    Anadolu'nun derviş gönlüne hasret bütün Dünya.

     

    Bu ulaşma kâh mutlu biter, kâh hüzünlü ama bir şekilde ulaşır

    hasret. Ama ulaşamamışsa, kavuşturamamışsa toprağa,

    teslim alınamamışsa sevgili... İşte o zaman bitmek tükenmek

    bilmez bir acı başlar. Belki her geçen gün biraz daha küllenir

    ama sonlanmaz hasret. Elleriyle toprağın bağrına koysa o zaman

    toprağa karışır hatıralar, acı azalır, azalır, azalır.

    Dervişlerin,ermişlerin,erenlerin,evliyaların ,yiğitlerin  gönlüne  erişemedikçe Dünya koyamaz huzuru toprağın bağrına. 

    • Yorumlar 0
    • Facebook Yorumları 0
      Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları