• BIST109.156
  • Altın153,298
  • Dolar3,8173
  • Euro4,5053
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 1 °C
  • YEMEK
  • Son Haberler
    Tüm yemek haberleri »
    • GAZETELER
    • Günün Manşetleri
    Tüm Gazete Manşetleri »

    Gönül Yapanlar

    Bahadır YENİŞEHİRLİOĞLU

    Aile ve yuvayı birbirinden ayrı düşünmek imkânsızdır. Yuva kavramı aslında insanın yüreğinde başlar. Yürek yuvanın asıl yeridir ve arz üzerindeki yuva, yürek de yer alan yuvanın iz düşümünden başka bir şey değildir, ailede bu yürekte yer aldığına göre asla birbirlerinden ayrılamazlar.

    Bu yüzden yok etmek, daha çok sömürmek ve daha çok zenginleşmek için bütün yuvaları yıkıp geçiyorlar. Bu yüzden önlerine gelen ne varsa talan ediyorlar. Ne kutsal dinliyorlar, ne masum, ne yaşlı. Kadim olan ne varsa düşman oluyorlar.

    Çünkü aile olamamışlar, yuva nedir hissetmemişler.

     Ev; yani yuvayı yuva yapan ise orada yaşayan ailenin muhabbetinden oluşur, kısaca ifade etmek istersek aile muhabbetin kaynağı olmalıdır. Bu muhabbet aslında yürekte filizlenen, arz üzerindeki yuvada şekillenen muhabbetten başka bir şey değildir. Buradan bütün kâinata yayılarak her şeyi gül bahçesine çevirmelidir.

    İşte bu yüzdendir ki gönlü kırmak Kâbe’yi yıkmaktan daha günahtır.

    Zira hepimizin gerçek evi yuvası Kâbe aslında yüreğimizdedir. Arz üzerindeki Kâbe ise bunun yansımasından başka bir şey değildir.

    Bizi biz yapan bu düstur üzerine nefes alırız ve bu nefesi teslim edeceğimiz ana tanıklık etsin diye muhabbet devşirir, yara sarar, gönül yaparız.

    Gönül yapanlar ile gönül yıkanların kavgasının tanıklığında çağ cinnetinde nefes alanları açarız.

    Muhabbetin kokusu. Bu kimi zaman demlikte kaynayan bir çaydan, kimi zaman kardeşlerimiz için dökülen gözyaşından, kimi zaman ocakta pişen yemekten yayılır insana.

    Kimi zaman sevdiklerinden sihir gibi bütün eve, oradan da tüm âleme yayılan muhabbetten, işte ailenin böyle müthiş büyüsü ve gücü vardır. Buradan beslenen yürekler bu yüzden yüreklerini açarlar savaştan, ölümden, yıkımdan kaçanlara. Yurt bildikleri alanları yurt edindirmeye. Ağlayarak gelenlerin gözyaşlarını silmeyi, karınlarını doyurmaya, başlarını sokacak bir çatı oluşturmaya bu yüzden gayret ederler.

    Bizi biz yapan budur, onları ise insanlıklarından uzaklaştıran ise bunu görmezden gelmeleri ve azgın nefisleri.

    Kâinat öyle muazzam öyle muhteşem bir yer ki bunun sırrına ermek mümkün değil. Allahın yarattığı tabiatın size sunduğu muhteşem görüntülerin altında insan ne kadar küçük ve ne kadar aciz olduğunu daha iyi anlıyor.

    İnsanın ailesiyle çıplak ayakla toprağa basarak bütün ışıkları söndürüp gökyüzünün muhteşemliği altında tefekkür etmesi, insanlığın selameti için dualar etmesi, yaşananlar için gözyaşı dökmesi bence bir ailenin en önemli anlarındandır.

    Hele bu anlar gecenin güne kavuşmaya yüz tuttuğu teheccüd anlarına kadar varıyorsa o zaman Rabbimin huzurunda bütün mazlumlar için toprağa secde etmek bir aile için paha biçilmez bir nimet haline dönüşür.

    Aile insanın dünya üzerindeki cennetidir. Asla cehenneme dönüştürülmemelidir.

    Cehenneme dönüştürülmeye çalışılan dünyamızda sulhu var etmek adına savaşmaya gücümüzün, azmimizin var edildiği, çoğaltıldığı, yerdir kısaca yuva.

     

    • Yorumlar 0
    • Facebook Yorumları 0
      Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları