Prof. Dr. Ateş Kara ilacın yakın zamanda bulunma ihtimalinin olmadığını açıkladı

Koronavirüs Bilim Kurulu'nun üyesi olan Prof. Dr. Ateş Kara, koronavirüs aşısının yakın zamanda bulunma ihtimalinin düşük olduğunu belirtti.

GÜNDEM 26.03.2020, 15:46 Sinem Ramazanoğlu
Prof. Dr. Ateş Kara ilacın yakın zamanda bulunma ihtimalinin olmadığını açıkladı

Sağlık Bakanlığı'na bağlı Koronavirüs Bilim Kurulu'nun üyesi olan Prof. Dr. Ateş Kara, koronavirüs aşısıyla ilgili açıklamalarda bulundu. Kara, "Aşının en iyi ihtimalle önümüzdeki 9 ay ila 1 sene önceden geleceğini söylemek iyimserlik olur" sözleriyle aşının yakın zamanda bulunma ihtimalinin olmadığını belirtti.

Virüs aşısının yakın zamanda bulunma ihtimalinin olmadığını belirten Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Ateş Kara, "Belirli bir basamağa kadar bu virüs için aşıyı geliştirdiğini söyleyenler de var ama aşının en iyi ihtimalle önümüzdeki 9 ay ile 1 sene önceden geleceğini söylemek iyimserlik olur. O bakımdan şimdilik biz aşının önümüzdeki dönemde olmayacağını, hala esas korunmanın kişilerin bir araya gelmesinin engellenmesi olduğunu altını çizerek söylememiz gerekir" ifadelerini kullandı.

"İlacın etkisi için hafta sonunu görmemiz gerekiyor"

Çin’den satın alınan ilacın yoğun bakımdaki hastalara uygulandığını belirten Kara, "Bu getirilen ilaçlar dışında da Türkiye'de kullandığımız ilaçlar vardı, onlara ilave olarak da bunları kullanıyoruz. İlaçları kullandığımız hastaların sonuçlarıyla ilgili şu an konuşmak için erken. İnşallah vaka sayımız az olur ve az sayıda ilaç kullanarak bu dönemi atlatırız. Yani Çin'den getirilip Türkiye'deki pozitif vakalarda kullanılan ilaçların sonuçlarını söylemek için daha henüz çok erken. İyileşen hastalarımız var; ama 'O pozitif hasta bu ilacı kullandı ve iyileşti' dememiz için bizim bu hafta sonunu görmemiz gerekiyor" şeklinde konuştu.

"İlaçlar konusunda yeni gelişmeler olabilir"

banner32
Koronavirüs salgınının ne zaman biteceği ya da duracağına dair kesin bir öngörüde bulunmanın şuan için çok zor olduğunu belirten Kara, "Buradaki temel neden de şu ki bizim kişisel olarak ne kadar sıkı bir şekilde kendimizi evde tuttuğumuza ne kadar az bir şekilde birbirimizle bir araya geldiğimizle ilişkili. O nedenle de eğer biz bunu başarabilirsek şu önümüzdeki 2 ila 3 hafta bizim için belirleyici olacak. Virüsün tedavisi için çalışmalar devam ediyor. Direkt olarak bu virüse etki edecek, yani sadece bu virüsü öldürüp, vücutta başka herhangi bir şeye zarar vermeyen bir ilaç için çalışmalar sürüyor. Şu anda bizim kullandığımız ilaçlar virüsün üremesini yavaşlatıyor veya ilerleyişini durdurma aşamasında çok olmasa da durdurma aşamasında başarılılar. Dünyada kullanılan ilaçlar bu şekilde; ama ilaçlar konusunda yeni gelişmeler olabilir" şeklinde konuştu.

"Aşının 9 ay ila 1 sene önceden geleceğini söylemek iyimserlik olur"

Virüs aşısına ilişkin çok ciddi bir çalışma olduğunu belirten Kara, "Belirli bir basamağa kadar bu virüs için aşıyı geliştirdiğini söyleyenler de var; ama aşının en iyi ihtimalle önümüzdeki 9 ay ila 1 sene önceden geleceğini söylemek iyimserlik olur. O bakımdan şimdilik biz aşının önümüzdeki dönemde olmayacağını, hala esas korunmanın kişilerin bir araya gelmesinin engellenmesi, kişilerin kendilerini izole etmeleri olduğunun altını tekrar çizerek söylememiz gerekir. Koronavirüs ailesinin büyük kısmı güneş ışığı ve sıcaktan etkileniyor. Yani öyle bir ortamda yaşam şansları azalıyor. Bu virüsün de onlara benzer şekilde hareket edip, sıcakta ve güneş ışığında etkinliğinin azalmasını bekliyoruz. Ama bu böyle olacak anlamına da gelmiyor. Eğilimimiz, beklentimiz o şekilde; çünkü bu ailenin elemanlarının büyük kısmı güneş ışığından etkileniyorlar" açıklamasında bulundu.

"Türkiye hastalıktan etkilenebilecek grubunu evde tutmayı başarıyor"

Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Kara, bu süreçte evde kalmanın önemli olduğunun altını çizerek, "Türkiye, özellikle hastalıktan etkilenebilecek grubunu da evde tutmayı başarıyor. Ama bunda özellikle yine kişilere çok görev düşüyor. Devlet olarak yapılacaklar yapılıyor, belki daha sıkısı da yapılabilir; ama artık bizim bireysel de olarak kendi evden çıkma yasağımızı uygulamamız lazım. Onu yaparsak hiçbir zaman o ülkeler gibi olmayacağız. Tedavi konusunda Çin kadar başarılı olabiliriz; ama vaka sayımızda bir artış var. Önümüzdeki günlerde de olacak. Ama şu önümüzdeki 2-3 haftayı bizim çok sıkı tutarak geçirmemiz lazım. Hastalığın haziranda ya da ağustosta biteceğine yönelik söylemlerin hepsi tahmin ya da değerlendirme. Bu bizim ne kadar izolasyonlara da uyduğumuzla alakalı. Mesela biz okulları kapatmasaydık sürecin daha uzun olacağını ve şu anda gördüğümüzden daha fazla vaka görmüş olacağımızı söyleyebiliriz. Vatandaşlarımız ne kadar evde kalırsa biz ne kadar kişisel olarak kendimizi evde tutarsak o kadar az sayıda vaka olacak ve o kadar erken bu dönemi atlatmayı başaracağız" ifadelerini kullandı.

"Virüs 60 derecede canlılığını hemen yitiriyor"

Salgınla ilgili konuşmasının devamında, gıda veya yemekle hastalığı kapan bir vakanın olmadığını belirten Kara, "Bu virüs 60 derecede canlılığını hemen yitiriyor. O nedenle yiyecekler kontamine bile olsalar 60 derecede pişirildiklerinde virüsün geçme ihtimali yok. Örneğin çiğ gıdanın üzerine bize gelmeden birisi o virüsü bulaştırdıysa ve biz gıdayı çiğ tüketirsek olabilir; ama onun dışında mümkün değil gıdayla geçişi" şeklinde konuştu.

"Ölüm sonrası hücreleri besi yeri gibi kullanır"

Virüs yüzünden hayatını kaybeden kişilerin, öldükten sonrada vücudunda yaşadığına dair tespitler olduğunu belirten Kara, "Vücutta ölüm sonrasında da hücrelerimiz belirli zamana kadar virüsü bir besi yeri gibi kullanır. Yani virüsün o hücrelerin içerisinde kalması beklenen bir şey. Bu bilinen bir durum. Bunun çok şaşırtıcı ya da değişik bir bilgi olmadığını söyleyebiliriz" açıklamasında bulundu.

Yorumlar (0)

Gelişmelerden Haberdar Olun

@