Cem Gürdeniz: Türkiye kendi jeopolitik çıkarlarını sağlamadan NATO kararlarına ‘evet’ dememeli

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yaptığı açıklamasında, Türkiye'nin, İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliğine olumlu bakmadığını duyurdu. Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Cihan Kayalı
Cihan Kayalı Tüm Haberleri

NATO’nun genişleme politikası içerisinde yer alan İsveç ve Finlandiya’nın dahil olmasına ilişkin Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan açıklama geldi.

‘OLUMLU BİR DÜŞÜNCE İÇİNDE DEĞİLİZ’

İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya katılmasına yönelik Türkiye’nin bakış açısını paylaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz şu anda İsveç ve Finlandiya ile ilgili gelişmeleri takip ediyoruz ama olumlu bir düşünce içinde değiliz. Çünkü daha önce Yunanistan’la ilgili NATO konusunda bizden önceki yönetimler bir yanlış yaptılar. Yunanistan’ın Türkiye’ye karşı NATO’yu da arkasına alarak takındığı tavrı biliyorsunuz. Bu konuda ikinci bir yanlışı Türkiye olarak işlemek istemiyoruz. Kaldı ki İskandinav ülkeleri ne yazıkki terör örgütlerinin adeta misafirhanesi gibi. PKK’sı DHKP-C’si İsveç’te, Hollanda’da yuvalanmış durumdalar. Ve hatta daha da ileri gidiyorum oraların parlamentolarında da yer alıyorlar. Bu noktada bizim olumlu bakmamız mümkün değil.” ifadelerini kullandı.

‘İSVEÇ İLE FİNLANDİYA'NIN NATO ÜYELİĞİ AVRUPA GÜVENLİĞİNDEN ZİYADE ARKTİK JEOPOLİTİĞİNİ İLGİLENDİREN BİR HAMLE’

Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz, konu hakkında değerlendirmelerde bulunarak, “Bu jeopolitik evrenin değişik safhaları var. Ukrayna'da bir safhası yaşanıyor. Şu an Finlandiya ve İsveç'in NATO üyeliğine kabulüyle Arktik cephede yepyeni bir jeopolitik safhaya geçiliyor. 21'inci yüzyılın küresel haritasında ağırlık merkezi Pasifik bölgesi ve Arktik Okyanusu oluyor. Arktik Okyanusu'nda Rusya gerek coğrafi, gerek askeri, gerek ekonomik açıdan elde ettiği kazanımlarla Batı’yla makası son derece açtı. Dolayısıyla Batı'nın Arktik’te yeni bir jeopolitik hamleye ihtiyacı vardı. İsveç ile Finlandiya'nın NATO üyeliği, Avrupa güvenliğinden ziyade Arktik jeopolitiğini ilgilendiren bir hamledir. ABD ve İngiltere liderliğindeki Atlantik blok bu ülkeleri Avrasya ile girdikleri politik bilek güreşinde kendi lehlerine öne sürüyor. Bu ülkeler de aldıkları kararlarla çok ciddi bir hataya düşmüştür. Zira bundan böyle Finlandiya'nın Baltık ve Arktik havzasındaki jeopolitiği bambaşka bir sürece girecektir. Bu ülkelerin savunma harcamaları, savunma politikaları ve ama en önemlisi ABD liderliğindeki NATO'nun oldubitti ve kışkırtmalarına teşvik edilme olasılığı artacaktır.” ifadelerine yer verdi.

‘TÜRKİYE, NATO ÜYELİĞİ İÇERİSİNDE KENDİ JEOPOLİTİK ÇIKARLARINI GÖZETEREK BİR YOL HARİTASI ÇİZMEK ZORUNDA’

“Ülkeler çıkarları için dış politika ve savunma politikaları üretirler. Çıkarları zedelendiğini de silahlı çatışma dahil her türlü krizi göze alırlar. Şu an Türkiye'nin karşı karşıya kaldığı üç temel kriz var” diyen Gürdeniz, “Birincisi, Güneydoğu’da 1984'ten bu yana devam eden ve kanayan bir yara olan Kürtlerin özerklik talebi ve dolayısıyla Kuzey Irak ve Kuzey Suriye'yi birleştiren bir hat üzerinden denize çıkışı olan kukla bir Kürt devletinin kurulması. Bu konuda NATO, müttefiklerimiz söz birliği yapmışçasına Türkiye karşısındadır. İkinci olarak Türkiye'yi güneyden kuşatmaya son veren deniz bölgemizin omurgalarından biri olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin bağımsız varlığının devam ettirilmesi. Yine Batı müttefiklerimiz bu varlığa karşı hamle üstüne hamle yapıyor. Oradaki Türk askeri varlığını işgalci olarak kabul ediyor ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin ortadan kalkması için siyasi, diplomatik, ekonomik ambargolar, yaptırımlar dahil her türlü uygulamaya devam ediyorlar. Üçüncüsü, Mavi Vatan dediğimiz Türkiye'nin deniz yetki alanlarına yönelik saldırılardır. Türkiye, Mavi Vatan haritasını Birleşmiş Milletlere deklere etti. Maalesef NATO'daki müttefiklerimizin hiçbiri bu haritayı tanımadı. Dolayısıyla onların talebi olan AB tarafından üretilmiş, Türkiye'ye deniz yetki alanı kaybettiren Sevilla haritasını Türkiye'ye empoze ediyorlar. Bu da Türkiye'nin en ciddi jeopolitik çıkar çatışması yaşayacağı alanlardan birisidir. Son olarak Ukrayna-Rusya krizinde de görüldüğü üzere NATO'nun ısrarla Karadeniz'e girme arzusu, Karadeniz'de Rusya'yı kışkırtarak Türkiye'yi de silahlı bir gerginlik içine çekme kışkırtmaları da bu saydığım maddelerden biri olabilir. Demek ki Türkiye, NATO üyeliği içerisinde kendi jeopolitik çıkarlarını gözeterek bir yol haritası çizmek zorunda. Türkiye, kendi jeopolitik çıkarlarını sağlamadan, NATO'da ABD ve Atlantik blokunun iradesiyle verilmiş kararlara hiçbir şekilde otomatik olarak ‘evet’ dememeli” diye devam eden Gürdeniz, “Eğer herhangi bir kazanım, bu saydığım alanlarda herhangi bir kazanım elde etmeden Türkiye, İsveç ve Finlandiya'nın NATO üyeliğine evet derse, Kenan Evren döneminin Rogers Planı’na hiçbir kazanım elde etmeden evet demesinden hiçbir farkı olmaz” değerlendirmelerinde bulundu.

13 May 2022 - 15:24 - Dünya



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Canlı Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Canlı Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Canlı Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Canlı Haber değil haberi geçen ajanstır.



Anket Kanal İstanbul anket Yapılmalı Mı ? Yapılmamalı mı ?