Prof. Dr. Yavuz: Maymun çiçeğinde ilk vaka tespit edildiğinde karantina 28 gün sürebilir

Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Serap Şimşek Yavuz, son dönemde isminden sıkça söz ettiren maymun çiçeği hastalığı hakkında son bilgileri paylaştı.

Cihan Kayalı
Cihan Kayalı Tüm Haberleri

Türk Klinik Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı ve Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Serap Şimşek Yavuz, koronavirüsün son durumu ve dünyada yaygınlaşan monkeypox (maymun çiçeği) salgını hakkında açıklamalarda bulundu.


Koronavirüs hakkında konuşan Prof. Dr. Yavuz, yeni varyantlara ilişkin, "yaz ya da sonbaharda yeni dalgalara yol açar mı? Ayrıca bundan sonra yapılacak aşıların içeriğinin belirlenmesi için Dünya Sağlık Örgütü'nün aynen grip aşılarında olduğu gibi bir organizasyonu söz konusu. Yani nasıl grip aşıları her yıl yenileniyor, böyle bir yenilenmeye ihtiyaç var mı, bunu göreceğiz sonbahara doğru. Çünkü şu an dünyada BA.2 varyantı da artık azalıyor. Diğer varyantlar, BA. 4, 5, Amerika'da çıkan BA.12 varyantları, bulaşık özellikleri daha yüksek olduğu için, baskın hale geçti. Onlar da kaçıyorlar aşı bağışıklığından. Dolayısıyla aşı takviminde bir değişiklik gerekecek mi bunun cevabını arıyoruz" ifadelerini kullandı.


"SALGIN VAR AMA PANDEMİYE DÖNÜŞMESİNİ BEKLEMİYORUZ"


Maymun çiçeği hastalığı hakkında konuşan Yavuz, "Koronavirüs'teki gibi büyük bir pandemi beklenmese de burada en büyük sıkıntı; virüsün hayvan konaklardan da geçebilmesi nedeniyle, kontrolünün zorlaşabileceği" diye konuştu. Prof. Dr. Yavuz, "20 günde, 21 ülkede vaka tespit edildi. Bu bayağı bir salgın olduğunu gösteriyor bize. Gerçek boyutunu da tam olarak bilemiyoruz. Bu sadece yakalanan olgular. Sürveyans (takip) sistemi iyi olan ülkelerin yakaladığı olgular. Aslında bilinenden çok daha fazla vaka olduğu tahmin ediliyor. Eldeki verilere göre pandemik kapasitesinin çok yüksek olmadığı düşünülüyor. Çünkü solunum yoluyla çok etkili bir şekilde bulaşamıyor, ya da asemptomatik dönemde bulaştırıcılığı yok diye kabul ediliyor. DNA virüsü olduğu için çok mutasyon geçirmeyecek diye tahmin ediliyor. Ama tabii ki mikroorganizmaların yakın takip edilmesi gerekiyor. Çünkü daha önce koronavirüsler de bu kadar bulaşıcı olarak bilinmiyordu. SARS hele hiç yayılmıyordu mesela" dedi.


"İLK TEMASLIYA İSE AŞI VE 21 GÜN KARANTİNA"


Karantina süreleri hakkında bilgi veren Yavuz, "Türkiye'de düşünsenize hiç görülmemiş bir hastalık. İlk hastanın, döküntüler tamamen kuruyana kadar izolasyonda kalması gerekecek. Çünkü toplumda hiç görülmeyen bir hastalık ki ilk defa olacak. Daha önce yayılmamış bir hastalık yani, bu şekilde belki yayılmasını engelleyebiliriz. Hasta tespit edildikten sonra tüm lezyonlar kuruyacak, kabukları dökülecek, çünkü oralardan da bulaşma söz konusu olabiliyor; bu da 2 ila 4 hafta kadar sürüyor. Semptomlar çıktıktan, döküntüler başladıktan sonra 14-28 gün arası hasta olan kişinin izolasyonu gerekiyor. Temaslıda ise semptomlar oluşmadan aşılama yapılması ve 21 güne kadar izolasyonu söz konusu olabilir." ifadelerini kullandı.


"EV HALKININ YÜZDE 10'UNA BULAŞTIĞI GÖSTERİLDİ"


Buluşma yolları hakkında bilgi veren Yavuz, "Döküntülerde bol miktarda virüs var. O döküntü veya hastanın çıkartılarıyla diyelim (vücut sıvıları) yakın temasla bulaşır. Mesela konuşurken de uzun süre çok yakın temasta, bulaşma riski var. Çünkü Afrika'daki salgınlarda yapılan çalışmalarda, ev halkının yüzde 10'una yakın, temasla bulaştığı tespit edilmiş. Bir diğer sıkıntı da çiçek hastalığının akrabası bir virüs olmakla birlikte, hayvan rezervuarlarında bulunabilmesi. Gerçek hayvan rezervuarı hangisi, onu bile bilmiyoruz. Böyle bir hastalık olduğu zaman, hayvanlarda da etken olabiliyorsa, Kovid'den de biliyoruz, o zaman kontrolü daha zor oluyor. Bir de kişi semptomatik olduktan sonra yani hastalık belirtileri başladıktan sonra bulaştırıcılık oldukça uzun sürüyor. Kabuklanmaların hepsi, vücutta çıkan döküntülerin hepsi yok olana kadar bulaştırıcılığı sürebiliyor. Ama hastaları yakalamak kolay olduğu için, döküntülerden hemen tanıyıp hastayı izole edip, çevresini de 'ring aşılama' dediğimiz şekilde aşıladığınız zaman kontrol altına alınabileceği düşünülüyor" ifadelerini kullandı.


"HEKİMLERİN DE BİLGİLENDİRİLMESİ LAZIM"


Ayrıca bilgilendirmenin önemine dikkat çeken Yavuz, "Bizim de Türkiye olarak hızlıca vaka tanımlaması yapmamız lazım ve sürveyansı (takip) artırmamız lazım. İnsanların farkındalığını arttırmamız lazım. Vakayı görecek olan hekimlerin eğitimlerini artırmamız lazım çünkü uzun zamandır görülmeyen bir hastalık. Biz KLİMİK Derneği olarak bugün hekimlerimize yönelik bu yönde bir eğitim toplantısı yapıyoruz örneğin. Türkiye'de 1980'e kadar aşılanma vardı, 80'den sonra aşılı olan yok. Dolayısıyla en geç aşılanan grubun bile aşısının üzerinden 42 yıl geçmiş. Aşısı olup da hastalığa yakalanan var. Aşı ne kadar koruyor, gene kısmi bir koruyuculuğu olacaktır. Ama bunun yüzde 80-90 düzeyinde olması beklenmiyor açıkçası." şeklinde konuştu.


"TÜRKİYE DE BİR MİKTAR ÇİÇEK AŞISI ALMIŞTI"


Konuşmasının devamında Yavuz, "Çiçek aşıları stoklamıştı bazı ülkeler. Sanırım Türkiye'de de 2011 yılında belli bir miktar aşı alınmıştı. Aslında öngörülüyordu maymun çiçeği salgını. Çünkü Nijerya'da 2017 yılında birdenbire ortaya çıktı, şu andakinin bir modeli orada yaşanmıştı zaten. Böyle bir hazırlık vardı. Bu nedenle de 2019'da, daha az yan etkisi olan MVA (nonreplike atenüe canlı aşı) aşısına EMA ve FDA onay vermişti. Ama o aşı da kitlesel aşılamalarda henüz büyük çapta kullanılmadığı için, koruyuculuğuyla ilgili acaba etkinliği ne olur diye düşünülüyor. Maymun çiçeğinde riskli grup daha çok çocuklar ve gebeler. O yüzden ekstra dikkat edilmesi gerekiyor bu grupta." açıklamalarında bulundu.

28 May 2022 - 12:16 - Gündem



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Canlı Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Canlı Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Canlı Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Canlı Haber değil haberi geçen ajanstır.



Anket Kanal İstanbul anket Yapılmalı Mı ? Yapılmamalı mı ?