Eski TBMM Başkanvekili Ateş: Kılıçdaroğlu’nun ABD’ye gitmesi yanlış

Eski TBMM başkanvekili ve CHP Eski Genel Başkan Yardımcısı Yılmaz Ateş gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Cihan Kayalı
Cihan Kayalı Tüm Haberleri

‘KILIÇDAROĞLU BİR YERE GİDECEKSE, MİLLETE GİTMELİ’

Ateş, yaptığı konuşmasında, “Neden gidiyor, doğrusu ben de anlayabilmiş değilim. CHP’nin kurulduğu tarihten bu güne kadar CHP’nin hiçbir genel başkanı resmi bir görev, resmi bir davet olmadan kalkıp başka bir ülkeye gitmemiştir. Hele hele Amerika’ya hiç gitmemiştir. Neden gitmemişlerdir? CHP emperyalizme karşı ulusal Kurtuluş Savaşı’nı veren ilk siyasi harekettir ve başarıya giden partidir. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş ilkeleri, felsefesi de anti-emperyalisttir. O nedenle de emperyalizme böyle mesafeli durur. Bu; partinin kurumsal bir kimliğidir, politikasıdır. Sayın Kılıçdaroğlu’nu şöyle anlayamıyorum; Sayın Saymaz’a verdiği demece baktım az önce. ‘Vahşi kapitalizm ve Neo-liberalizm dünyaya çok zarar verdi. Bu vahşi düzene meydan okuyorum, iyi insanlar orada da var, onlarla beraber gidip bu düzene karşı mücadele edeceğim’ diyor. Ama sen vahşi kapitalizmin merkezine gidiyorsun. İktidara gelirsen ekonomiyi Neo-liberalizmin, vahşi kapitalizmin bir numaralı uygulayıcısına teslim edeceğini söylüyorsun. Böyle bir çelişki olabilir mi? CHP genel başkanının böyle bir ifade kullanmaması lazım. Eğer bir yere gidecekse millete gidecek. Yoksa dış destekle iktidara gelinmez.” Dedi.

‘CUMHURBAŞKANLIĞI SİSTEMİNDE MECLİS DEVRE DIŞI KALDI’

Konuşmasının devamında Ateş, “TBMM’nin tarihi 150 yıllık bir tarihe dayanır. 1923'ten sonra alırsak 100 yıllık bir geçmişimiz parlamenter sistemle geçti. Ama maalesef 2017'de yapılan anayasa oylaması sonucu başkanlık sistemine geçildi. Denge ve denetleme mekanizması sağlam değil, hemen hemen tek kişi yönetimine dayalı bir cumhurbaşkanlığı başkanlık sistemi oldu. O yüzden meclis denetim görevini yapamaz hale geldi. Milletvekilleri bakanlarla vatandaşlar arasında sıkışıp kalıyor. Ayrıca denetleme görevini yapamıyor. Tabii bu bizim 150 yıllık geleneğimize de çok aykırı. Bildiğiniz gibi ulusal kurtuluş savaşını Büyük Millet Meclisi örgütledi. Mustafa Kemal Atatürk gündüz cephede savaşıyordu. Gece gelip meclise hesap veriyordu, oradan geçmeyen karar uygulanamıyordu. Böyle etkin bir meclis şimdi devre dışı kalmış. Yasama, yürütme, yargı erki bir tek kişide toplandı. Türkiye bunun sıkıntılarını yaşıyor” dedi.

‘AK PARTİ VE CHP İŞ BİRLİĞİNE İHTİYAÇ VAR’

Mecliste iş birliğine işaret eden Ateş, “Türkiye şu konuda ciddi bir tahlil yapmak durumunda; başkanlık sistemine devam edeceksek bunun için gerekli düzenlemelerin yapılması lazım. Yok parlamenter sisteme geçilecekse de iki ana büyük parti; AK Parti ve CHP’nin el ele vererek Türkiye’nin gerçeklerine uygun, parlamentonun geçmişine uygun ve özgürlük, bağımsızlık, hukukun üstünlüğü, basın özgürlüğü konularında da yeni düzenlemeleri yapması lazım. Özellikle iki partinin bir araya gelip Türkiye’nin hangi sorunları varsa, bu sorunları hangi sistemle çözebileceğine karar verip o anayasa değişikliğinin sağlanması lazım. Bu da iki büyük siyasi partinin iş birliğiyle olabilir kanısındayım. Buna ihtiyaç var” dedi.

‘ATANMIŞLAR, SEÇİLMİŞLERİN ÜSTÜNDE’

Konuşmasının sonunda Ateş, “Parti içi demokrasinin işlemesi lazım. Şu anda parlamentoda temsil edilen milletvekillerinin tamamı atamayla gelen milletvekilleri ve öyle olduğu zaman da halkın, seçmenin, partilisinin sorunlarına eğilmek yerine ister istemez liderinin gözüne girmeye çalışıyor. Böyle bir demokratik mekanizma temelden başlamayınca yukarıda da giderek daha da anti demokratik bir yapı oluşuyor. Bütün siyasi partilerde parti içi demokrasi işlemediği için otomatikman her makama gelen kişi gelip gelip tek kişinin kararına bağlı kalıyor. Bu muhalefet için de öyle, iktidar için de öyle. Örneğin CHP öyle bir hale getirdi ki milletvekillerini sayın genel başkan atadı ama Türkiye siyasi tarihinde görülmemiş bir uygulama grup başkanvekillerinin seçimini kaldırdılar, genel başkanın atamasına bağladılar. Oysa genel başkanın atadığı milletvekilleri. Onlara da güvenip de özgürce kendi yöneticilerini seçme hakkı ellerinden alınır mı? Bu konuya dikkat etmek lazım. Parlamentoya geldikten sonra da eğer bakanlar parlamento içinden çıkmayınca, parti içi demokrasi de işlemeyince bu sefer bakanlar da yeni sistemde sekreter konumuna geldikleri için halkla da ilişkileri kopuyor. Bence bir bakanlar kurulu oluşturulup bu bakanlar kurulunun meclise karşı sorumlu hale getirmek lazım. Ya da bu sistem devam edecekse bakanlar tek tek güven oylaması sonucunda alınsınlar. Bunlar alınırsa parlamentonun saygınlığı artar, demokrasi de işlerlik kazanır.” açıklamalarında bulundu.

30 Eyl 2022 - 14:39 - Siyaset



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Canlı Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Canlı Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Canlı Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Canlı Haber değil haberi geçen ajanstır.



Anket Kanal İstanbul anket Yapılmalı Mı ? Yapılmamalı mı ?