Başbakan Erdoğan: Pensilvanya'nın Vagonu Olmuşlar

"Benim için tutanaklarda 'Dönemin Başbakanı' diye iddianame hazırlamışlar, Pensilvanya oradan bunlara lojistik destek sağladı. İşte bu CHP, MHP Pensilvanya'nın vagonu oldu" diyen Erdoğan, 30 Mart'ta milletin gereken cevabı verdiğini belirtti.

Başbakan Erdoğan: Pensilvanya'nın Vagonu Olmuşlar
Haber albümü için resme tıklayın

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "17 Aralık sonrası için hazırlanmış iddianameler, polis fezlekeleri şimdi elime geçti. 'Dönemin başbakanı' ifadesi geçen iddianame hazırlamış polis benim için. Şimdi bu iddianameyi hazırlayan o güvenlik mensuplarına, o polis mensuplarına sesleniyorum: Siz bunu 17 Aralık öncesinde hazırladınız. Aralık geçti, ocak, şubat, mart, nisan, mayıs... Mayıs da bitiyor. ''Dönemin başbakanı' dediğin Tayyip Erdoğan bak hala burada" dedi. 

Erdoğan, AK Parti'nin Cumhuriyet Meydanı'ndaki mitinginde, 30 Mart seçim sürecinde yoğun programı nedeniyle Yalova'ya gelemediğini belirterek 1 Haziran'da tekrarlanacak yerel seçimlerin Yalova'ya ve Yalovalılara hayırlı olmasını diledi.

Konuşmasının başında tüm İslam aleminin ve insanlığın Miraç Kandili'ni kutlayan Erdoğan, "Bu mübarek gecenin yüreklerimizi, gönül dünyamızı özellikle aydınlatmasını, birliğimizi, beraberliğimizi güçlendirmesini diliyorum" dedi.

Soma'daki maden faciasında hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, millete başsağlığı, ailelere sabır dileyen Erdoğan, yaralılara da "acil şifa" temenni etti. Atılması gereken adımları attıklarını ve atmaya devam ettiklerini kaydeden Erdoğan, iş sağlığı ve güvenliği konusunda da yapılması gerekenlerin mücadelesini sürdürdüklerini dile getirdi.

Yalova'nın her zaman AK Parti'nin yanında olduğunu, 2002'de yüzde 35, 2007'de yüzde 41, 2011'de yüzde 47 ile Yalova'da AK Parti'nin birinci çıktığını, yerel seçim ve halk oylamalarında da partinin yalnız bırakılmadığını vurgulayan Erdoğan, 30 Mart'ta da Yalova'da bir oy farkla AK Parti'nin birinci sırada geldiğini, CHP'nin itirazı üzerine yapılan yeniden sayım sonucunda CHP'nin öne geçtiğini anımsattı. İl seçim kuruluna AK Parti'nin yaptığı itirazın reddedilmesi üzerine Yüksek Seçim Kuruluna (YSK) itiraz edildiğini hatırlatan Erdoğan, Yalova'da seçimlerde usulsüzlük yapıldığının YSK tarafından tescillendiğine ve seçimlerin tekrarlanması kararı alındığına işaret etti. 

Yalova'da AK Parti ile sandıkta baş edemeyeceğini anlayanların hem ittifak yaptığını hem de hileye başvurduğunu söyleyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu işin peşini bırakmadık, Yalova'yı hileye terk etmedik. Haklı mücadelemizi, hukuk mücadelemizi yaptık ve seçimlerin tekrarlanmasını sağlamış olduk. İnşallah önümüzdeki hafta bugün sandığa gidiyoruz. Bir kez daha tercih yapacağız, Yalova'nın geleceği hakkında çok önemli bir karar vereceğiz. 30 Mart'ta Yalova'da siz zaten AK Parti'ye çok büyük bir destek verdiniz, şimdi 1 Haziran'da bu desteği daha da artırmak suretiyle vermeye hazır mıyız? Sadece bu eller yeterli değil. İnşallah bugün buradan ayrıldıktan sonra eş, dost, ahbap her yeri ziyaret etmek suretiyle durgun suya atılan bir taş dalga dalga kenara nasıl vuruyorsa siz de bunu gerçekleştireceksiniz. 'Birdik iki olduk, ikiydik dört olduk, dörttük sekiz olduk' diyeceksiniz ve böyle yürüteceksiniz. İnşallah 30 Mart'ın üzerine daha fazlasını koyuyoruz, açık ara farkla hiç tartışmaya mahal bırakmadan Yalova'da AK Parti'ye, AK Parti'nin hizmet siyasetine 'evet' diyoruz."

"Nereye giderse gitsin mahcup olmaya devam ediyor"

AK Parti karşısında arayışlara gidenlerin kendi kimliklerini, politikalarını ve ilkelerini ayaklar altına aldığını dile getiren Erdoğan, "Kendilerini adeta inkar ediyorlar. AK Parti'nin Yalova'da kazanacağını anlayanlar AK Parti karşısında ittifak oluşturmaya çalışıyorlar. Ben Yalova'nın siz saygın insanlarının bu kirli ittifaklara itibar etmeyeceğinizi biliyoruz. Yalova'da MHP'ye, diğer partilere oy vermiş kardeşlerim, inanıyorum ki önümüzdeki hafta pazar günü CHP'ye destek vermeyecektir" değerlendirmesinde bulundu. 

Birçok ilde ortak adaylar çıkarıldığına, Ankara'da eskiden MHP'li olan bir kişinin CHP'den büyükşehir belediye başkanı adayı gösterildiğine dikkati çeken Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"O eski MHP'li birdenbire CHP'li olurken, CHP Genel Başkanı da Ankara sokaklarında bozkurt işareti yaparak dolaştı. Ne oldu? Ankara bu numarayı yutmadı, Ankara bu tuzağa düşmedi, Ankara Büyükşehir Belediyesini CHP'ye teslim etmedi. Büyükşehir adayımız önce 15 bin oy farkla Ankara'yı kazandı, itirazların ardından aradaki oy farkı 40 binlere yaklaştı. Şimdi o CHP adayı ortalarda yok, kayboldu. Seçimlerde saat başı çıkıp basın toplantısı yapıyor, kazandığını ilan ediyordu. Şimdi yok. İlçe, il seçim kurullarına gittiler, 'Kazandık' diye açıklama yaptılar. Ama mahcup oldular. YSK'ya gitti, orada da reddedildi, mahcup oldu. Şimdi de Anayasa Mahkemesine gitmiş. Yahu Anayasa Mahkemesinin bu işle ne alakası var? YSK'nın kararı nihai karardır, bununla hala kamuoyunu meşgul etmenin anlamı var mı? Nereye giderse gitsin mahcup olmaya devam ediyor.

İstanbul'da aynı ittifakı yaptılar. CHP'nin Ankara ve İstanbul adaylarını sadece CHP değil, örtülü olarak MHP hatta diğer bazı partiler ve biliyorsunuz Pensilvanya destekledi. Hatta CHP'nin İstanbul adayını CHP değil Pensilvanya belirledi. İttifakları İstanbul'da da boşa çıktı. 600 binden fazla oy farkıyla AK Parti İstanbul'da bir kez daha açık ara birinci parti oldu. Diğer tüm illerde gizli ittifaklar yaptılar, başarı elde edemediler. Biliyorsunuz bu ittifak sadece bir CHP-MHP ittifakı değil, bunların kimlerle ittifak yaptığını sizler gördünüz. 17 Aralık sürecinde, 30 Mart seçimleri öncesinde bunların kimlerle el ele kol kola yürüdüklerini gördünüz."

"CHP, MHP Pensilvanya'nın vagonu oldu"

"Pensilvanya oradan bunlara lojistik destek sağladı. İşte bu CHP, MHP Pensilvanya'nın vagonu oldu" diyen Erdoğan, 30 Mart'ta milletin gereken cevabı verdiğini belirtti. Pensilvanya'dan, "Teknik nakavt yapacaksınız" diye talimat verildiğine dikkati çeken Erdoğan, şunları kaydetti: 

"Hale bak, kimi teknik nakavtla mağlup ediyorsun? Benim milletimi mi? Mümkün mü bu? İşte buna benzer yollarla insanların seslerini gayrimeşru yollardan dinlediler, insanların, affınıza sığınıyorum: yatak odalarını izlediler, utanmadan sıkılmadan montajlar imal ettiler. Pensilvanya'daki zat ne diyor, onu da dinlemişsinizdir, 'Hakim, savcı kiralayacaksınız'. Maalesef onu da yaptılar. Yolsuzluk maskesi altında AK Partiyi töhmet altında bırakmak, yıpratmak, iktidardan uzaklaştırmak istediler ama millet bu oyunu da gördü. Bu kirli ittifakı gördü. Millet, 30 Mart'ta yüzde 45 buçuk oy oranıyla partisine sahip çıktı. Milli iradeye güçlü şekilde sahip çıktı."

"Yassıada'da karar verilmeden İmralı'da dar ağacı kuruldu"

İki gün sonra 27 Mayıs askeri müdahalesinin 54'üncü yılı olduğunu anımsatan Erdoğan, "Halkın oylarıyla seçilen, "halkın sevgilisi" olan merhum Menderes ve hükümetini, işte tam böyle, bize yaptıkları gibi hilelerle tahriklerle çok alçakça iftiralarla yıpratmak istediler. Menderes'i yıpratamayınca silah zoruyla oradan indirdiler" ifadesini kullandı.

Yassıada'daki yargılama sürerken, mahkeme sonucu belli olmadan İmralı'da darağaçları kurulduğunu söyleyen Erdoğan, şöyle konuştu:

"Mahkeme sonucu belli değil ama darağaçları kurulu. İnanın aynı tezgahı bize de kurmaya çalıştılar. Aynı oyunu bize de oynamak istediler. Her türlü iftirayla ithamla her türlü kirli tahrikle üzerimize geldiler. 17 Aralık sonrası için hazırlanmış iddianameler, polis fezlekeleri şimdi elime geçti. Bu fezlekelerde ne yazıyor biliyor musunuz? Merhum Menderes'i Yassıada'da, başbakanken, daha henüz başbakanlığı bitmemiş, kararı verilmemiş, 'sabık başbakan' diye yargılamışlardı. Dur bakalım, bir defa hukukta 'Beraatizimmet asıldır' diye bir kaide vardır. Suç sabit olmadıkça sen bir kişiye suçlu olarak bakamazsın. Onun için de onu, o zaman, suçsuz olarak yargılayacaksın. Şimdi benim için de bu tutanaklarda ne vardı biliyor musunuz? Bakın, çok manidar. 'Dönemin başbakanı' ifadesi geçen iddianame hazırlamış polis benim için. Şimdi bu iddianameyi hazırlayan o güvenlik mensuplarına, o polis mensuplarına sesleniyorum: Siz bunu 17 Aralık öncesinde hazırladınız. Aralık geçti, ocak, şubat, mart, nisan, mayıs... Mayıs da bitiyor. 'Dönemin başbakanı' dediğin Tayyip Erdoğan bak hala burada. Bu ne terbiyedir? Sen nasıl bir polissin?  Nasıl sen böyle bir şey yaparsın? Çünkü Pensilvanya bunlara böyle talimat vermiş. 

Bunlar zannediyorlardı ki 17 Aralık darbesiyle olmadı, 25 Aralık darbesiyle başarılı olacağız, hukuk darbesiyle de bunu tamamlayacağız ve başbakanı, kabinesini indireceğiz ve ardından da hükümeti kuracağız. Buna inandılar. İşte şimdi 30 Mart'ta 45 buçukla benim milletim bunlara nasıl cevap verdiyse ben şimdi Yalovalı kardeşlerime sesleniyorum: 1 Haziran'da da bu dersi burada tekrar edelim diyorum. Çünkü bunların milletimizin birliğini, beraberliğini, bütünlüğünü görmeleri lazım ki bu millet bölünmesin, parçalanmasın. CHP, MHP bu tezgahın içinde. Pensilvanya bu tezgahın taşeronu. Allah'a hamdolsun biz bu darbe girişimi karşısında dik durduk, biz Rabbimize güvendik, halkımıza güvendik. Milletimiz de kendi hükümetine, partisine, iradesine sımsıkı sahip çıktı. İradesini bu şer ittifaka teslim etmedi."

"Pensilvanya'nın peşine takılıp gittikleri için çok pişmanlar"

"Şu anda CHP de MHP de Pensilvanya'nın peşine takılıp gittikleri için çok pişmanlar. Şimdi içlerinde birbirini yiyorlar" diyen Erdoğan, şöyle konuştu:

"Kendi seçmenlerine bunu izah edemiyorlar. Kendi partileri içinde bunu izah edemiyorlar. Hem böyle kirli bir ittifakın içine giriyor hem de seçimi kaybediyorlar. Bunu nasıl edeceksin? Bunu seçmenine, parti yönetimine nasıl izah edeceksin ey CHP? Pensilvanya'nın peşine takıldın, işte birilerinin de dizinin önüne oturdun, onların izinden gittin, üstelik de başarısız oldun. Mayıs ayını bitiriyoruz, bunların okullarında çocuklarınız okuyorsa alın. Alın çocuklarınızı, devletin okulları bize yeter. Bu kardeşiniz, bu ülkenin başbakanı değil mi? Ben devletin okullarında okudum, imam hatip okulunu bitirdim. Ardından bizim zamanımızda direkt imam hatipten almıyorlardı, gittim bir de Eyüp Lisesinde lise fark imtihanlarını verdim. Dört çocuğumun dördü de imam hatibi bitirdiler, oradan çıktılar. Şu anda hepsi de Türkiye'de ve dünyada güzel üniversitelerden mezun oldular, şimdi de milletimizin, ülkemizin hizmetindeler. Hem para vereceksin hem de saygısızlık göreceksin olmaz böyle şey. Devletin okullarında yavrularımızı okutalım. 'Ama benim param var. Ben istiyorum ki özel bir okula göndereyim.'  Onun için de buralara göndermeyin başka özel okullar var oralara gönderin. Bunların yurtlarında yavrularınızı bırakmayın."

Söz konusu yurtlarda "gece seanslarının" yapıldığını belirten Başbakan Erdoğan, "Gece seansı ne biliyor musunuz? Beddua seansları yaptılar. Tayyip Erdoğan'a beddua ediyorlarmış. Bumerang gibi onlara döndü. Ama bizim böyle bir derdimiz yok. Biz rahmetle mükellefiz gazapla değil, farkımız bu. Onun için de inşallah biz merhametle yürüyeceğiz bu yolda ama çok çalışacağız" ifadesini kullandı.

"Önümüzdeki pazar inşallah Yalova bir kez daha 'AK Parti' diyecek"

Yalova'da tekrarlanacak seçimlere bir hafta kaldığını hatırlatan Erdoğan, alandakilerden kapı kapı dolaşmalarını istedi. Başbakan Erdoğan şunları söyledi:

"Onların ablaları var,  bizim ablalarımız burada. Kapılara geliyorlarmış. Geldiler mi bu ara kapılarınıza? Ne dediniz? Onlara bir de başkasını söyleyin, deyin ki: 'Partinizi kurun da öyle gelin.' Öyle değil mi? 'Birilerine sığıntı olmayın partinizi kurun da öyle gelin.' Onların abileri varmış, bizim abiler de burada. Çok çalışacağız, terleyeceğiz, koşacağız ve önümüzdeki pazar inşallah Yalova bir kez daha 'AK Parti' diyecek ben buna inanıyorum."

"Yalova bizimle daha güzel oldu ve olmaya devam edecek"

CHP'nin Yalova belediye başkanı adayının bazı sözler verdiğini ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti:

"Ne demiş? CHP'nin adayı şunu söylüyor, 2 bin - 3 bin kişiye iş vadediyormuş. İnanın bunlara üç koyun verin kaybeder gelirler. Şu anda zaten Yalova Belediyesinde kaç kişi çalışıyor? 700-750 kişi çalışıyor. 700 kişinin çalıştığı yere 2 bin - 3 bin kişi alınır mı? Belediyecilikte bizim bir hükmümüz vardı, ben belediye başkanlığından geliyorum. İstanbul'u yönettim. İstanbul'u yönettiğim zaman Yalova benimle beraberdi. Şuraya gelen deniz otobüslerini bu kardeşiniz Yalova'ya getirdi. Hatırlayın o günleri. Yalova bizim her zaman gelip gittiğimiz, İstanbul'un ilçesi olduğu günleri yaşayan bir kardeşinizim. Yalova'ya uzak birisi değilim. Her zaman iç içe oldum, Yalova'yı iyi bilirim. Yalova bizimle daha güzel oldu ve olmaya devam edecek.

Diyor ki '2 bin-3 bin kişiye iş, istihdam.' Yalan. Böyle bir şey yapamaz, mümkün değil. Bunların hepsi seçimlerde kuru vaattir aldatmak için. Çünkü bunların genel başkanı da aynen böyle kuru vaatler yapar. Biliyorsunuz Kılıçdaroğlu'nun da işi gücü nedir? Doğru olmayan ifadeler kullanmak, durmadan. Çünkü bu dilin kemiği yok, atıp tutar. Bu yapılır mı, yapılmaz mı anlamaz bu işlerden. Onun için biz bu yalanı haftaya pazar günü bozmamız lazım."

"Bu çok tehlikeli bir şey"

Söz konusu adayın büfe ve çay bahçesi vaadinde bulunduğunu bildiren Erdoğan, şöyle konuştu:

"Böyle şey olur mu? Böyle belediye başkanlığı olur mu? Bunu vermek suretiyle herhalde kendisi, kendine göre ürettiği mafyayla işbirliği yapacak. Bak bu çok tehlikeli bir şey. Eğer Yalova Belediyesine ait büfe, çay bahçesi varsa yeni büfeler, çay bahçeleri üretilebilecekse bunları ya ihaleyle ya uygun şartlarla, bu vakıf olabilir vesaire, verebilirsin. Ama bu bir seçim vaadi olarak satılmaz. Bir üçüncüsü, seçmenlere para vaadi. Dördüncüsü, hava ambulansı sözü veriyor. Yahu Yalova Belediyesi hava ambulansını niye yapacak?  Taşımacılık için mi yapacak? Ya bugün en büyük belediyelerimizin bu tür bir sistemi, böyle bir anlayışı yok. Yani hava ambulansı kurmak suretiyle eğer taşımacılık yapmayı düşünüyorsan bu ne demektir, bu belediye batar, biter."

Sağlıkta helikopter ambulans sistemini kurduklarını hatırlatan Başbakan Erdoğan, "Bizim şu anda devlet olarak 17 helikopter ambulans sistemimiz var. Bunun yanında üç jet ambulans sistemimiz var. Çünkü sadece Türkiye içinde çalışmıyoruz, dünyanın değişik yerlerine biz bu uçaklarla hastalarımızı götürüyoruz. Eğer hastanız varsa onları da alıp buraya geliyoruz" diye konuştu.

17 helikopter ambulansın yurt genelinde hizmet verdiğini dile getiren Erdoğan, "Peki bu YalovaBelediyesi bu helikopteri alıp da ne yapacak" diye sordu. "İş bilenin kılıç kuşananındır" özdeyişini hatırlatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Yalana, dolana, talana oy verilmez. Doğruya, dürüstlüğe, hakikate oy verilir. Biz ne aldanan olduk ne aldatan olacağız, olmayacağız. Dürüst olacağız, yapacağımızı, yaptığımızı söyleyeceğiz. Yaptıklarımız, yapacağımızın teminatı olacak. Siyaset ilkeli olmayı gerektirir. Her şeyden önce böyle bir ilkeli duruş CHP'de yok. Ben tüm kardeşlerime, Yalova'nın tüm halkına özellikle bir şey hatırlatmak istiyorum. Yalovabugüne kadar hep hizmete baktı inşallah bundan sonra da hizmete bakacak. Yalova bugüne kadar kendisine hizmet edeni tercih etti inşallah yine aynısını yapacak. Yalova inşallah bu kirli ittifaka pirim vermeyecek. Yalova'daki MHP'li, Saadet Partili, BBP''li, diğer partilere mensup kardeşlerimin eli inşallah CHP'ye gitmeyecek, CHP'ye mührü basmayacak diyorum. Asıl ittifak, inanıyorum ki Yalova halkının, tüm Yalovalı kardeşlerimin Yalova'nın geleceğine yönelik ittifakı olacaktır."

Gebze-Orhangazi-İzmir otoyolu

Tüm Türkiye'de olduğu gibi Yalova'da da büyük yatırımları gerçekleştirdiklerini vurgulayan Erdoğan, "Büyük bir deprem yaşamış Yalova'yı enkazın altından biz çıkardık. Unutmayın DSP, CHP'nin yavrusudur, MHP, ANAP o depremin altında kaldılar ve 3,5 senede bırakıp gittiler" ifadesini kullandı.

Yalova'yı modern bir şehir hüviyetine kendilerinin kavuşturduğunu belirten Başbakan Erdoğan, yapılan yatırımlara ilişkin bilgi verdi. Gebze-Orhangazi-İzmir otoyolu güzergahının Yalova'yı da kapsadığını anımsatan Erdoğan, "Bu otoyolla Kocaeli, Yalova, Bursa, Balıkesir, Manisa, İzmir illerimizi çağın teknolojisiyle birbirine bağlıyoruz" dedi.

Bağlantı yoluyla 433 kilometre uzunluğundaki yolda çalışmaların devam ettiğini bildiren Erdoğan, çalışmalara ilişkin kısa bilgi aktardı.

Otoyolun tamamlanmasıyla İstanbul - Bursa ulaşımının 3 saatten 1 saat ya da 1 saat 15 dakikaya ineceğini vurgulayan Başbakan Erdoğan, 9 saat olan İstanbul - İzmir ulaşımının 3,5 saate ineceğini söyledi. İstanbul - Eskişehir ulaşımının ise yaklaşık 3 saate düşeceğini dile getiren Erdoğan, yap-işlet-devret modeliyle yapılan yolun maliyetinin 10 milyar lira olduğunu ifade etti. Erdoğan, yolun 2018 yılında tamamlanacağını da kaydetti. 

"Arboretum meselesi"

Yalova'da yapılması planlanan diğer yatırımlara da değinen Erdoğan, "Burada bizim önemli adımlarımızdan bir tanesi, yalan yanlış birçok şeyler konuşuluyor. Özellikle Arboretum meselesi. Arboretum meselesiyle ilgili söylenenlere asla inanmayın. Ben bu konuyu da belediye başkanımızla görüştüm. Bu tür şeylerde böyle önüne gelen bir şeyler konuşuyor. Yapılacak olan bu projenin bir turizm alanı olması, 5 yıldızlı otel ve kongre merkezi dışında buraya bir şey yapılmayacak. Olayın aslı budur. Bunu bizzat bizler de takip edeceğiz" ifadesini kullandı.

Kocaeli, Bursa ve İstanbul büyükşehir belediyelerinin Yalova'nın kardeş belediyeleri olacağını dile getiren Erdoğan, "Yani Yalova'yı kendi başına inşallah bırakmayacağız" dedi.

Başbakan Erdoğan, Roman mahallesinde kentsel dönüşüm çalışmalarını, Romanlarla koordineli olarak halledeceklerini ve onlara insanca yaşayabilecekleri kendi kültürlerine uygun kentsel dönüşümün sağlanacağını belirtti.

Yalova'da eğitim ve ulaştırmanın yanı sıra diğer alanlarda da yapılan yatırımları anlatan Erdoğan, şöyle devam etti:

"CHP'nin buraya yapacağı bir şey yok. Oylarımızı asla israf etmeyelim. Bir olalım, iri olalım, beraber olalım, kardeş olalım, Türkiye olalım. Ben sizlerle beraber bunu başaracağımıza inanıyorum. Yalovamız sanayi, tarım ve turizm şehri. Bu şehrimizi yanlış tercihler geri götürür, inşallah ben buna fırsat vermeyeceğinize inanıyorum ve diyorum ki gelin burada öyle bir karar verelim ki bu kararla birlikte inşallah geleceğe yönelik adımlarımızı çok daha farklı şekilde atmanın yollarını burada açalım. "

Almanya ziyareti

Almanya'da Avrupalı Türk Demokratlar Birliğinin kuruluş yıl dönümü etkinliğine katıldığını hatırlatan Başbakan Erdoğan, daha Almanya'ya gitmeden CHP'nin oradaki uzantılarının provakatif eylemler hazırladığını savundu.

Erdoğan, "İşte bizim oraya gitmemizi engellemek için buradaki yandaş medyasıyla oradaki uzantıları müşterek kampanyalar düzenlediler, düşünebiliyor musunuz? Kendi ülkesinin başbakanını oradaki yandaş medyalarıyla farklı bir şekilde lanse etmeye çalışanlardan ne bekleyebilirsiniz? Fakat Köln'ün en büyük salonunda 20 bin Türk onlara en büyük cevabı verdi. Dün televizyonlarda belki de izlediniz, bir olduk, beraber olduk, iri olduk, diri olduk, hep beraber Türkiye olduk, mesele bu" diye konuştu.

Rabia işaretini hatırlatan Erdoğan, işaretin içerdiği dört önemli başlıktan ilkinin tek millet, ikincisinin tek bayrak, üçüncüsünün tek vatan, dördüncüsünün ise tek devlet olduğunu vurguladı.

Erdoğan, "Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet olarak geleceğe yürüyoruz ve artık sıradan bir Türkiye yok. Artık yeni Türkiye var" ifadesini kullandı.

CHP'li İnce de mitingi izledi

Başbakan Erdoğan konuşmasının ardından eşi Emine Erdoğan, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, AK Parti genel başkan yardımcıları Süleyman Soylu ve Mustafa Şentop ile çok sayıda AK Partili milletvekilleri ve bazı çevre illerin belediye başkanlarıyla vatandaşlara karanfil dağıttı. Erdoğan, sahneye aldığı çocukları severek hatıra fotoğrafı çektirdi.

Bu arada, CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce'nin de meydana bakan bir salondan, Başbakan Erdoğan'ın konuşmasını izlediği görüldü.

Kaynak: AA

26 May 2014 - 09:42 - Siyaset



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Canlı Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Canlı Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Canlı Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Canlı Haber değil haberi geçen ajanstır.



Anket Kanal İstanbul anket Yapılmalı Mı ? Yapılmamalı mı ?