Başkanlık Sistemi Nedir? Artıları ve Eksileri Neler?Türk Tipi Başkanlık Sistemi Nedir?

Başkanlık Sistemi nedir?Büyük tartışmalara neden olan ve gündeme bomba gibi düşen 'Türk Tipi Başkanlık Sistemi' ile ilgili önemli bilgiler hazırladık. Peki Hangi ülkelerde başkanlık sistemi var? Türk Tipi Başkanlık sisteminin özellikleri nedir?

Ülkemizin 2016'teki en önemli gündemi şüphesiz "Başkanlık Sistemi" Peki Başkanlık sistemi nedir? Dünyada nasıl uygulanıyor? İyi mi kötü mü? İşte cevapları ve uzmanların değerlendirmeleri...

11. CUMHURBAŞKANI ABDULLAH GÜL BAŞKANLIK SİSTEMİ ÜZERİNE AÇIKLAMA YAPTI

Başkanlık sistemi ile ilgili fikirlerinin sorulması üzerine Abdullah Gül, 

"Benim bu konudaki fikirlerim biliniyor. Bu konuların bilinerek tartışılması çok önemli. Nasıl bir başkanlık? Çok önemli. Türk tipi bir parlamenter sistem yaşadık ve bunun sıkıntılarını gördük. Türk tipi bir başkanlık sistemi olmaması gerekir. Bir başkanlık sistemi olacaksa ABD'de olduğu gibi gerçekten kuvvetler ayrılığının açık seçik sarih bir şekilde yazıldığı, her şeyin çok iyi tarif edildiği gelişmiş demokrasilerde hukukun üstünlüğüne dayalı şekilde olursa şüphesiz o da demokratik bir sistemdir."

şeklinde konuştu.

Türkiye’de aslında yaklaşık 30 yıldır konuşulan başkanlık sistemi tekrar gündeme geldi. Konuyu tartışmadan önce Başkanlık sisteminin ne olduğunu, nasıl uygulandığını, türlerini açıklığa kavuşturmakta fayda var. ABD’de de, Afganistan’da da bu sistemin uygulanıyor olmasının yarattığı tezat bunu zorunlu kılıyor. İşte ana hatlarıyla, bu konu hakkındaki soruların cevapları ve uzmanların Başkanlık sistemiyle ilgili değerlendirmeleri.

BAŞKANLIK SİSTEMİ NEDİR?

Yasama, yürütme ve yargı organları arasında kesin bir ayrıma ve dengeye dayanan, yasama ve yargı organlarının demokratik denetimi içinde, yürütmenin iktidar olanaklarını genişleten bir hükümet sistemidir. Başkanlık sisteminde yasamanın yürütmeyi fesh etme yetkisi yoktur.

YARI BAŞKANLIK SİSTEMİ NEDİR?

Hükümet başkanı ve cumhurbaşkanı arasında yürütme yetkilerinin paylaşıldığı, yasama ve yürütmenin işbirliği içinde çalıştığı kesin kuvvetler ayrılığının olmadığı bir hükümet sistemidir. Bu sistemde de Cumhurbaşkanı genel oy ile halk tarafından seçilmekte ve hükümet millet meclisi önünde sorumlu sayılmaktadır.

 

YARI BAŞKANLIK SİSTEMİNİ DİĞER SİSTEMLERDEN AYIRAN FARKLAR

Klasik parlamenter rejim Cumhurbaşkanına sembolik görevler yüklediği halde, yarı başkanlık sisteminde yetki sahası daha geniştir. Örneğin meclisi dağıtabilme, referandum isteyebilme, anayasa konseyi üyelerini atama ve anayasanın 16 maddesi gereği olağanüstü durum ilan ederek yasama, yürütme ve hatta yargı gücünü elinde toplayabilmektedir. Cumhurbaşkanı, dış politika ve savunma konularında da ağırlığa sahiptir.

7 yıl için seçilen Cumhurbaşkanı vatana ihanet dışında mutlak bir sorumsuzluk taşımaktadır. Yasaları onaylayan Parlamento, hükümeti denetleme ve düşürebilme yetkisine sahip olduğu halde, Cumhurbaşkanına karşı denetleme yönünden her hangi bir yetkisi yoktur.

BAŞKANLIK SİSTEMİ HANGİ ÜLKELERDE VAR?

Başkanlık sistemi dünyada genel olarak iki farklı şekilde uygulanıyor. Fransa gibi bazı cumhuriyet rejimlerinde Cumhurbaşkanı aynı zamanda devlet başkanı unvanına sahip ancak altında bir de Başbakan bulunuyor. Yürütme yetkisini başbakanla başkan paylaşıyor. Son söz Cumhurbaşkanı’nda oluyor. ABD gibi bazı ülkelerde ise devlet başkanı hemen hemen tüm yürütme yetkisini kendinde topluyor. Dünyada Başkanlık sistemini uygulayan ülkelerin sayısı 38. Bunlar arasında ABD, Venezuela, Güney Kore, Meksika, Panama, Filipinler, Kenya, Kıbrıs, Brezilya, Ermenistan, Afjantin ve Afganistan gibi ülkeler bulunuyor. 

BAŞKANLIK SİSTEMİNİN ÖZELLİKLERİ

Başkanlık sistemininin en tanımlayıcı özelliği yürütmenin nasıl ve ne şekilde seçildiğidir. Başkanlık sistemini parlamenter sistemden ayıran temel özellik, yürütme organının biçimi ve rolü ile ilintilidir ve parlamenter sistemden farklı olarak, başkanlık sisteminde yürütme organı ile yasama organı iç içe geçmemiş durumdadır.

 

Başkanlık sistemi aşağıdaki özellikleri taşır:

  • Devlet başkanı yasa önermez fakat yasama organının (parlamento) yaptığı yasaları veto etme hakkına sahiptir. Buna rağmen yasama organından nitelikli bir çoğunluk bu vetoyu iptal edebilir. Bu yöntem İngiliz Monarşi sisteminde herhangi bir yasanın kraliyet onayı olmadan yürürlüğe konamayacağı konseptinden türetilmiştir.
  • Sabit bir başkanlık süresi vardır. Seçimler planlanmış tarihlerde yapılır. Güvensizlik oyu ile hükûmet düşürülüp erken seçimler düzenlenemez. Bazı ülkelerde devlet başkanının kanunları ihlal ettiği durumlarda "Impeachment" denilen meclis soruşturmasıyla erken seçimlere gidilmesi şeklinde istisnalar vardır.
  • Yürütme erki tektir. Kabine üyeleri devlet başkanıyla birlikte çalışır ve yürütme ile yasama organlarının ilkelerini tatbik etmek zorundadırlar. Başkanlık sisteminde devlet başkanının bakanlar kurulu için önerdiği adaylar ve hakimler yasama organı tarafından onaylanmalıdır. Devlet başkanı; kabine üyeleri, ordu veya yürütme erkinin herhangi bir çalışanını doğrudan yönetme hakkına sahiptir. Fakat hakimleri fesh etme veya emir verme gibi bir yetkisi yoktur.
  • Yasama ve yürütmenin ayrıldığı yönetimlerde suçtan hüküm giymiş mahkum ve suçluları affetme veya cezalarını hafifletme genelde devlet başkanının elindedir.

"Başkan" terimi yalnızca başkanlık sistemiyle yönetilen ülkelere has bir ifade değildir. Örneğin popüler olsun veya olmasın, yasal yollarla seçilmiş olsun veya olmasın bir diktatör de başkan olarak isimlendirilir. Aynı şekilde bunun tersi olarak pek çok parlamenter ve demokratik sistemlerde de devlet başkanı makamına büyük ve şatafatlı törenlerle geçer.

ELEŞTİRİLER

Otoriter rejime olan eğİlim: Siyaset bilimciler ve akademisyenler tarafından istikrarlı olmadığı ve demokratik olmayan bir sistem yaratma riskinin bulunduğu nedeniyle eleştiriliyor. 

Kuvvetler ayrılığı: Bazı durumlarda devletin değişik organları arasında istenmeyen tıkanıklara neden olabileceği belirtiliyor. 

Başkanlık değişiminde engeller: Başkan olan kişinin 4 yıllık görev süresi dolmadan başkanlıktan uzaklaştırılmasının çok zor olması bir başka eleştiri konusu. 

Ülkelerin siyasi geleneklerine göre farklılıklar: Bazı siyaset bilimcilere göre başkanlık sisteminin tamamen kendisine özgü şartları olan ABD dışında, istikrarlı bir demokrasi yarattığı görülmemektedir.

TÜRKİYE'DE UYGULANABİLİR Mİ?Türk Tipi Başkanlık Sistemi

Başkanlık sistemi, ABD ve birkaç örnek dışında, demokratik bir siyasal sistemi sürdürememektedir. Başkanlık sistemi denemeleri özellikle Latin Amerika ülkelerinde diktatörlüklere ve askeri rejimlere dönüşmüştür. Bu nedenle, dünyada demokratik başkanlık sistemlerinden çok, demokratik olmayan başkanlık rejimlerinin bulunduğunu görmek gerekir.

Başkanlık sistemlerinde seçimleri yalnızca bir aday kazanmakta, bu aday da kabine üyesi olan Bakanlarını atayarak yürütme organının tek gücü durumuna gelmektedir. Yürütme organının tek ve güçlü bir başkanca ele geçirildiği durumlarda Türkiye gibi demokrasi geleneği ve demokratik kurumsal yapılar oturmamış olan ülkelerde sistemin demokratik yapıdan uzaklaşması çok kolay olabilmektedir.

Bir kişinin yürütme organını kontrol ettiği ve yasama organına karşı değil de (4 ya da 5 yılda bir yapılan seçimlerde) seçmene karşı sorumlu olması, sistemin demokratiklik niteliğine zarar vermektedir. Oysa, Parlamenter sistemlerde Hükümet, her an Parlamento tarafından güvenoyu ve güvensizlik oyu mekanizmalarıyla denetlenmektedir. Ayrıca, Parlamenter sistemlerde Meclis içinde Hükümet üyelerine karşı verilen yazılı ve sözlü soru önergeleri, Bütçe ve Araştırma Komisyonları yoluyla da Hükümet icraatları denetlenmektedir. Bu durumda, demokratik sitemin ruhuna parlamenter sistemin daha çok uyduğu kolayca iddia edilebilir.

Halk tarafından seçilen güçlü bir Başkan, seçim dönemi boyunca Meclis denetiminden uzak biçimde iktidarda kaldığında sitemin demokratik yapıdan uzaklaşma riski, ciddi bir tehlike olarak mevcut olacaktır. Bugün bile "ganimet sistemi" yapılanması ile Hükümetlerin yönetimi ve sistemi kontrol etmesinden yakındığımız düşünülürse, Başkanlık sisteminde gerçek denetimlerden uzak güçlü Başkan, sistemi tamamıyla ganimet sistemine dönüştürebilecektir.

Başkanlık sitemlerinde sağ ve solda merkez partileri biçiminde iki siyasi partili sistem ortaya çıkmaktadır. Bu durumda, Parlamentoda çeşitlilik ve farklı görüşleri temsil olanağı da ortadan kalkmaktadır. Bu durumun liberal demokrasinin ve çoğulculuğun ruhu ile çeliştiği söylenebilir.

Sonuç olarak, Türkiye’de demokratik rejimin sürmesi ve kökleşmesine uygun olan sitem, Parlamenter sistemdir. Başkanlık sistemi, Türkiye’yi demokratik sistemden koparma tehlikesini de beraberinde getirecektir.

 

UZMANLAR NE DİYOR?

PROF.DR MÜMTAZ'ER TÜRKÖNE

"Türkiye'de başkanlık sistemi kesinlikle olamaz. Çünkü savunanlar bu sistemin ne olduğunu bilmiyorlar. Bilmedikleri sistemi nasıl getirecekler. Erdoğan, başkanlık sistemine gerekçe olarak yargının atamalara müdahale etmesini gösteriyor. Başkanlık olunca müdahale edemeyecek mi? Başkanlık sistemi güçlü bir icra yaratır, ama başkanın eline yasama ve yargıyı vermez. Tersine üç erki birbirinden kesin hatları ile ayırır. Çoğunluk iktidarı parlamenter sistemde başkanlığa göre daha güçlüdür. Çünkü seçimi kazanan hem icrayı hem de yasamayı kontrol eder. Aklı başında birinin Erdoğan'a başkanlık sisteminin yasama ve yargının başkana bağlanması olmadığını anlatması lâzım. Denge-fren mekanizması Başkanlık sisteminde daha güçlü işler. Neticede başkanlık sistemi de demokratik bir sistemdir; ancak Erdoğan ayrı bir yargının, ayrı bir yasamanın mevcut olmadığı bir sistemi savunuyor. Bunun adı başkanlık değil diktatörlük veya tiranlıktır. İngiltere kraliçesi başkan gibi diyen bir cumhurbaşkanının görev yaptığı ülkeye bütün dünya güler. G 20'nin yarısı değil sadece 6'sı başkanlıkla yönetiliyor.

ABD örneği her zaman yanlış bir örnektir. ABD başkanı sadece savunma ve dışişleri konusunda yetkili, diğer bütün yetkiler federe devletlerde. ABD sistemi Türkiye'ye gelse, devlet başkanı Yalova kaymakamından biraz hallice olur. Federal sistem dışında ABD sistemi işletilemez. Bir devlette üç kuvvet bulunur. Şayet icra yasamadan bağımsız olacaksa, başkanlık sistemi, yürütme ve yasama tek eldeyse parlamenter sistem. Yargı her halükarda ikisinden de bağımsızdır. Yargının bağımsız olmadığı bir devlet hukuk devleti de değildir demokratik de değildir. "

Prof. Çağrı Erhan - Ankara Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi

Daha evvel Turgut Özal’ın ve cumhurbaşkanlığının son döneminde Süleyman Demirel’in de benzer açıklamaları var. Son 30 yıldır, yani 12 Eylül 1980’den bu yana bu konu konuşuluyor. Demek ki tartışılması lazım. Farklı cenahlardan bu kadar üzerinde durulduğuna göre reddedip bir kenara atmak doğru değil. Akademik dünyada da, siyaset dünyasında da konuşuluyor uzunca bir süredir çünkü bu konu. Bu aslında sadece cumhurbaşkanının yürütmenin başında olduğu bir sistem değil. Başkanlık sisteminin dünyada uygulandığı farklı ülkeler var. Mesela ABD’deki başkanlık sistemiyle Fransa’daki yarı başkanlık sistemi veya Rusya’da uygulananla Güney Amerika ülkelerinde uygulananlar farklı. Hangi sistemden bahsettiğimizi açıkça ortaya koymamız lâzım. Türkiye’de sağ siyasetçilerin genellikle referans noktası ABD’deki başkanlık sistemi. Ama ABD’deki siyasi sistemin ortaya çıkış ve gelişimi Türkiye’den çok farklı.

O zaman güçler ayrılığı rejiminin katı biçimde uygulanması lâzım. ABD’de böyle. Bakanlar Kurulu üyeleri aynı zamanda milletvekili yani yasama üyesi olamaz. Yasamayla yürütme arasında kesin bir çizgi olmalı. Keza, artık yürütmenin başı olan cumhurbaşkanını denetleyecek bir senatoya, üst meclise ihtiyaç var. Bu daha evvel 1961 Anayasası’yla denendi ama o zaman başkanlık sistemi olmadığı için şu an sözünü ettiğimiz fonksiyonu yerine getirmedi. Bunların ötesinde yöntem çok önemli. Yapılması gereken, tüm siyasal parti temsilcilerinin, akademi dünyasının, iş dünyasının, emek dünyasının, STK’ların katılımıyla geniş bir anayasa kurultayı toplayıp, bunun en az bir yıl çalışması, bu çalışmalarda başkanlık rejiminin de tartışılmasıdır. Böylece ortaya sivil, demokratik bir anayasa taslağı çıkarılır, bu daha sonra mecliste tartışılır son şekli verilir ve referanduma götürülür.

Prof. Dr. Raşit Kaya - ODTÜ Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Öğretim Üyesi

Türkiye’ye bu sistemin uymayacağı geçmişte tartışılıp karara bağlanmıştı. 2002 seçiminden önce de bu tartışma yaşandı ve seçimden sonra bu proje ertelendi. Bu sistem Türkiye’ye uymaz. Sistem Türkiye’ye demokratik bir siyasal yaşam getiremez. Ne gelenek olarak, ne siyasal, ne kültürel açıdan ne de toplumdaki şu andaki polarizasyon açısından Türkiye’de böyle bir sistem işlemez. Var olan bölünmeleri arttırarak çok ciddi çatışmalara neden olur. Bir kere Başkanlık sistemi dendiği zaman demokratik işlerlik gösteren bir tek örnek var.

O da ABD. Ama ABD’ye baktığımız zaman onların siyasal sistemi ile Türkiye’nin mevcut siyasi sistemi kökten farklı. Aklımıza gelmesi gereken şey şudur; ABD bir federal sistemdir. Türkiye’de başkanlık sistemine geçişle federal sisteme geçişin adımı mı atılıyor? Bu konu öyle akla geldiği zaman telaffuz edilecek kadar basit bir konu değil. Asıl endişe verici olan bu. Bu konuda önce derinlemesine inceleme ve değerlendirmeler yapmak lâzım.

KEMAL KILIÇDAROĞLU'NUN BAŞKANLIK SİSTEMİ İLE GÖRÜŞLERİ

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, başkanlık sistemi tartışmalarına tepki gösterdi.
Kılıçdaroğlu, "Ne demek başkanlık sistemi? Mesela ben merak ediyorum ne demek? İlla Erdoğan’a göre bir rejim mi oluşturacağız biz? Parlamenter sistem var. Şimdi 150 yıllık defteri kapatacağız yeni bir sayfa açacağız. Kimin için? Halk için mi? Hayır." dedi.

Bursa’da yerel bir televizyonun konuğu olan Kılıçdaroğlu, fazla kalabalık olmaması için il örgütüne haber vermeden il başkanı ile birlikte sabah saat 06.00’dan itibaren Bursalılarla birlikte olduğunu kaydetti. Kılıçdaroğlu, kahvehanede çay, çorbacıda vatandaşlarla çorba içtiğini, kamyon şoförleri ile sohbet ettiğini, bir eve sabah kahvaltısında konuk olduğunu hatırlattı.

Konuştuğu herkesin borçtan şikayet ettiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu: "Bu kez karşılaştığım mekanlarda, yerlerde sorunların giderek ağırlaştığını gördüm. Özellikle vatandaşlar borçtan şikayet ediyorlar, cezalardan şikayet ediyorlar, pahalılıktan şikayet ediyorlar, iş alamamaktan şikayet ediyorlar. İşi olanlarda en azından bir işleri olduğu için şikayet etmekle beraber yine de memnunlar. Yani sonunda bizim bir işimiz var diyorlar."

'TÜRK SİYASETİNDE EN TEMEL SORUN KİRLENMİŞLİK'

Türkiye’nin gündeminde başkanlık sisteminin olduğu, Cumhurbaşkanı'nın, önceki gün yasama, yürütme ve yargı başkanları ile bir araya geldiğinin hatırlatılması üzerine Kılıçdaroğlu, şunları dile getirdi: "Önce şu soruyu soralım. Türkiye rejim değişikliğine hazır mı, değil mi? Biz cumhuriyeti nasıl kurduk, parlamenter sistemi nasıl kurduk, bunun tarihini biliyor muyuz? 150 yıllık parlamenter sistem deneyimimiz var. 150 yıl. Şimdi 150 yıllık defteri kapatacağız yeni bir sayfa açacağız. Kimin için? Halk için mi? Hayır. Halk parlamenter sistemden şikayet ediyor mu? Parlamenter sistemin artısı, eksisi nedir oturup masaya tartıştık mı? Eksileri varsa eksilerini gidermek için oturup çalıştık mı? Hayır. Şu anda Türk siyasetinin en temel sorunu nedir? En temel sorunu Türk siyasetinin kirlenmişliğidir. Siz hırsızları siyasetten arındırdınız mı? Onları Parlamento'dan attınız mı? Sistemin dışına çıkardınız mı? Halkı soymaktan kurtardınız mı? Kurtarmadınız. Adına ne derseniz deyin olmaz. Önce bunu yapacaksınız. Bunu yapmak için yola çıktınız mı? Hayır. Ne demek başkanlık sistemi? Mesela ben merak ediyorum ne demek? İlla Erdoğan’a göre bir rejim mi oluşturacağız biz? Parlamenter sistem var, 150 yıllık deneyimimiz var. Aksayan yönleri var mı? Elbette var, ben de biliyorum. Giderebilir miyiz? Elbette giderebiliriz. 150 yıllık bir deneyimi çöpe atacaksınız, hiç bilmediğimiz bir sisteme geçeceğiz birisinin keyfi olacak diye."

'OTUR OTURDUĞUN YERDE, MİLLETİN BOĞAZINDAN KESİP SARAY DA YAPTIK'

Rejimin kanla, gözyaşı ile kurulduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: "Yazık günahtır bu ülkeye. Birisinin keyfine göre ülke yönetilmez. Otoriter bir sistemi kabul etmiyoruz. Otoriter sistem diktatörlüğü getirir. Otoriter sistem yolsuzluğu getirir. Otoriter sistem insanlara düşünmemeyi öğretir. Otoriter sistem tek merkezden talimat alın, onun dışına çıkmayın algısını ve uygulamasını yaratır. Toplum buna hazır mı, toplum bunu istiyor mu? Hayır. Biz buna şiddetle itiraz ederiz. Biz demokrasiyi savunuyoruz, insan haklarını savunuyoruz. Temel sorun nedir? Başkanlık mıdır? Allah aşkına buyurun Bursa’ya gidelim, sabah gittim. Başkanlık sisteminden söz eden yok. Ama açtan, işten, ekmekten, işsizlikten bahseden dünya kadar insan var. Bunların derdiyle ilgilenen var mı? Hayır yok. Ben başkan olacağım. Otur oturduğun yerde, sana saray da yaptık orada. Bu milletin boğazından kesip vergi diye ödediği beş kuruşları topladık sana saray da yaptık. Kaçak sarayında oturuyorsun. Otur oturduğun yerde. Hala doymuyorum diyor ben. Rejimimi meşrulaştıracağım diyor. Kaçak bir şey meşrulaşmaz. Yolsuzluk üzerine inşa edilen bir düşünce, bir felsefe, bir inanç, bir kültür, bir bina meşrulaşmaz."

* Başkanlık sisteminde ülkenin başında olağanüstü yetkilerle donatılmış halk tarafından seçilmiş bir kişi bulunur. Tüm kamu kurumları dolaylı olarak ya da doğrudan başkana bağlıdır. Ülkenin ordusu, ilgili bakanlığa bağlıdır ve başkan ordunun başkomutanıdır. Başkan vatana ihanet dışında hiçbir suçlama ile yargılanamaz, görevden uzaklaştırılamaz. Başkanın yargılanabilmesi için millet meclisi üyelerinin üçte ikisinin oyu gereklidir. Meclis tarafından onaylanmış bir kanun, başkan tarafından sadece bir kez veto edilebilir. Yüksek yargı atamaları da dahil olmak üzere tüm yüksek kamu görevlisi atamaları başkan tarafından yapılır.

* Gelişmemiş ülkelerde başkanlar defalarca seçilebilirken gelişmiş ülkelerde bunun önüne geçmek için başkan bir kere ya da en fazla iki kere seçilebiliyor.

* Parlamenter sistem ile Başkanlık sistemi arasındaki farklara gelirsek… Parlamenter sistemde ülkenin başında cumhurbaşkanı var. Ülkeyi yönetme görevini hükümet üstlenirken, cumhurbaşkanı hükümetin çalışmalarını denetler ve yüksek kamu görevlilerinin atamalarını yapar. Başkanlık sisteminde tüm bu yetkiler tek kişinin elinde toplanır. Parlamenter sistemle cumhurbaşkanı-hükümet arasında güç dağılımı yapılarak denge oluşturulmaya çalışılmıştır. Başkanlık sisteminde ise güç neredeyse tamamen başkanda toplanmıştır.

* Başkanlık sisteminin avantajları: Başkanlık sisteminin en büyük avantajı yönetim kargaşasına son vermesi. Karar verme yetkisi genellikle tek kişide olduğu için kanunlar çok hızlı bir şekilde yasalaşır. İyi bir yönetimle başkanlık sisteminde ülke çok hızlı bir şekilde kalkınabilir. Özellikle kanun tasarılarının hızlı bir şekilde yasalaşması, acil durumlarda alınacak önlemler açısından başkanlık sistemi faydalıdır.

* Başkanlık sisteminin dezavantajları: En büyük dezavantajı diktatörlüğe yol açacağı endişesidir. Başkan isterse kendi çıkarına uygun kişileri yüksek kamu görevlerine atayabilir. Gelişmemiş ülkelerde bir kişi yıllarca başkan olarak görev yapabilmektedir. Eğer başkan kişisel olarak başkanlık koltuğunu doldurmakta yetersiz kalırsa ülke hem ulusal sorunların çözümünde bunalıma girer hem de devletler arası ilişkilerde zayıf kalır.

* Bu değerlendirmelerin çoğu ABD’deki Başkanlık sistemini anlatıyor. Ek olarak, ABD’de iki meclisli bir sistem bulunuyor. Meclis seçimleri ile başkanlık seçimleri ayrı yapılıyor. Senatoya, her eyaletten 2 senatör 6 yıllığına halk tarafından seçiliyor. Temsilciler Meclisi, iki yılda bir her eyaletin nüfusuna göre toplam 435 olarak halk tarafından seçiliyor. Senato üst meclis olarak kabul ediliyor. Yasa teklifleri her iki mecliste de ayrı ayrı görüşülüp kabul ediliyor. Eğer anlaşmazlık olursa uzlaşma kurulları kuruluyor. Her iki mecliste de kabul edilen yasa başkanın onayına sunuluyor.

* Yarı başkanlık sisteminde, başkan yetkilerini meclis tarafından seçilmiş başbakan ile paylaşıyor. Bu sistemde cumhurbaşkanı doğrudan halk tarafından seçiliyor. Yarı başkanlık sistemindeki amaç, gücün daha fazla paylaşılmasını sağlamak.

* Yarı başkanlık sistemine örnek olarak; Fransa, Rusya, Portekiz, Mısır gibi ülkeler gösterilebilir. Başkanlık sistemi ile yönetilen ülkeler ise ABD, İran, Arjantin, Brezilya, Endonezya, Kenya, Kıbrıs, Afganistan.

TURGUT ÖZAL'DAN BAŞKANLIK YORUMU

02 Mar 2016 - 15:57 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Canlı Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Canlı Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Canlı Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Canlı Haber değil haberi geçen ajanstır.

18

sükrü - isinize geldihi gibi dehilmi yuhhh size siz hangi akila yorum yapiyorsunuz. TAYYIB edogan bir dünyaya bedel siz kimsiniz.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 02 Mart 15:57
17

halil - yazıklar olsun bize allah diyenlere gulun dikenini ondan uzak olanlara ise gulu atıyorsunuz hic birseyin ayrıntısını kşmsenin niyetini bilmeden yorum yapmayı ameller niyetlere göredir sizin göreviniz allah diyenin pesinden gitmek!

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 02 Mart 15:57
16

Yorum - Ankarada patlama yine insanlar öldü yine ciğerimi kaniyor

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 02 Mart 15:57
15

Yorum - Yüce Rabbim senin hakkından gelsin ve Başkanlık sistemi gurmiyesin ülkeyi batırdı birde başkanlık istiyor

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 02 Mart 15:57
14

Helal - Tayip başkan eyer gerçek bir müslüman sa o karısını yanında kukla gibi gezdirmesin kılıçdaroğlu eşini hiç görmüyoruz

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 02 Mart 15:57
13

Bi araştır bakalım - Benim bildiğim akp bu milleti yine inandırır. Diktatörlüğü başkanlık diye bu millete gagalar. Olan yine milletin kendisine olur. Başkanlık kararnamesi yetkisi ne demek, kamu görevlilerini atama yetkisi ne demek. Bunların ne anlama geldiğini bilmek için iyi araştırmak lazım.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 02 Mart 15:57
12

Tc Türk - Almanya gelismis bir ülke neden baskanlik yok onlar geri zekalimi

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 02 Mart 15:57
10

sükrü - evet baskanlik sitemi gelecek , TAYYIP erdogan bizim hem cumhurbaskanimiz hemde padisahimiz. osmanli yeniden kurulacak TAYYIP erdogan padisahimz olacak. bunun hizmetini biz müslümanlar verecek bu nimetlerden herkes yararlanacak dünya yeniden titricek cesurlar önde korkaklar geride kalsin ya ALLAH bizim düstürümüz.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 02 Mart 15:57
09

vatandaş - ancak bu kadar yanlı bi haber yapılabilirdi helal olsun size. Hep eleştirileri vermişsiniz bir de artılarını verseydiniz keşke. Artıları cımbızla çekip alıyoruz. Algılarla bu kadar mı oynanır ya. size uyarı...

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 02 Mart 15:57
08

Schierina - Amarikada baskanlikla idare ediliyor " fransa yarim baskanlik idare ediliyor biz daha buna hazir degiliz

Ama tam da anlatmis degilim iyi okumK gerek diyorum

Türk vadandas larinin baskanlik sistemin anlatilmasi gerek

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 02 Mart 15:57
07

Kemal Kayık - KEMAL KILIÇDAROĞLU'NUN BAŞKANLIK SİSTEMİ İLE GÖRÜŞLERİni almışşınız bir de Kemal efendi SGK,diyanet,başörtü,mega projeler hakkındaki görüşlerini alırsanız makbule geçer teşekkür ederim.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 02 Mart 15:57
06

Kemal Oğuz - Yazı güzel olmuş ellerinize , emeğinize sağlık

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 02 Mart 15:57
04

Mustafa Uğur - Erdoğan yakında padişahlık sistemide getirir.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 02 Mart 15:57
02

MİLLET FERDİ - Aleyhinize yazılan yorumları beğeniyoruz hiçbir beğeni değişmiyor! Çok demokratiksiniz ya hani!!!

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 02 Mart 15:57
01

Vatandaş-2 - Başkanlık sistemi parlamenter sistemden istikrar açısından daha iyidir. Ancak ülke olarak demokrasiyi tam sindiremediğimizden yan etki yapabilir. Siyasal aktörlerin bunu iyice düşünmesi gerekir.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 02 Mart 15:57



Anket Kanal İstanbul anket Yapılmalı Mı ? Yapılmamalı mı ?