Uygur Türklerine işkence edilen kampların konumları uydudan silindi

Çin tarafından Doğu Türkistan bölgesinde yaşayan Uygur Türkleri'ne uygulanan zulmün tanımı ile BM'nin yaptığı soykırım tanımlaması birbiriyle tamamen örtüşüyor. Bu da şu demek oluyor ki Müslüman Uygur Türkleri, Çin tarafından uygulanan zulüm ile tarihten silinmeye çalışılıyor. Uygur Türklerinin kapatılarak işkence edilmesi için insanlık suçu işleyen Çin tarafından inşa edilen ve uydudan görüntüleri silinen 260 tane kampın görüntüleri ortaya çıktı. Bu toplama kamplarında gözaltına alınan Uygur Türklerinin yüzde 80'inden hiçbir şekilde haber alınamamasına ve katledildikleri açıkça ortada olmasına rağmen dünya, Doğu Türkistanlı Müslümanların sesini bir türlü duymak istemiyor.

+2
Haber albümü için resme tıklayın

Doğu Türkistan'ın esas sahibi Uygur Türklerini bölgeden temizleyerek buraları Çinli nüfus ile doldurmak isteyen Çin tarafından Uygur Türklerine uygulanan ve insanlık suçu sayılacak zulümler ile Birleşmiş Milletler Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılmasına İlişkin Sözleşme'deki soykırım tanımı birbiriyle birebir örtüşüyor. Doğu Türkistan'da bulunan 500 civarındaki potansiyel toplama kampı ve gözaltı merkezi alanının bulunduğu yerler, sivil toplum kuruluşları, insan hakları aktivistleri, politika düşünce kuruluşları ve gazeteciler, uydudan elde edilen görüntüler ve görgü tanığı hesaplarının açıklamaları ile tespit edildi. Çin'in bugün toplu gözaltı programının bir parçası olarak kullandığı 315 konum, kamuoyu ile de paylaşılan Buzz Feed News araştırması sayesinde belirlendi. Toplama kamplarında bulunan ve gözaltına alınan Uygur Türklerinin yüzde 80'inden hiçbir şekilde haber alınamıyor. Urumçi'de bulunan bu gözaltı merkezlerinden bir tanesi "Xinjiang Beşinci Hapishanesi" adıyla tüm dünya tarafından biliniyor.

İşkence Merkezlerinin Konumları Uyduya Yüklenmiyor

Buzz Feed News tarafından yapılan araştırmada görevli olan Alison Killing ve beraberindeki heyet, Çinli harita platformu Baidu üzerinde inceleme yaptıkları zaman dünyada herkes tarafından bilinen toplama kamplarından birinin civarındaki uydu görüntülerinin yüklenmediğinin derhal farkına vardı. Doğu Türkistan'da benzer şekilde uyduya yüklenmeyen 5 milyonu aşkın konum bulunuyor. Ve bu konumlardan bir çoğunun işkence merkezi olarak kullanıldığının bilinmesine rağmen dünya bu zulme sessiz kalıyor. Çin tarafından konumları yüklenmeyen bu lokasyonlar ile Google Earth, Planet Labs, ESA'nın Sentinal Hub Playground görüntüleri arasında çalışmayı yürüten gazeteci ve araştırmacılar tarafından kıyaslama yapıldı. Bu kıyaslama neticesinde Doğu Türkistan'daki çoğunluğu kamp, hapishane ve ön duruşma gözaltı merkezlerinden oluşan 428 tane hapishane yerleşkesinin konumu tespit edildi.

Çin, Uygur Türklerine Karşı İnsanlık Suçu İşliyor

Buzz Feed News tarafından yapılan araştırmanın sonunda yayınlanan rapora göre Uygur Türkelerine yönelik son kampanyanın başladığı 2016 - 2017 yılından bu tarafa 268 tane yerleşkenin inşa edildiği veya gizlemeye dahi gerek duymadan genişletildiği biliniyor. Ayrıca 2018 yılının baharından bu tarafa inşa edilen kamplar ile hapishanelerin öncekilere göre Kuqa'dakine benzer daha geniş, daha kalıcı ve müstahkem olduğu biliniyor. Bu kamplarda Uygur Türklerine Çin tarafından zulüm yapılarak ve Uygur Türkleri taciz edilerek, kısırlaştırılarak resmen insanlık suçu işleniyor. Ayrıca Uygur Türklerinin evlerine hükümet görevlileri tarafından denetim bahanesiyle girilerek baskın yapılıyor. Yine Uygur Türklerinin dini inanç ve uygulamaları bastırılıyor.    

Köyleri Basarak Toplama Kamplarına Götürdüler

İlk Uygur tutuklularının hapishaneye gelişini anlatan Uygur Projeleri Vakfı Başkanı ve Dünya Uygur Kongresi'nin Kıdemli Danışmanı Erkin Sidick ve birçok Uygur aktivist, "Takvimler 17 Haziran 2017 tarihini gösteriyordu. Yerel saat ile 02.00 civarıydı. 25 otobüslük bir filo ani bir şekilde Xinjiang Beşinci Hapishanesi olarak da bilinen hapishaneye giriş yaptı. Yeni gelenlere işkence yapmak için sözde güvenlik güçleri tarafından hazırlık çoktan yapılmıştı. Araç kapıları vagonlardan ayrı teker teker açıldı. Kaşgar yakınlarında bulunan köylerden yaklaşık 10 gün evvel gizlice kaçırılan bin 500 Uygur Türkü ülkeden çıktı. Neredeyse 2000 PLA (Halk Kurtuluş Ordusu) askerleri tarafından gece yarısı Kaşgar civarındaki köyleri kuşatılınca bütün halk kaçak saldırıya uğramıştı. 28 saat kesintisiz sürecek yolculuk için kamufle edilmiş otobüslere bindirildiler. Mahkumların yüzde 30'a yakını 60 yaş üstündeki erkeklerden oluşuyordu. Otuz mahkum ise 90 yaşın üstündeydi. Mahkumlardan çoğunun bir engeli vardı. Bazıları görme engelliydi, bazıları işitme engelliydi, bazıları tek bacaklıydı, hatta bacağı yoktu. Savunma yapmalarına ve avukat tutmalarına izin verlmeden 5 ila 10 yıl arasında hapse mahkum oldular." ifadelerine yer verdiler. PLA askerlerinin elinde arama emri bulunmadığı halde köylülerin evlerine girilerek hiçbir yasal prosüdüre dayanmadan bilgisayarlara, cep telefonlarına ve kitaplara el konuldu. Aile üyelerini birbirinden ayırarak geçici gözaltı için farklı merkezlere gönderdiler. 2017 yılından bu tarafa 1 buçuk milyon Uygur Türkü işkence edilmesi için toplama kamplarında toplandı. Bu Uygur Türklerinin akıbeti halen belli değil. 2017 yılının Haziran ile Eylül ayları arasında 300'den fazla tutsağın işkenceyle öldürüldüğü biliniyor.

Kadın ile Erkekleri Aynı Odada Soyup Giyindirdiler 

Buzz Feed News'a açıklamalarda bulunan 2018 yılının Şubat ayında gözaltına alınan 48 yaşındaki Kazak eczacı Parida, "Mavi üniforma giymemiz için bizi sıraya soktular. Kadın ve erkekler aynı odada olmamıza rağmen kıyafetlerimizi çıkardılar. Ahırdaki hayvan gibi davranıyorlardı. Ağlamak istiyordum. Başkalarının gözü önünde kıyafetlerimi çıkarmaktan utanç duyuyordum." dedi.    

Dehşetin Tamamı Bilinmiyor

İnternet dahil olmak üzere medya ve telekomünikasyon üzerinde tam kontrol sağlayan, yabancı ziyaretçilere yasaklar getiren ve gizli bir doğaya sahip olan Çin hükümetinin, Uygur Türklerine uyguladığı dehşetin boyutları tam manasıyla bilinmiyor. Yine Çin hükümeti, yurtdışındaki aileleriyle irtibat kurmak isteyen Uygur Türklerini zarar vermekle tehdit ederek sindiriyor. Çin hükümeti, hiçbir şeyi saklamadığını iddia ediyorsa, BM'nin anında ve sınrsız erişimine neden izin vermiyor? Çin hükümeti her şeyin yasal olduğunu savunuyorsa Birleşmiş Milletler, Uluslararası Kızılhaç ya da başka herhangi bir önemli kişinin bağımsız ve sınırsız denetimine izin vermelidir.      

  

03 Eyl 2020 - 20:41 - Dünya


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Canlı Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Canlı Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Canlı Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Canlı Haber değil haberi geçen ajanstır.



İstanbul Markaları

Canlı Haber, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (212) 288 77 85
Reklam bilgi


Anket Kanal İstanbul Yapılmalı Mı ?