Çeyrek Altın Ne Kadar? - ANLIK FİYATLAR

Çeyrek altın ne kadar? 26.01.2015 güncel çeyrek altın fiyatları? Altın artacak mı? Altın güncel fiyatları? Kapalı çarşıda altın fiyatları ne durumda? Altın konusunda aklınıza gelecek tüm soruları bu haberimizde cevabplıyoruz. İşte altına dair herşey...

Çeyrek altın ne kadar? Altın fiyatları artacak mı? Altın ne olur? Güncel Altın Fiyatları? Altın yatırımcısının tüm sorularını cevaplıyoruz. İşte Altın hakkında bilinmeyenler. 

 Altın geçmişten günümüze kaybettirmeyen yatırımlar arasında liderliğini koruyor. Ülkemizde de altın konusunda bir takım adımlar atıldı. Altının yastık altı saklanmasının önüne geçip en azından internet bankacılığında altın hesabında tutulması yönünde teşvikler ve adımlar atıldı. Altın her ne kadar kaybettirmeyen bir yatırım aracı olarak görülse de özellikle 2014 yılında tepe taklak oldu.

Dünya'da beklenmeyen hadiselerin yaşanması ve özellikle ülkemizdeki 17-25 Aralık gelişmeleri altının gidişatını çok kötü etkiledi. Altın birden değer kaybetti. Vatandaşlar altın yatırımı konusunda tereddüt yaşasalarda günün sonunda altın hep kazandırdı.

ALTINDAN 35 $'LIK REKOR YÜKSELİŞ 

Altının onsu gün içerisinde en düşük 1.226 dolar seviyesinden güne başlayan altın en yüksek 1.261 doları gördü. Altının ons fiyatı saat 13:35 itibariyle 1.256 liradan işlem görüyor.  Almanya tahvil faizlerindeki hareketlerin altın fiyatlarındaki yükşelişe geçmesine neden olurken, yatırımcıların kısa sürede yüzünü güldüren altın'ın önümüzdeki günlerde yükleliş ivmesini bir vites küçültsede yine eski günlerine döneceği ortada gibi duruyor.

GÜNCEL KAPALIÇARŞI ALTIN FİYATLARI

Altındaki bir nebze hareketlenme sonucu yatırımcıların ve kuyumcuların yüzü gülerken 2015 ile birlikte, altının hak ettiği değere tekrar kavuşacağı konusunda hem fikirler.Altın haberlerine dair en güncel bilgileri sitemizden bulabilirsiniz.

Altın, kimyada Au (Latince Aurum dan(ışıldayan-parlayan)) sembolü ile gösterilen yumuşak, parlak sarı renkte kimyasal bir element. Altının parlak sarı rengi, asitlere karşı dayanıklılığı, doğada serbest halde bulunabilmesi ve kolay işlenebilmesi gibi özellikleri, insanların ilkçağlardan beri ilgisini çekmiştir. Altın, parlak sarı rengi ve ışıltısıyla göz alan çok ağır bir metaldir.

ALTIN NEDEN PASLANMAZ?

Üstelik kolay kolay tepkimeye girmeyen çok kararlı bir element olduğu için havadan ve sudan etkilenmez. Bu yüzden hiçbir zaman paslanmaz, kararmaz ve donuklaşmaz. Bir başka özelliği de saf haldeyken çok yumuşak olmasıdır; bu nedenle kolayca dövülerek biçimlendirilebilir. Altın bütün bu özellikleriyle tarih boyunca en kıymetli metallerden sayılmıştır.

İnsanın, altına olan tutumu biraz garip. Kimyasal açıdan altın hiç de ilginç bir madde değil. Diğer elementlere güçlükle tepki verir. Fakat yine de 118 farklı seçeneğin bulunduğu periyodik tabloda, insanın, para birimi olarak seçtiği tek element.

NEDEN "ALTIN" ?

Mesela neden osmiyum ya da krom değil? Ya da seaborgiyum? Bu soruyu ilk soran kişi ben değilim. Fakat kendimi, British Museum’daki Kolomb Öncesi Amerika’daki Altın Tasarımlar sergisi gibi ilgi çeken bir mekânda bu soruyu soran ilk kişi olarak düşünmek istiyorum. İşte tam burada, ince bir şekilde altından dövülmüş bir zırhın hemen yanında University College London’da kimya profesörü Andre Sella ile buluşuyorum. Sella, periyodik tablonun bir kopyasını çıkarıyor. Tablonun sağ tarafına işaret ederek “Bazı elementleri yok saymak oldukça kolay” diyor.

ZEHİRLİ PARA İSTERMİSİNİZ?

“İşte burada asil gazlar ve halojenler var. Bir gaz hiçbir zaman bir para birimi olamaz. Küçük bir şişe içinde para birimi olarak biraz gaz taşımak hiç de pratik değil” diyor. Ve ekliyor: “Bir etken de bu elementlerin renksiz olması. Şişenin içinde ne olduğunu, nasıl bilebilirsiniz ki?” Diğer iki sıvı element civa ve brom günlük sıcaklık ve yer çekimi düşünüldüğünde pek bir uygunsuz olurdu. Ayrıca ikisi de zehirli. Para olarak kullanmak için pek de güzel bir unsur değil.

Aynı sebeplerden arsenik ve onun gibi diğer maddeleri de kullanamazdık. Sella, gözlerini periyodik tablonun sol tarafına doğru kaydırıyor. Ve fısıldıyor: “Bu taraftaki birçok elementi de yok sayabiliriz. Alkali metaller ve toprak alkali metaller de çok tepkisel. Birçok kişi okullarda sodyum ve potasyumu suyun içine damlatınca ne olduğunu hatırlar. Önce bir kabartı ve sonrasında patlama. Patlayıcı nitelikli para birimi çok da iyi bir fikir değil.” Benzer nedenler diğer bir sınıf elementler için de geçerli. Örneğin radyoaktif olanlar.

Paranızın sizi kanser etmesini istemezsiniz değil mi?Geriye toryum, uranyum, plütonyum ve radyoaktif olarak parçalanmadan laboratuvar ortamında yapay olarak üretilmiş rutherfordyum, seaboryum, ununpentiyum, einsteinyum kalıyor. Tabii bir de az bulunan toprak metalleri var ki, bunlar altından bile az bulunuyor. Ne yazık ki, kimyasal olarak bunları birbirinden ayırmak oldukça zor. Yani hiçbir zaman cebinizde ne olduğunu bilemeyecektiniz. Bu bizi periyodik tablonun ortasındaki geçiş metallerine ve sonrasına götürüyor.

Burada 49 adet, adına aşina olduğumuz element karşımıza çıkıyor: Demir, alüminyum, bakır, kurşun ve gümüş. Fakat ayrıntılı olarak incelediğinizde hepsinin sakıncalı bir noktası olduğunu fark edeceksiniz.

Geriye kaldı 8 element Öte yandan sol tarafta titanyum, zirkonyum gibi sert ve dayanıklı elementler var. Fakat onlar için de problem farklı: Eritmek oldukça zor. Milattan bin yıl önce bu maddeleri cevherlerinden ayırmanız için ayrıştırıcı kazanınızı yanınızda taşımanız gerekecekti. Ve elbette böyle özel araçlar o zamanlar bulunmuyordu. Listeyi 118 maddeden 8 maddeye kadar indirdik.

Platinyum, paladyum, rodyum, iridyum, osmiyum ve rutenyum. Tabii ki ek olarak gümüş ve altın. Bunlar soylu maddeler olarak biliniyor. Çünkü diğer maddelerden ayrı durarak zor tepki veriyorlar. Ayrıca oldukça da nadir bulunuyorlar ki, bu da para birimi olması için önemli bir ölçüt. Eğer demir pas tutmasaydı, para için güzel bir kaynak olurdu. Çünkü çevrede çok fazla var. Ama çok büyük boyutlarda bozuk parası taşımak zorunda kalabilirdiniz. Gümüş ve altın dışındaki tüm nadir elementlerde tam ters sorunlar var.

PLATİN'İN ERİMESİ ÇOK ZOR

Çok az bulunuyorlar, bu yüzden çok küçük oranda taşımak zorunda kalırdınız, dolayısıyla da çok kolay kaybedebilirdiniz. Ayrıca eritmek de oldukça zor. Platinin erime noktası 1.768 santigrat.

Geriye iki madde kalıyor ki, bunlar altın ve gümüş. İkisi çok yaygın değil ama bulmak da fazla zor değil. İkisinin de görece olarak düşük erime noktası var ve böylece bozuk para, külçe, takı haline getirilmesi olay. Gümüş havada çok ufak miktarda kükürtle temas eder etmez kararıyor. Onun için altına böyle özel bir değer veriyoruz. Altının bu kadar değerli olmasının nedeni, kimyasal olarak ilginç olmamasından kaynaklanıyor. Altının bu durgun hali sayesinde, karmaşık bir tasarımla yapılan bir altın timsah bin yıl sonra da, Londra merkezindeki bir müzede hiç bozulmamış halde bulunabilir. Element eleme süreci, iyi bir para birimi ile ilgili bize ne anlatıyor? Öncelikle altının varoluşsal bir değeri yok. Bir para birimi, ancak biz toplum olarak anlam yüklediğimizde değerli olabilir. Gördüğümüz gibi katı, taşınabilir ve zehirleyici olmaması gerekiyor. Ayrıca adaletli bir şekilde, az bulunması gerekiyor.

SADECE ALTIN SARI RENKTE

Ayrıca altın, parlak sarı renkte. Periyodik tablodaki tüm metaller ise, bakır dışında gümüş rengini taşıyor. Bakır, havadaki nemle karşılaşınca yeşile dönüşüyor. Ve işte altını özel yapan da bu. Sella, "altının başarılı bir para birimi olmasının sırlarından biri bu" diyor ve ekliyor: “Altın inanılmaz derecede güzel”

ALTIN PARA BİRİMİDİR?

Peki, nasıl oluyor da halen altın, para birimi olarak artık kullanılmıyor? 1973 yılında dönemin ABD Başkanı Richard Nixon'ın, dolar ile altın arasındaki bağı koparması bir dönüm noktası oldu. O tarihten beri tüm para birimlerine dolar üzerinden değer biçildi. Nixon’un bu kararı almasının gerekçesi, aslında oldukça basitti: ABD’nin altın stokları tükeniyordu. Bu da altınla ilgili problemin ana nedeni.

Altının kaynağı ekonominin durumuna değil, maden ocaklarında çıkarılan stoklara bağımlı. 16. yüzyılda Güney Amerika ve geniş altın kaynaklarının keşfi ile altının değeri düştü; diğer herşeyin fiyatıysa arttı. O günden beri sorun, bunun tam tersi. Altının arzı çok sınırlı. Örneğin 1930'deki Büyük Buhran’da altın stoklarını kullanan birçok ülke ekonomik krizden kaçabildi. Bunu yaparak basılı paraya değer kazandırdılar ve ekonomilerini canlandırdılar. Altına olan talep, bazen çok çılgınca olabiliyor. Arzın sabit olması yüzünden de, altın fiyatları büyük iniş çıkışlar kaydedebiliyor. 2001 yılında 260 dolardan işlem gören 1 ons altın, 11 Eylül saldırıları sonrasında 1.921 dolara çıktı. Şimdiyse 1.230 dolar civarında seyrediyor.

Bu da değerli bir madde için pek de istikrarlı bir özellik değil. Belki de Churchill’in dediği gibi, altın, para birimi olarak en kötü element. Geride kalanların dışında...

Yukardaki yazı bbc.co.uk sitesinden Justin Rowlatt'ın yazısından alınmıştır.

Altın tüm dünyada işlem gören finansal bir emtiadır ya da varlıktır. Tüm dünyada altın fiyatları belirlenir. Yerel olarak altın fiyatları belirlenmez. Türkiye piyasasında işlemler bittiğinde Londra Piyasası açıktır, Londra Piyasası kapanır Amerika açılır daha sonra Uzakdoğu piyasaları açılır. Tüm dünyada altın fiyatları sürekli değişir, hareket halindedir. 1 gram altın fiyatı tüm dünyada 24 saat esasın baz alınarak fiyatı oluşur. Anlık fiyatlar değişir ve hızlı bir şekilde nakitte çevrilebilir. Kısaca tüm dünyadaki ekonomik gelişmeler altın fiyatlarını etkiler.

EN BÜYÜK ETKİYİ AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ YAPIYOR

Altın fiyatlarına en etkili yön veren ülke ABD’dir. Amerika’da yaşanan ekonomik olaylar, Amerika’daki kurumların politikaları, iniş ve çıkışlar altın fiyatlarını etkiler. Son yıllardaki Amerika’daki krizin etkileri ile altın fiyatları yükselmiş ve etkileri hala sürmektedir. Yatırım enstrümanı olarak altın fiyatlarının değişimi bu unsurlara bağlıdır.

DOLAR İLE DOĞRU ORANTI HALİNDE

Uluslararası piyasalarda altının değeri dolar ile ifade edilir. Buna bağlı olarak doların değerinin düşmesi veya yükselmesi altın fiyatları üzerinde etkilidir. Dolar euroya göre değer kazandığında altın fiyatları düşerken, dolar euro karşısında değer kaybederse altın fiyatları yükselmektedir. Türkiye’de ise dolar kurunun değeri altın fiyatları üzerinde etkileyici olmaktadır. Enflasyonla ilgili değer ve beklentiler de altın fiyatları üzerinde etkilidir.

26 Oca 2015 - 15:31 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Canlı Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Canlı Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Canlı Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Canlı Haber değil haberi geçen ajanstır.



İstanbul Markaları

Canlı Haber, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (212) 288 77 85
Reklam bilgi


Anket Kanal İstanbul Yapılmalı Mı ?