Yılmaz Güney Kimdir ve Mezarı Nerededir?

Yılmaz Güney'in kız kardeşi Güzide Pütün Sayılı'nın isteği ile Güney'in cenazesi Türkiye'ye gelicek mi? Yılmaz Güney kimdir ve mezarı nerededir merak ettiğiniz tüm soruların cevabı haberimizde.

Yılmaz Güney kimdir ve mezarı nerdedir? Yılmaz Güney neden Fransa'da gömüldü? Yılmaz Güney neden Fransa'ya kaçtı? Yılmaz Güney namı diğer Çirkin Kral hakkında merak ettiğiniz tüm soruların cevabı haberimizde.

Yılmaz Güney’in kız kardeşi Güzide Pütün Sayılı, ağabeyinin mezarının Şanlıurfa'nın Siverek ilçesine getirilmesi için görüştüğü AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Zeynep Karahan Uslu'nun, "Sizin bu talebiniz bize resmi olarak başvurulduğunda biz elimizden gelen katkıyı ve çalışmayı yaparız" dediğini söyledi.

'HENÜZ ŞARTLAR OLUŞMADI'

Batman 5. Yılmaz Güney Kürt Kısa Film Festivali'ne katılmak üzere kente gelen Sayılı, 1984'te Fransa'nın başkenti Paris'te hayatını kaybeden ve aynı şehirde defnedilen ağabeyinin mezarının Türkiye’ye getirilmesi için henüz şartların oluşmadığını savundu.

Bu yöndeki talebin kendisi tarafından ortaya atılmadığını dile getiren Sayılı, "Baba köyüm Desman’ı ziyaret ettiğimde, sivil toplum kuruluşları, siyasi parti ilçe başkanlarıyla bir araya geldik. Bana, 'Yılmaz ağabeyimizin mezarı neden getirilmiyor abla' dediler. Bu benim fikrim değildi. Yılmaz Güney’in hayranlarının Türkiye topraklarında Yılmaz Güney gibi Ahmet Kaya'mızın, Nazım Hikmet'imizin, onun gibi aydınlarımızın, Güney gibi düşünenlerin mezarlarının getirilmesi isteniliyor" diye konuştu.

Ağabeyinin mezarının getirilmesini istediğini ama nihai kararı verecek kişinin kendisi olmadığını vurgulayan Sayılı, şunları kaydetti:

“Kardeşi olarak ben de istiyorum ağabeyimin mezarının Türkiye’ye getirilmesini. Buna karar verecek olan Yılmaz ağabeyimin eşi Fatoş Güney ve çocuklarıdır. Hükümet kanadından AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Zeynep Karahan Uslu ile görüştük. Uslu, ‘Bu konuda hükümet olarak yapmamız gereken, bizim üzerimize düşen ne geliyorsa, sizin bu talebiniz bize resmi olarak başvurulduğunda biz elimizden gelen katkıyı ve çalışmayı yaparız’ dedi."

Ağabeyinin eşi Fatoş Güney’in, mezarın getirilmesine şu an için karşı olduğunu aktaran Sayılı, "Fatoş yengem, ‘Bu nereden çıktı? Ben şu an istemiyorum’ dedi. Haklıydı, ben de haklı buluyorum. Bu düşüncesini saygı ile karşılamak gerekiyor" değerlendirmesinde bulundu.

YILMAZ GÜNEY KİMDİR?

Yılmaz Güney (Yılmaz Pütün, 1 Nisan 1937; Yenice, Karataş, Adana - 9 Eylül 1984, Paris) Türk sinema oyuncusu, yönetmen, senarist ve yazardır. Özellikle Çirkin Kral dönemi sonrasında çektiği ve önemli bir sinemacı olarak kabul edilmesini sağlayan Cannes ödüllü Yol, Sürü, Umutsuzlar gibi filmleriyle tanınır.

YILMAZ GÜNEY'IN HAYATI

Sinema öncesi

Yılmaz Güney'in gerçek adı Yılmaz Pütün'dür. Kendi ifadesine göre Pütün kırılması zor sert meyve çekirdeği demektir. 1937 yılında, topraksız bir köylü ailenin iki çocuğundan biri olarak dünyaya geldi. Babası Siverekli ve annesi Vartoludur. Kendisi Adana'da büyümüş ve Adana birçok filmine konu olmuştur. Adana'da bir süre Kemal ve And Film şirketlerinin bölge temsilcisi olarak çalıştı. Üniversite okumak üzere İstanbul'a gitti ve Atıf Yılmaz ile tanıştı. Bu süreçte bir yandan da hikâyeler yazıyordu. Daha sonra Atıf Yılmaz'ın da desteğiyle sinemada çalışmalarına başladı.

Sinemaya başlaması

Yılmaz Güney, 1959 yılında Atıf Yılmaz'ın yönetmenliğini yaptığı Bu Vatanın Çocukları ve Alageyik isimli filmlerin hem senaryosunu yazar hem de filmlerde rol alır ve oynar. Karacaoğlan'ın Karasevdası'nda da yönetmen yardımcılığı yapar. Yeni Ufuklar ve On Üç gibi dergilere de öyküler yazan Yılmaz Güney, bir öyküsünde komünizm propagandası yaptığı gerekçesiyle yargılanır ve 1961 yılında bir buçuk yıl hapis cezasına mahkûm olur. İki yıl sonra tekrar kaldığı yerden devam eden Yılmaz Güney, o dönemde daha çok macera filmleri çeker.

Filmlerinde ezilen, hor görülen bir "Anadolu çocuğunun" otoriteye başkaldırısı vardır. Bu dönemde Çirkin Kral lakabını alır. Bu dönemdeki en önemli Lütfü Akad'ın yönettiği ve kendisinin yazdığı bir film olan Hudutların Kanunu'dur. Bu dönem boyunca oyunculuğunu geliştiren Yılmaz Güney, abartısız ve yalın oyunculuk anlayışı bu dönemde artık oturtmuştur.

Cezaevi ve firari yılları

Yılmaz Güney, 1972 yılında "devrimcilere yardım ve yataklık yaptığı" gerekçesiyle 2 yıl hapse ve sürgüne mahkûm edildi. Yılmaz Güney içeride kaldığı süre boyunca sinema ve sanat ile ilgili fikirlerini; şiir ve öykülerini o dönemde çıkarmaya başladığı Güney dergisinde yayınlamıştır. 1974'te cezaevinden çıktı. İki yıldan fazla cezaevinde kalan Yılmaz Güney aynı yıl Arkadaş filmini çekti.

Yine aynı yıl Endişe adlı filmi çekerken Yumurtalık ilçesindeki bir gazinoda ilçe yargıcı Sefa Mutlu'yu öldürmekten tutuklandı ve 25 Ekim'de Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başlayan yargılamaların sonucu 13 Temmuz 1976'da 19 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Beş yıl hapis yattıktan sonra 9 ekim 1981 tarihinde izinli olarak çıktığı Isparta Yarı Açık Cezaevinden yurtdışına firar etti. Yılmaz Güney'in hapisten kaçışı da filmlerini anımsatmıştır. Hapse girmeden önce çekmiş olduğu Şeytanın Oğlu filminde: bir günlük bayram izininde dışarı çıkan ve kayıplara karışan bir adamın hikayesini anlatmıştır. Filmine benzer bir yaşantı tecrübe etmiştir. Bir günlük izin ile hapisten çıkan Güney, Antalya'nın Kaş ilçesinden Yunanistan'a bağlı Meis adasına, oradan da İsviçre'ye kaçmıştır. Daha sonra Fransa'ya geçer ve yaşamının geri kalanını orada geçirir.

Cezaevinde sinema ile olan ilgisi devam etti. Bu dönemde yazdığı Zeki Ökten tarafından çekilen Sürü ve yurt dışında ve yurt içinde büyük ilgi gören ve Şerif Gören tarafından Yol çekildi. Cezaevindeyken GÜNEY adlı bir sanat-kültür dergisi çıkardı. Yol'un kurgusunu tekrar yaptı ve Cannes Film Festivali'nde ödül aldı.

YILMAZ GÜNEY PARİS'DE GÖMÜLDÜ

Yurt dışına kaçtıktan sonra Fransa'da Duvar filmini çekti. Güney'in, 1976 yılında Ankara Merkez Kapalı Ceza ve Tutukevi'nde tanıklık ettiği, çocuklar koğuşunda çıkan ve tüm cezaevine yayılan bir isyanın sinemaya aktarıldığı Duvar onun son filmi olmuştur. Son yıllarını Paris'te geçiren Güney, mide kanseri nedeniyle 9 Eylül 1984'te yaşamını yitirdi. Paris'te bulunan Père Lachaise Mezarlığı'na gömüldü

11 Oca 2015 - 19:01 - Dünya


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Canlı Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Canlı Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Canlı Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Canlı Haber değil haberi geçen ajanstır.




Anket Kanal İstanbul Yapılmalı Mı ?