Erdoğan: Milletin İradesinden Asla Taviz Vermeyeceğiz

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kırşehir'de toplu açılış töreninde halka seslendi. Erdoğan, milletin iradesinden asla taviz vermeyeceğini ve gündem belirlenen değil gündem belirleyen bir Türkiye olduğunun altını çizdi.

Haber albümü için resme tıklayın

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Kırşehir'de toplu açılış töreninde halka seslendi. Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Kırşehir'deki kendisine verilen destekten dolayı Kırşehirlilere teşekkür etti. 

Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde halka "farklı bir cumhurbaşkanı olacağım" diye söz verdiğini anımsatan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Halkın oylarıyla seçilmiş cumhurbaşkanı olarak ülkeyi, devleti, milleti ilgilendiren her konunun, her meselenin takipcisi olacağımı söylemiştim. Bu makamda 5 ayımızı geride bıraktım, 16 ülkeye resmi ziyaretlerde bulundum. Türkiye'de 3 devlet başkanını, 6 cumhurbaşkanını, 7 başbakanı ve diğer üst düzey devlet adamlarını ağırladık. Türkiye ve dünyada 8 uluslararası zirveye katıldık. 5 ayda çıkarılan onlarca kanunu inceledik, onayladık. Şehirlerimize ziyaretlerimiz oldu, açılışlar yaptık. Çok sayıda misafir heyeti kabul ettik, çok sayıda toplantıya katıldık. Sizin verdiğiniz emanetin gereğini yerine getirmek için Allah'a hamdolsun durmadan, duraklamadan, ara vermeden 'durmak yok, yola devam' dedik.

Bizim acelemiz var, on yılların birikmiş sorunlarını tek tek çözüme kavuşturuyoruz, mücadelemizi yoğun şekilde sürdürüyoruz. Türkiye'yi büyütmek için, kalkındırmak için Türkiye'yi dünyanın en güçlü ülkeleri arasına yükseltmek için gayret gösteriyoruz. Bizim 2023 hedeflerimiz var bunun için her türlü enerjiyi, gayreti ortaya koyacağız, her türlü emeği ortaya koyarken ter dökeceğiz. Şunu bilmenizi istiyorum, Türkiye emin ellerdedir, son derece sağlam bir zeminde geleceğe ilerliyor. Ekonomimiz, demokrasimiz, sosyal hayat, dış politikamız emin ve tecrübeli ellerde daha da güçleniyor, büyüyor."

"TAVİZ VERMEYECEĞİZ"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İster gezici, ister paralel, ister yerli, ister yabancı medya olsun, milletin iradesinden asla taviz vermeyeceğiz" dedi.

Erdoğan, Somali ziyaretine ilişkin eleştirileri hatırlatarak, "Adama sorarlar; 'Acaba sizin 10 bin kilometreyi aşkın mesafeden gelip de Irak'ta, Kobani'de, Afganistan'da ne işin var?' Öyle mi? Ama siz eğer güçlü bir ülke güçlü bir imparatorluğun varisi iseniz, öyle düşünemezsiniz, 'Evet biz oralarda da varız' diyeceksiniz. Biz küçük düşünmüyoruz, büyük düşünüyoruz, varız, var olacağız. Gündemi belirlenen bir Türkiye yok artık, gündem belirleyen bir Türkiye var, bunu böyle bileceğiz" diye konuştu.

Erdoğan, şöyle devam etti:

"Anamuhalefet partisinin genel başkanı çıktı bu Somali ziyaretinde, hastanede yapmış olduğum ziyarette meseleyi anlamadan, bilmeden, çocuklara dağıttığım hediyelerin ne olduğunu bilmeden, yalan yanlış bir ifadeyle Türkiye Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanına bir saygısızlık yaptı ve bu saygısızlığın sonunda yine rezil oldu. Klavuzu karga olanın... Biliyorsunuz söylememe gerek yok. Biz çocuklara boyama kitapçığı dağıtıyoruz o bunu anlamıyor, anlamak istemiyor, ona bu aklı veren kimlerse bu yanlışların içerisine sokuyorlar. Hep siyasette ki bugüne kadar kullandığı argümanlar böyle çirkin oldu. Montaja dayalı oldu. Hep böyle yalan yanlış haberlere dayalı oldu, hadi onlar şuursuz, onlar edepsiz ama anamuhalefet partisinin genel başkanı da bu montajı gerçek sanarak, almış getirmiş Mecliste grup kürsüsünde bu edep dışı, ahlak dışı montajı kullanıyor. Sonuçta ne oldu? Kendisi küçüldü, küçük düştü, Türkiye'ye de dünyaya da bir kez daha rezil oldu.

Bunların işi montaj, montaj. Bunlar montajdan başka, şantajdan başka, şantaja alet olmaktan, şantaja boyun eğmekten başka bir şey bilmez. Bunların kılavuzu paralel yapı. Paralel yapıyla el ele, kol kola şimdi montaj sanatını öğrendiler, bunu uyguluyorlar"

SAYGISIZLIĞININ SONUNDA YİNE REZİL OLDU

Erdoğan, geçen hafta Somali'deki hastaneye yaptığı ziyareti anımsatarak, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun kendisine saygısızlıkta bulunduğunu söyledi.

"Yapmış olduğum ziyarette meseleyi anlamadan, bilmeden, oradaki dağıtmakta olduğum hediyeleri, çocuklara dağıttığım hediyelerin ne olduğunu bilmeden, yalan yanlış bir ifadeyle Türkiye Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanı'na bir saygısızlık yaptı ve bu saygısızlığın sonunda yine rezil oldu. Kılavuzu karga olanın... Biliyorsunuz ben söylememe gerek yok" ifadesini kullanan Erdoğan, şöyle konuştu:

"Biz çocuklara bir boyama kitapçığı dağıtıyoruz o bunu anlamıyor, anlamak istemiyor, ona bu aklı veren kimlerse onu bu yanlışların içerisine sokuyorlar. Hep siyasette ki bugüne kadar kullandığı argümanlar böyle çirkin oldu, montaja dayalı oldu, hep böyle yalan yanlış haberlere dayalı oldu. Hadi onlar şuursuz, onlar edepsiz ama Anamuhalefet Partisi'nin Genel Başkanı da bu montajı gerçek sanarak, almış getirmiş Meclis'te grup kürsüsünde bu edep dışı, ahlak dışı montajı kullanıyor. Sonuçta ne oldu? Kendisi küçüldü, küçük düştü, Türkiye'ye de dünyaya da bir kez daha rezil oldu."

Erdoğan, kendisinin 2011'deki Somali ziyareti sonrasında Kılıçdaroğlu'nun "Ben de gideceğim" dediğini, sonrasında da Kenya'ya gidip, oradan dönüp geldiğini dile getirdi.

"ONLAR DURDURMANIN, YAVAŞLATMANIN MÜCADELESİNİ VERECEK"

"Bunların işi montaj, montaj. Bunlar montajdan başka, şantajdan başka, şantaja alet olmaktan, şantaja boyun eğmekten başka bir şey bilmez. Bunların kılavuzu paralel yapı. Paralel yapıyla el ele, kol kola şimdi montaj sanatını öğrendiler, bunu uyguluyorlar" diyen Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

"Başbakanlığım esnasında defalarca Kırşehir'e geldim, Cumhurbaşkanlığı vazifemde daha 5'inci ayı doldurdum, kalktım 6'ıncı il olarak Kırşehir'e geldim. Başbakan olarak Cumhurbaşkanı olarak Kırşehir'e de Mogadişu'ya da gidiyorum, gidemeyenler utansın. Bırakın Mogadişu'yu şu güzel Kırşehir'e dahi gelemeyenler utansın. Biz bunlara aldanmayacağız, biz işimize bakıyoruz, işimize bakacağız, gelecek Kırşehir'de açılış yapacak, gidecek Somali'de açılış yapacak, Cibuti'de temel atacak. İnşallah ekonomisiyle demokrasisiyle dış politikasıyla özellikle de kardeşliğiyle Türkiye'yi daha da büyütmenin mücadelesini vereceğiz. Onlar durdurmanın, yavaşlatmanın mücadelesini verecek, biz Türkiye'yi daha da büyütmenin, yüceltmenin mücadelesini vereceğiz. Millet yanımızda olduğu müddetçe dur durak tanımayacağız. İster Gezici olsun, ister paralel olsun ister yerli, yabancı medya olsun kim ne derse desin, kim ne yaparsa yapsın milletin iradesinden asla ve asla taviz vermeyeceğiz."

"AŞKINAN ÇALIŞAN YORULMAZ" 

Kırşehirli Muharrem Ertaş'ın "Aşkınan çalışan yorulmaz" sözlerini hatırlatan Erdoğan,  dün kendisini ziyaretine gelen sanatçıların da "Bu enerjiyi nereden buluyorsunuz" diye sorduklarını, onlara da aynı şeyi söylediğini anlatan Erdoğan, "Ben şimdi Kırşehirli kardeşlerimi görür de buradan enerji depolamam mı" ifadesini kullandı.

Erdoğan, millete sevdayla hizmet ettiklerini, bu yolda da son nefeslerine kadar yorgunluk tanımayacaklarını kaydetti.

"YENİ TÜRKİYE VE YENİ ANAYASA İÇİN"

Bu yılın önemli bir yıl olduğunu ve 7 Haziran'da genel seçime gidileceğine dikkat çeken Erdoğan, "Bu seçimlerin önemli bir yanı şu, 2023. 2023 hedeflerine giderken cumhurbaşkanlığı seçimlerine giderken de "yeni Türkiye" demiştim. Bir de yarıda kalan bir şey vardı, başaramadık o da yeni anayasa. Şimdi diyorum ki, yeni Türkiye ve yeni anayasa için siz iradenizi ortaya tam manasıyla koymalısınız. Nasıl cumhurbaşkanlığı seçiminde millet iradesini ortaya koyduysa, sağlam irade ortaya çıktıysa, milli irade ortaya çıktıysa inanıyorum ki 7 Haziran'da da siz, gerekli tavrı, yeni anayasayı kuracak gücü ortaya koyacak ve yeni Türkiye'nin temellerini atacaksınız" diye konuştu.

"BİZ BÜYÜK DÜŞÜNÜYORUZ"

Çekinmeden, korkmadan "Ya Allah" deyip Somali'ye gittiklerini, programları harfiyen uyguladıklarını belirten Erdoğan, orada gerçekleştirdikleri ziyaretleri, resmi görüşmeleri ve yaptıkları açılışları anlattı.  

Somali Cumhurbaşkanı'nın kendisine, "Sizin buraya gelmenizden dolayı Somali'de, Mogadişu'da çok büyük sevinç var. Eğer serbest bıraksaydık 1 milyon kişi yollara dökülür, sizi karşılamaya gelirdi ama güvenlik nedeniyle biz buna izin vermedik, veremedik" dediğini anlatan Erdoğan, "Bu muhabbeti, sevgiyi, dostluk ve kardeşliği çok çok iyi anlamak durumundayız. Hiç kimsenin el uzatmadığı, Türk'ten, Türkiye'den başka hiç kimsenin gitmediği, herkesin kendi kaderine terk ettiği, yalnız bıraktığı Somali'ye Türkiye olarak biz sahip çıktık, çıkıyoruz. Neden? Çünkü Somali bize Devlet-i Aliyye-i Osmaniye'nin emanetidir. Ecdadımız oralara kadar gitti, oralarda yüzyıllar boyu hüküm sürdü, oraları adaletle yönetti" şeklinde konuştu.  

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ecdat ayrıldıktan sonra, oralarda sömürü, yağma, kavga, çatışma başladığına dikkati çekerek, "Bizim Somali'ye el uzatmamız önce insani bir vazifedir, ardından da tarihi bir vazifedir, vecibedir" ifadesini kullandı. 

Bazı siyasi partilerin genel başkanlarının kendilerine, "Ne işiniz var Somali'de? Türkiye'yle ilgilenin" dediğini belirten Erdoğan, 81 vilayette, 780 bin kilometrekarenin tamamıyla, 78 milyon vatandaşın herbiriyle ilgilendiklerini dile getirdi. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

"Biz onlar gibi küçük düşünmüyoruz, biz büyük düşünüyoruz. Adama sorarlar, 'Acaba sizin 10 bin kilometreyi aşkın mesafeden gelip de Irak'ta, Kobani'de, Afganistan'da ne işin var?' Öyle mi? Ama siz eğer güçlü bir ülke, güçlü bir imparatorluğun varisiyseniz, öyle düşünemezsiniz, 'Evet biz oralarda da varız' diyeceksiniz. Biz küçük düşünmüyoruz, büyük düşünüyoruz, varız, var olacağız. Gündemi belirlenen bir Türkiye yok artık, gündem belirleyen bir Türkiye var, bunu böyle bileceğiz. Biz kendi vatandaşımızın arzuları istikametinde bu adımları atıyoruz. Uzanabildiğimiz her yere uzanacağız. Dünyanın neresinde mazlum, mağdur varsa oraya da uzanacağız."

"ECDADIMIZIN BİZE BIRAKTIĞI MİRASLARI BİZ GÖRMEZDEN GELEMEYİZ"

Nerede ata yadigarı varsa, cami, medrese, külliye, köprü, çeşme, türbe, şehitlik varsa onu bulup, gün yüzüne çıkardıklarına işaret eden Erdoğan, şöyle konuştu:

"Burada (Cibuti) sizin dedeleriniz vardı biliyor musunuz?' dediler. Biliyorduk da özelliği neydi deyince,Cumhurbaşkanı dedi ki 'Buranın bir Tajura şehri var. Bu Tajura şehrinde şu anda iki Osmanlı ailesi hala var' dedi. 'Burada onların eserleri var' dedi. Yoğun da programımız var. Ben de Başbakan Yardımcımız Numan Kurtulmuş Bey'e dedim ki hemen buradan bir heyetle beraber, bir helikopterde istedik Cumhurbaşkanından, Cumhurbaşkanından alalım helikopteri siz hemen oraya gidin, yerinde bu incelemeyi yapın ve TİKA olarak biz bu eserleri yeniden kazanalım ve insanlığa kazandıralım dedik ve Numan Bey bir heyetle beraber eşini de yanına alarak oraya gittiler. Orayı gezdiler gördüler, tespitleri yaptılar. TİKA orada mimarıyla mühendisiyle hemen ilk incelemeleri yaptı ve döndü. Oradaki o ailelerle de görüşmeler yaptılar ve döndüler. Oradaki muhabbeti anlattılar, nasıl bize muhabbetleri var bunu anlattılar. Ah kardeşlerim ah! Bu yeryüzünde ecdadımızın bize bıraktığı mirasları biz görmezden gelemeyiz. Her zaman onlarla yatıyoruz, onlarla yatacağız, onlarla kalkacağız ve onları da inşallah bu nesle ve geleceğe kazandıracağız. Kapımıza gelen, bizden yardım isteyen kim olursa olsun kapımızı açıyoruz, soframızı, ekmeğimizi paylaşıyoruz."

"BÜYÜK BİR DEVLET, BÜYÜK BİR MİLLET OLMANIN GEREĞİ NEYSE YERİNE GETİRECEĞİZ"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 12 yıl önce, Türkiye'nin geri kalmış ülkelere 45 milyon dolar destek verdiğini şimdi ise bu rakamın 4,5 milyar dolara çıktığını bildirdi. 

Büyük devletin böyle olunduğunu ifade eden Erdoğan, bu milletin, Ahi Evran'ın duasını almış, onun çizdiği istikamette yürüyen bir millet olduğunu vurguladı. 

Erdoğan, ahiliğin şartlarının kapıyı, sofrayı açık, dilini, belini, gözünü bağlı tutamak olduğunu hatırlatarak, şunları kaydetti:

"Bize ne işiniz var Somali'de, Suriyeliler neden Türkiye'de?' diye soranlar, ahiliği de, ahilik ruhunu, ahilik felsefesini de anlamayanlar Kırşehir'in bu manevi havasından nasibini alamayanlardır. Biz Allah'ın izniyle ahilerimize, Ahi Evran gibi kutlu gönül insanlarımıza, milletimize, şehitlerimize inşallah mahcup olmayacak, büyük bir devlet, büyük bir millet olmanın gereği neyse onu yerine getireceğiz. Biz paylaşmanın eksiltmediğini, tam aksine arttırdığını, bereketlendirdiğini bilen, buna inanan insanlarız."

Törene, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, Sayıştay Başkanı Recai Akyel, Kırşehir ve çevre illerin bazı milletvekilleri, Kırşehir Valisi Necati Şentürk, Belediye Başkanı Yılmaz Bahçeci ve çok sayıda vatandaş katıldı. 

RÜZGAR ENERJİ SANTRALİ AÇILIŞINI YAPTI

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Polat Enerji tarafından Kırşehir'in Mucur ilçesi Geycek mevkisinde yapımı tamamlanan Geycek Rüzgar Enerji Santrali (RES) açılış töreninde, santralin Mucur'a, Kırşehir'e, Türkiye'ye hayırlı olmasını diledi. 

Geycek RES'in, 285 milyon dolarlık yatırımla hayata geçirildiğini, 150 megawatlık gücüyle Türkiye'nin en büyük enerji santrallerinden biri olacağını belirterek, bu yatırımı Mucur'a ve Türkiye'ye kazandıran Polat Holding'e teşekkür etti. 

"HER ENERJİ TESİSİ BİZİM İÇİN ALTIN KIYMETİNDE"

Türkiye büyüdükçe, üretimi artıkça, refah seviyesi yükseldikçe enerji talebi ve enerjiye yatırım ihtiyacının arttığına işaret eden Erdoğan, bir ülkenin refah düzeyinin enerji tüketimiyle ilişkili olduğunu, Türkiye'nin de 12 yılda enerji tüketiminin 2 kat arttığını, 2023'te de bu ihtiyacın bugüne göre 2 kat daha artma eğiliminde bulunduğunu söyledi.

Türkiye'nin 120 milyar dolarlık yeni enerji yatırımına ihtiyac duyduğunu ve enerjide dışa bağımlılığı azaltmanın hem stratejik hem de cari açığın azaltılması bakımından hayati önem taşıdığını ifade eden Erdoğan, "Hangi kaynağa dayanırsa dayansın devreye giren her enerji tesisi bizim için altın kıymetinde" dedi. 

"SIRA TÜRKİYE'YE GELİNCE HERKESİN ÇEVRECİLİK DAMARI KABARIYOR"

Erdoğan, doğalgaz ve petrol yerine mümkün olduğu kadar kömüre dayalı termik santraller, HES, rüzgar, güneş ve jeotermal kaynakları ikame etmenin çabası içerisinde bulunduklarını belirterek, şöyle devam etti:

"Siz bakmayın Batı'daki çevreci akımların sürekli kömürü, nükleer enerjiyi kötülediklerine. Bugün Almanya, Amerika gibi gelişmiş ülkelerin tamamında birinci sıradaki enerji kaynağının hala kömür olduğunu görürsünüz. Aynı şekilde nükleer enerjiyi en çok kullanan ülkeler de yine gelişmiş ülkelerdir. Çin'de neredeyse her hafta yeni bir kömür santrali devreye alınıyor. Sıra Türkiye'ye gelince herkesin çevrecilik damarı kabarıyor. Aslında burada dert, çevrecilik hassasiyeti sergilemek değil Türkiye'nin gelişmesini, büyümesini, kalkınmasını engellemek. Açık söylüyorum, en büyük çevreci biziz. Son 12 yılda bu alanda ortaya konan performansı hiçbir dönemde, hiçbir iktidar ortaya koyamamıştır. Şu anda ülkemizdeki yenilenebilir enerji kaynaklarının tamamını seferber etmiş durumdayız. Bizden önce böyle bir şey yok denecek noktada. Örneğin RES'lerle Türkiye adeta bizim dönemde tanıştı, ondan önce böyle bir şey yok ve hızla artarak devam ediyor.

Türkiye'nin hedeflediğimiz şekilde büyümesini sadece bu kaynaklarla gerçekleştirmesi de mümkün değil. Onun için bunların yanında kömürü de kullanacağız, nükleer enerjiyi de kullanacağız. Onun için hem Kuzey'de hem Güney'de, biliyorsunuz Sinop ve Akkuyu ile ilgili çalışmalarımız devam ediyor. Elbette tahrip etmeden, çevreyi bozmadan, çevrenin bize Allah'ın bir emaneti olduğu gerçeğini unutmadan bunu yapacağız. Ne çevreciliğin kalkınmamızı engellemek için bir silah gibi kullanılmasına izin vereceğiz ne de tabiatın felaketi pahasına bir kalkınmacılık anlayışına geçit vereceğiz."

"12 YILDA 3,5 MİLYAR AĞAÇ VE FİDAN"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 12 senede Türkiye genelinde 3,5 milyar ağaç ve fidan dikildiğini, bunların yaklaşık 600 milyonunun yetişmiş ağaç olduğunu anlatarak, süratle ağaç ve fidan dikimine devam edileceğini, dengeli sürdürülebilir bir kalkınma anlayışıyla Türkiye'yi 2023 hedeflerine ulaştırmakta kararlı olduklarını vurguladı. 

Her alanda olduğu gibi enerji yatırımlarında da özel sektöre öncelik verdiklerine dikkat çeken Erdoğan, özel sektörün kurulu enerji gücündeki payının, 12 yıl önce yüzde 32 iken, bugün yüzde 72'ye ulaştığını, bunun artarak süreceğini kaydetti.

Özel sektörü enerji alanında yatırım yapmaya teşvik ettiklerini, edeceklerini, yenilenebilir enerji yatırımları için özendirici tesisler verdiklerini dile getiren Erdoğan, açılışı yapılan Geycek RES'in yenilenebilir enerji yatırımları konusunda önemli ve örnek bir tesis olduğunu söyledi. 

Geçmişte büyüklerin dereler için "Su akar, Türk bakar" dediklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şimdi ne yapıyoruz? Şimdi 'Su akar, Türk yapar' diyoruz. Bir taraftan barajlar bir taraftan HES'lerle hem enerji üretimimizi artırıyoruz, bunun yanında içme suyu, kullanma suyu üretiyoruz. Aksi takdirde durumumuz çok büyük bir felaket olabilirdi. 20 milyon ağaca tekamül eden emisyon azaltımıyla çevre dostu bir tesis olan şu andaki santralin üreteceği enerji sayesinde doğalgaz faturamızdan yılda 40 milyon lira, eski rakamla 40 trilyon lira tasarruf edeceğiz. Bu tesisle jeotermal kaynaklar bakımından zaten zengin olan Kırşehir'in esen rüzgarı da ekonomimize kazandırılmış oluyor" diye konuştu. 

"BU RES'LERLE BİR ÇEVRECİLİK DERSİ VERİYORUZ"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, rüzgar enerji tribünlerinin dağlara ayrı bir güzellik, hava kattığını, farklı bir mimari estetik kazandırdığını, 30 yıl önce yurtdışında bunları gördüklerinde "Acaba bunlar nedir? Bizim ülkemizde neden yok" diye baktıklarını anlatarak, şunları kaydetti:

"Bizim ülkedeki siyasi mantalite bu işe çok uzaktı, dertli değillerdi, araştırma yoktu. Bizi evde kömürün kokusuna, külüne vesairine mahkum etmişlerdi. Analarımız, babalarımız neler çekti, ama biz geldik, siyasi hayatımın en etkin dönemlerinde İstanbul gibi bir yerde doğalgazı tüm çevresine yaydım. Türkiyemizde şu anda doğalgazın gitmediği il sayısı artık 8-9 tane kaldı, bunun dışında her yer doğalgazı gördü. Bizim insanca yaşamak hakkımız değil mi? 780 bin kilometrekarelik vatan toprakları üzerinde bunu sağlamak siyasilerin görevidir. Bu RES'lerle de inanıyorum ki yenilenebilir enerjiden bir çevrecilik dersini veriyoruz."

"AMAÇ, TÜRKİYE'Yİ FAİZ LOBİSİNE TESLİM OLMAYA ZORLAMAKTI"

Erdoğan, bu tür tesislerin inşaat ve işletme aşamasında, yapıldıkları bölgeye sağladıkları katkının da dikkate alınması gerektiğini söyledi. 

Polat Grubu'nun buna ilave olarak tüm bölgeye hizmet verecek bir spor tesisini de ülkeye kazandırdığını ifade eden Erdoğan, bunun için de kendilerini tebrik etti.

Büyüyen, güçlenen Türkiye'nin zorlukları birer birer aşarak hedeflerine doğru kararlılıkla ilerlediğini belirten Erdoğan, "Elbette bundan rahatsız olanlar var. Türkiye'yi yeniden 70 sente muhtaç oluğumuz o eski günlere götürmek isteyenler var. Bizi o günlere döndürmek için tüm güçleriyle çalışanlar, her fırsatta, biliyorsunuz bunu değerlendirmenin gayreti içerisindeler" diye konuştu.

Erdoğan, 17-25 Aralık darbe teşebbüsünün hedeflerinden birinin de Türkiye'nin ekonomisi olduğuna işaret ederek, "Ekonominin omurgası olan, lokomotifi olan iş adamlarımızdı. Onlarla birlikte başta Enerji Bakanımız olmak üzere bu alanda görev yapan kamu personeli de hedefler arasında yer alıyordu" değerlendirmesinde bulundu.

Buradaki asıl amacı bildiklerini vurgulayan Erdoğan, "Asıl amaç Türkiye'yi ekonomik olarak çökertmekti, enerji projelerimize darbe vurmaktı. Amaç Türkiye'yi geçmişte defalarca yaptıkları gibi, yeniden faiz lobisine teslim olmaya zorlamaktı. Ülkemizde yaşanan ekonomik krizlere baktığımızda, en belirgin tezahürlerin, akıl almaz düzeylere ulaşan faiz oranları, faiz ödemeleri olduğunu görüyorsunuz" dedi.

Türkiye'de, toplanan vergilerin tamamının tek başına faiz ödemelerini karşılayamadığı dönemleri yaşadıklarını dile getiren Erdoğan, ülkeye o günleri bir daha asla yaşatmamaya kararlı olduklarını vurguladı.

"Bunların hiçbirine eyvallahımız olmadı, olmayacak"

Merkez Bankasının uyguladığı faiz oranları konusundaki itirazlarını her fırsatta, her platformda dile getirdiğini anlatan Erdoğan, şu görüşlerini bildirdi:

"Bu ülkede faiz ödemesine giden her fazla kuruş milletin hakkının gasbıdır. Çünkü faize gitmeyen o para, ister kamuda olsun ister özel sektör olsun, nereye gidecek söyleyeyim. Bu kaynak aynen burada olduğu gibi yatırıma dönüşecek, üretime dönüşecek, istihdama dönüşecek. Diyorlar ki; 'Yatırım notumuz zarar görür.' Eğer işimiz Batı'daki derecelendirme kuruluşlarına, ekonomik analiz yapan çevrelere kalsa, bize yağmurlu havada bir bardak su vermezler. Ekonomik potansiyeli bizimle mukayese dahi edilemeyecek ülkeler allanıp pullanırken, Türkiye sürekli riskli gösterildi. Hatta son ekonomik kriz sonrası yerle yeksan olmuş tüm ülkeler hala bizim üzerimizde tutuluyor, bizden daha güçlü gösteriliyor. Hepsi yalan, bizim bunların hiçbirine eyvallahımız olmadı, olmayacak." 

"Biz bugüne kadar onlara rağmen yatırım çektik, onlara rağmen büyüdük, onlara rağmen güçlendik ama bunu kendi içimizdeki bir takım kurumlarımıza hala anlatamadık" ifadesini kullanan Erdoğan, "Faiz oranı, enflasyon öngörüsünün neredeyse iki katı. Böyle bir çarpıklık olabilir mi? İnşallah bunların hepsi de düzelecek. Türkiye'de geçtiğimiz 12 yılda pek çok şey nasıl düzeldiyse, nasıl hale yola girdiyse bu mesele de inşallah makul bir çizgiye, milletin ve memleketin hayrına bir yere gelip oturacak" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

"Aynı şekilde Türkiye'yi siyasi ve ekonomik olarak çökertmek isteyen üst aklın da onun kuklalarının da hevesleri kursaklarında kalmaya devam edecek. Milletin iradesi yerine o veya bu vesayet sisteminin devamını arzu edenlerin, bu yönde gayret gösterenlerin çabaları bugüne kadar sonuç vermedi, bundan sonra da inşallah vermeyecek. Paralel yapı başta olmak üzere demokrasimize, ekonomimize, istikrarımıza kast eden herkese karşı mücadelemiz sonuna kadar sürecek. Milletimizin kendisine hizmet edene, vefası, şükranı ne kadar samimiyse, ihanet edene de tepkisi o kadar şiddetlidir."

Ülkeye ve millete hizmet eden, yatırım yapan, üreten, Türkiye'yi 2023 hedeflerine yaklaştıracak adım atan herkesin daima yanında ve destekçisi olduklarını vurgulayan Erdoğan, nerede bir yatırım varsa, nerede bir hizmet varsa orada bulunmanın kendisi için en büyük mutluluk olduğunu söyledi.

"Benim kavgam bu ülkeye ve bu millete düşmanlık edenlerledir"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

"Az önce Adnan Bey bir şey söyledi, 'Mayıs ayında Soma'da 250 megavatlık yine bir rüzgar santralinin açılışı var' dedi. Buyurun, burada şimdi 150, bunu açıyoruz. Soma'da daha büyüğünü açacağız. Bu, nereden nereye geldiğimizi göstermesi bakımından önemli. Bütün yerlerde taş üstüne kim taş koyarsa bizim orada olmak sorumluluğumuzdur, görevimizdir ve tabii ki bizler de olacağız.

Benim kavgam bu ülkeye ve bu millete düşmanlık edenlerledir. Benim öfkem sadece ve sadece ülkesine ve milletine düşmanlık edenlere karşıdır. Bu ülkeye, bu millete hizmet eden herkese gönlüm de kapım da sonuna kadar açıktır."

Polat Grubu'nu ve tüm ortaklarını bu yatırım için tebrik ettiğini belirten Erdoğan, Geycek Rüzgar Enerji Santrali'nin hayırlı olmasını diledi.

30 Oca 2015 - 18:40 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Canlı Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Canlı Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Canlı Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Canlı Haber değil haberi geçen ajanstır.



İstanbul Markaları

Canlı Haber, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (212) 288 77 85
Reklam bilgi


Anket Kanal İstanbul Yapılmalı Mı ?