Renault Mais Türkiye Genel Müdürü İbrahim Aybar: ''Otoda İniş-Çıkışı Kompanse Ediyoruz, Ama Çok Zorlanıyoruz''

1 Ocak günü bir anda sürpriz ÖTV kararıyla karşılaşan otomobil sektörü, hükümetin cari açığa karşı ortaya koyduğu soğutma önlemleri sebebiyle de ivme kaybetti.

Haber albümü için resme tıklayın

Otomobil satışlarında getirilen kredi sınırı sektörün karşısına çıkan son viraj oldu. Renault Mais Türkiye Genel Müdürü İbrahim Aybar ilk 8 ayda yüzde 21.5 düşen satışların şu an için istihdama bir etkisi olmasını beklemediğini dile getirdi. "İniş çıkışları kompanse ediyoruz. Ama tabii çok zorlanıyoruz" diyen Aybar seçime kadar sektörde satışları artırmayı sağlayacak yeni bir karar beklemediğini fade etti.

2014 yılında özellikle son olarak gelen kredi tedbirleri sonrasında otomobil satışları yüzde 20 üzerinde düştü. Şimdi yıl sonu öngörülerinizi nasıl revize ediyorsunuz?

Geçen yıl 853 bin toplam satış gerçekleştirilen bir sektör vardı. Ama yıl sonuna doğru belli bir olumsuzluk hissetmeye de başlamıştık. Dövizde yüksek bir devalüasyon oldu. Ciddi bir maliyet artışı yaşandı. Bunu fiyatlara eklememiz de kaçınılmaz oldu. Yüzde 30 civarında otomatik bir maliyet artışı oldu. Oysa bizde böyle bir marj yok. Tam bunları belli ölçüde yönetmeye çalışırken yılbaşında bir de ÖTV'ler arttı. Hepsini üst üste koyduk. O zaman tabii kaçınılmaz olarak bunlar piyasaya tatbik edildi.

Faiz artışı ve BDDK kısıtlamaları da oldu. Fiyatı 50 bin TL'ye kadar olan araçlarda yüzde 30 peşinat, 50 bin TL üzerinde olanlarda 50 bin TL üzerinde kalan kısım için yüzde 50 peşinat şartı getirildi. Deloitte bir anket yayınladı. Buna göre Türk insanı otomobil alırken ucuz olsun, çevreci ve az yakan bir model olsun, kolay ve ucuza finanse edilebilsin istiyor. Yılbaşında bunların etkisiyle satışlar daralırken son duruma göre 406 bin satış yaptık. Bu bizim için yüzde 21.5 daralma demek. Ticari araçta daralma yüzde 24.5.

BDDK önlemleri cari açık için alınmıştı. Sonucunda da gördük ki ithal araç satışları oransal olarak yerliden daha hızlı düştü. Bu durumda önlemlerin başarılı olduğunu söyleyebilir miyiz?

Piyasanın küçülmesi daha fazla ithalatı keser çünkü piyasanın yüzde 70'den fazlası ithal otomobil. Çünkü biz Türkiye'de ihtiyaç duyulan araçların çoğunluğunu çeşit olarak yerli veremiyoruz. Çok azını yerli veriyoruz. Model sayımız çok az. İnsanların beklentilerini karşılayacak yüzlerce model dışarıdan geliyor.

Türkiye'de üretilen model sayısı nasıl artar? Sektör satışta 1 milyon adedi bulunca mı?

Şu anda bu sektörde kaç marka Türkiye'de yatırım yapabilmiş? 5 markayız. Burada çok fazla markanın otomobil yatırımı yapıyor olması lazım ki değişik modeller Türkiye'de üretilsin. O zaman cari açığın önü kesilir. Türkiye'de 10 çeşit araç yapılıyor, 500 çeşit ithal ediliyor. Oranı yüzde 2 ama aldığı pay yüzde 25.

Satışlarda yerli otodaki düşüşün ithale oranla daha düşük olması sizi burada daha fazla üretmeye teşvik eder mi?

Mutlaka öyle. Ama bu yetmiyor. Markaların ülkelere yatırım yapması için başka birçok şart var. Örneğin iç pazarın sürekli gelişiyor olması gerek. İç pazarda sürekli endişesiz büyüyecek bir pazar şart. Yatırım ortamının iyi olması gerek. Hukuk güvenliğinden içerideki teşviklere kadar birçok şey geliyor. Bütün dünya ile rekabet ediyorsunuz. Eskiden Avrupa'da kapasiteler ve bu kapasitelerin kullanım alanı çok düşüktü. Ama şimdi onların kapasitesi de büyümeye başladı. Demek ki yeni baştan başımızı önümüze koyup ne yapabiliriz, nasıl daha cazip şartlar sunabiliriz diye hızlı bir çalışma yapmamız lazım. Çünkü cari açık için Türkiye'de üretilen araç çeşidini artırmaktan başka çare yok. Bizde tüketim üzerinden dolaylı vergi alınıyor. Bu vergi belli bir hacim karşılamayınca pazarı küçültüyoruz. Mutlaka yatırımı çoğaltarak bu işi açmamız lazım. 2023 hedefi 4 milyon araç üretimi diyor. Şu an kapasite 1 milyon 700 binlerde. Nasıl olacak bu? Yatırım lazım, başka çare yok.

Siz nasıl adapte oldunuz bu yıl yaşanan bunca değişime ve yeni koşullara?

Güzel soru.. Türkiye'de bulunuyorsanız, Türkiye pazarını tanıyorsanız adaptasyon yolunu da biliyor olmanız lazım. Bu yollarla gidiyoruz. Pazar küçülünce üretim planını buna göre yapıyoruz. İç pazardaki daralmayı bizim markamız dış Pazar ile götürebiliyoruz. AB pazarının büyüyor olması bizim için önemli bir telafi konusu. AB yüzde 6.5 büyüdü ama hacim çok büyük.

Peki siz adapte olmayı öğrendiniz. Peki ya yabancılar? Onlara nasıl anlatıyorsunuz?

Tabi kolay iş değil. Yılbaşı günü 1 Ocak sabah dokuzda bir mesaj geldi telefonuma. Bir baktık, ÖTV artmış. Ankara'daki arkadaşımız önce Maliye'den bilgi alamadı. Saat 10'da öğrenmiştik ki ÖTV'ler artmış. Bunlar tabii dışarıda bilinmeyen şeyler. Dışarıda eğer bir artış yapılacaksa önceden konuşulur. Anlaşılır, bilinir. Bizdeki durum çok farklı.

Kaynak: wsj.com

17 Eyl 2014 - 09:29 - Ekonomi


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Canlı Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Canlı Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Canlı Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Canlı Haber değil haberi geçen ajanstır.




Anket Kanal İstanbul Yapılmalı Mı ?