Selden Etkilenenler Her Yağmurda Strese Giriyor

Prof.Dr. Hatice Özyıldız Güz, sel felaketlerinin, psikolojik travma nedenleri arasında olduğunu belirterek, vatandaşların; "Acaba yeniden sel yaşanır mı?" hissine kapılıp tedirginlik ve panik yaşadığını dile getirdi.

Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Psikiyatri Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Hatice Özyıldız Öz, Samsun'da son 2.5 yılda 14 kişinin öldüğü 4 sel felaketini yaşayanların travma geçirdiğini söyledi. Prof. Dr. Güz, bu kişilerin her yağmur sonrasında "Yeniden sel mi olacak?" diyerek korkuya, strese ve endişeye kapıldığını söyledi.

Prof. Dr. Hatice Özyıldız Güz, son günlerde görülen yağmurlarla birlikte sel olaylarından daha önce zarar gören, yakınlarını kaybeden, evini su basan, ölen kişileri görenlerin bu günde korku yaşadıklarını gözlemlediğini dile getirerek, "Kişiyi aşırı korkutan, dehşet içinde bırakan, çaresizlik yaratan, çoğu kez olağandışı ve beklenmedik olayların yol açtığı etkilere ruhsal travma denir. Bu olaylar arasında deprem, sel, yangın gibi olaylar bulunmaktadır. Kentimizde de yaşanan sel felaketlerinin ardından bazı vatandaşlarımızın psikolojilerinin olumsuz etkilendiğini görüyoruz. Bunlar selden birebir etkilenen zarar gören kişiler. Yağan her yağmur sonrasında sanki yine sel olacakmış gibi strese girmelerinin de altında yatan sebep de yaşadıkları bu travmadır" dedi.

PSİKİYATRİK DESTEK GEREKLİ

Prof. Dr. Hatice Özyıldız Güz, travma sonrasında stres bozukluğu, uykusuzluk, kabuslar, olayla ilgili anıların sık sık hatırlanması, sürekli olarak olayın tekrarlanacağı korkusu, olayı hatırlatan durumlarda huzursuz olma gibi durumların görülebileceğini söyleyerek, "Sel felaketi yaşayan insanları krize sokar. Bu krizin verdiği kayıpların dereceleri artabilir. Sel felaketi ile karşılaşanlar da genellikle şoka girme, çaresizlik hissi, aşırı endişe, huzursuzluk, depresyon, kendine güven kaybı, çevreye, ortama ve dünyaya karşı güvensizlik, olayı sürekli anlatma ihtiyacı, anlamsızlık, aynı şeyleri tekrar tekrar zihninde canlandırma, 'Niçin ben?' sorusuna cevap arama, öfke patlamaları ve suçluluk hissi oluşur. Bu nedenle sel felaketine önlem alınmalı, başından geçenlere psikiyatrik açıdan da destek olunmalıdır" diye konuştu.

HASTANELERE MÜRACAATLAR OLDU

Prof. Dr. Hatice Özyıldız Güz, 2.5 yıl içinde yaklaşık 10 kişinin sel sonrasında yaşadıkları psikolojik sorunlar nedeniyle OMÜ Tıp Fakültesi Hastanesi’ne başvurduğunu belirterek, "Bunun dışında kentimizdeki diğer sağlık kuruluşlarına da sel olaylarının ardından vatandaşların başvuruda bulunduklarını biliyoruz" dedi.

SEL RİSKİ YÜKSEK 4 AY

Öte yandan Samsun Meteoroloji 10’uncu Bölge Müdürü Murat Asar, son 55 yılda tutulan kayıtlar incelendiğnide Karadeniz Bölgesi'nde sel olaylarının en fazla Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos aylarında görüldüğünü tespit ettiklerini ifade etti.

Asar, "Hatta Temmuz başı ve Ağustos ortası istatistiklerin pik yaptığı dönem. Bu 4 ay için Karadeniz Bölgesi'ndeki 'sel dönemi' ifadesini kullanabilir. Yani bu dönem sel açısından riskli bir dönem. Ancak bu ifade mutlaka sel olacağı anlamına da gelmiyor. Vatandaşlarımız mutlaka sel olacak düşencesine kapılmaları da doğru değil. Bu bakımdan bu sezon boyunca sel- taşkın olaylarında en az zararla çıkılabilmesi için daha hassas ve duyarlı davranılması ve meteorolojinin bu konuda yapmış olduğu anlık uyarıların takip edilmesi gerektiğini düşünmekteyiz" diye konuştu.

03 Haz 2014 - 12:43 - Yaşam



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Canlı Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Canlı Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Canlı Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Canlı Haber değil haberi geçen ajanstır.



Anket Kanal İstanbul anket Yapılmalı Mı ? Yapılmamalı mı ?