Tatlı krizine çözüm önerileri! Tatlı krizi nasıl geçer?

Duyguların beslenmeye direk olarak etkisi vardır. Öfke, hayal kırıklığı, üzüntü ve bazen mutluluk bile tatlı krizlerinin sebebi olabilir. Peki, tatlı krizine girdiğimizde atlatmak için ne yapabiliriz? Cevapları yazımızda…

Melek Eren
Melek Eren Tüm Haberleri

Öncelikle, şunu unutmamamız gerekiyor: Vücudun tatlıya ihtiyacı yok. Yani, vücudun yaşamsal fonksiyonlarına devam edilmesi için tatlı, gerekli değil. Sadece alışkanlıklarımızdan dolayı yemek istediğimiz bir gıdadır. Her konuda olduğu gibi tatlı tüketimi konusunda denge büyük önem taşır.

Tatlı Krizi Neden Oluşur?

Tatlı yemenin bir krize dönüşmesindeki asıl neden tatlıya olan düşkünlük değildir. Yapılan araştırmalar; kötü beslenme, hormonal ve psikolojik durumlar, çeşitli hastalıklar gibi tatlı krizine neden olan birçok etkenden bahsetmektedir. Ayrıca adet öncesi sendromu ile de ortaya çıkabiliyor. Kadınların %90’ından fazlasında bu durum görülür. Regl döneminde hormonların seviyelerinde değişmeler olur ve bu da kan şekerinin düzenlenmesini zorlaştırır, bu nedenle kadınlar regl dönemlerinde tatlıya daha düşkün olurlar. Özellikle çikolata tüketme isteği oluşmasında ise, çikolatanın iyi bir demir kaynağı olması nedeniyle bu dönemde oluşan kan ve demir kaybının dengelenmesinde çok etkili olduğu yapılan araştırmalarca ortaya çıkmıştır.

Tatlının Vücuda Etkisi Nedir?

Beyaz undan yapılmış unlu mamuller, şeker, tatlı, pirinç gibi glisemik indeksi yüksek olan basit karbonhidratlar ve işlenmiş gıdalar kan şekerinin hızlı bir şekilde yükselmesine sebep olur. Buna karşılık da vücuttaki mekanizmalar yükselen kan şekerini hızlı bir şekilde düşürür. Bu da daha güçlü bir açlık ve tekrar tatlı yeme isteğine neden olur.

Tatlı Krizini Önlemenin Yolları Nelerdir?

Tatlı krizlerine karşı günde en az 2 litre su tüketmeye devam etmeniz de çok önemli, çünkü ‘susuzluk’ sıkça açlıkla karıştırılıyor. Bu nedenle tatlı krizi veya açlık hissettiğinizde öncelikle su için.

Katı diyetlerden ve uzun süreli açlıktan uzak durun. 4-5 saat aralıklarla, ara öğün yaparak beslenmeye özen gösterin.

Taze ve kuru meyveleri tek başına yemek yerine yanına süt ürünleri ekleyin. Beslenmenize kefir, yoğurt, tarhana gibi probiyotik gıdalar ekleyin.

Paketli, şekerli, beyaz undan yapılmış besinlerin, yani glisemik indeksi yüksek besinlerin sık tüketimi kan şekeri dengesizliğiyle sonuçlanabiliyor. Bu durum da tatlı krizlerine ve bu tarz besinlere olan eğilimin artmasına yol açabiliyor.

Günlük lif alımınızı artırın. Lif içeriği yüksek/posalı gıdalar mide boşalmasını geciktirerek gün içinde daha uzun süre tok kalmanızı ve kan şekerinizin dengeli olmasını sağlar.

Yemeklerde bol bol baharat kullanın. Özellikle tarçına mutfağınızda yer verin.

Düzenli egzersiz yaparak seratonin salgılanmasını sağlayın.

Boş kaldıkça yeme isteğimiz daha da artacaktır. Özellikle duygusal yeme özelliğine sahip biriyseniz, sıkıldığınız veya strese girdiğiniz anda canınız tatlı gibi besinler isteyecektir. Dolayısıyla çeşitli el işleri yaparak, kitap okuyarak veya film izleyerek tatlıdan uzak kalın.

Yeterli ve kaliteli uyumaya ve stresten uzak kalmaya özen gösterin.

26 Oca 2021 - 19:48 - Yaşam


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Canlı Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Canlı Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Canlı Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Canlı Haber değil haberi geçen ajanstır.




Anket Kanal İstanbul anket Yapılmalı Mı ? Yapılmamalı mı ?