Elektrik Mühendisleri Odası: Kalıcı yaz saati ile elektrik tüketimi yıllık artışın çok üstüne çıktı

EMO Yönetim Kurulu üyesi Özdağ kalıcı yaz saati uygulamasına ilişkin “2016 Eylül ayında Bakanlar Kurulu’nun kararıyla sabit saate geçilmesi karar verildi. 2016’nın Kasım ayında bir önceki yıla göre yüzde 6.60’lık, Aralık ayında yüzde 5.97’lik bir artış var. Bu artış oranları yıllık elektrik tüketim artış oranlarının çok üstündedir” ifadelerini kullandı.

Cihan Kayalı
Cihan Kayalı Tüm Haberleri

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez yaptığı, “Kış saati uygulamasına başladığımız 2016'dan beri toplam elektrik tasarrufu 6.82 milyar kilovatsaat oldu. Bu tasarrufun parasal karşılığı ise yaklaşık 6 milyar lira" açıklamasının ardından konu gündeme geldi.

Özdağ, yaptığı açıklamasında, “Her ülke kendi gerçeğine göre hareket etmek durumunda. Nedir o gerçekler? Örneğin Türkiye’nin doğusu ile batısı arasındaki mesafe 1600 kilometre civarındadır, bunun dakika karşılığı tam 76 dakika. Hal böyle olunca Türkiye’nin sabitlediği saat dilimi GMT+3 olarak ana boylamdan üç saat ileride, Iğdır’ın doğusundan geçen İran sınırları içerisinde olan bir saat diliminden bahsediyoruz. Hal böyle olunca ister istemez Iğdır’daki vatandaşlarımız için bir sorun yok diyebiliriz. Fakat İstanbul gibi bir metropol söz konusu olduğu zaman bunun akılla mantıkla çok izah edilebilir bir tarafı yok. Doğusu ile batısı arasında zaman farkı olmayan ülkeler için bunu sabitliyor olmak makul olabilir. Yaz döneminde Fransa gibi ülkeler kendi ülke sınırlarının yarım saat dışından başlatıyor” dedi.

‘TÜRKİYE’NİN AĞIRLIK NOKTASI YA İZMİT YA ESKİŞEHİR’DİR’

Konu hakkında tarihten örnek veren Özdağ, “Bu uygulama 2016 yılının Eylül’ünde Bakanlar Kurulu’nun kararıyla sabit saate geçilmesi karar verildi. 1972 yılında özellikle İzmit’ten geçen doğu boylamı tercih edilmişti. Niçin? Türkiye’nin ekonomik ve demografik dağılımına baktığınız zaman ağırlık noktası ya İzmit’tir ya Eskişehir’dir. Hala öyledir, bu değişmedi. GMT+2 çizgisinin yani 30 derece doğu boylamının tesadüf olarak seçilmediği ortadadır. 7 Eylül 2016’da Bakanlar Kurulu kararı ile iptal ediliyor. Bir vatandaşın açtığı dava nihayetinde Danıştay 14 Eylül 2017’de nihai kararını veriyor. Danıştay usulden ‘Bu Bakanlar Kurulu’nun vereceği bir karar değil. Bunun için kanun gerekiyor’ diyerek bozuyor ve iptal ediyor. Sonra Türkiye’nin rejimi değişiyor. Sonra Cumhurbaşkanı kararı ile değişiyor. Geliş yöntemi de çokta parlamentonun tartıştığı uzlaştığı biçimde değil. Halkın üzerinde uzlaştığı bir karar değil” ifadelerini kullandı.

‘KARAR SONRASI ELEKTRİK TÜKETİM ARTIŞ ORANI, YILLIK ARTIŞIN ÇOK ÜZERİNDEDİR’

Maliyet hakkında da konuşan Özdağ, “Özellikle 2017 yılının Eylül ayında Enerji İşleri Genel Müdürlüğü’nün aylık elektrik istatistik raporları üzerinden bir değerlendirme yapıldı. EMO’nun tespitlerine göre 2016’nın Kasım ayında bir önceki yıla göre yüzde 6.60’lık bir artış var. 2016’nın Aralık ayında bir önceki yıla göre yüzde 5.97’lik bir artış var. Bu artış oranları yıllık elektrik tüketim artış oranlarının çok üstündedir. 2017 yılının Ocak ayı ile kendisinden önceki yılın Ocak ayı arasında yüzde 5.75’lik artış var. Şubat’ta 6.22, Mart’ta 6.40’lık bir artış var. Kaldı ki o dönemde ne meteorolojinin raporladığı olağanüstü mevsimsel bir şart var, ne de TÜİK’in sanayi verileri üzerinden raporladığı olağanüstü bir üretim artışı var. Şimdi söyleyeceklerim enerji tasarrufunu önemsemediğimiz gibi algılanmasın. Biliyorsunuz Türkiye’de enerji sektörünün yüzde 80’den fazlasını özel sektör üretiyor, elektrik dağıtımının da yüzde 100’ü özel sektörün elinde. Dolayısıyla bizim yenilenebilir enerji kaynakları destekleme ve kapasite mekanizmaları, gümrük ve çevre muafiyetleri, piyasanın çok üzerinde satın alma garantileri ile yüz milyonlarca TL’nin şirketlere aktarıldığı yerde çocukların uykusundan çalarak yapılacak 1 milyar tasarrufa bu ülkede ihtiyaç yok” diye konuştu.

23 Kas 2021 - 17:43 - Yaşam



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Canlı Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Canlı Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Canlı Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Canlı Haber değil haberi geçen ajanstır.



Anket Kanal İstanbul anket Yapılmalı Mı ? Yapılmamalı mı ?