FETÖ tutuklusu Nusret Muğla hapiste hayatını kaybetmişti! Bülenç Arınç’tan Muğla’ya mektupta neler yazıyor?

FETÖ soruşturması ile cezaevinde bulunan ve cezaevinde ölü olarak bulunan 84 yaşındaki Nusret Muğla'nın koronavirüsten hayatını kaybetmesinin ardından, "Nusret Ağabeyin ardından" başlıklı bir mektup kaleme alan Bülent Arınç'a hiç beklemediği bir cevap geldi. Muğla'nın oğlu Mustafa Sait katıldığı bir programda, Bülent Arınç'ı babası için aradığında onun damadıyla ilgili problemlerinden dert yandığını belirterek aldığı cevapla şoke olduğunu belirtti.

Cihan Kayalı
Cihan Kayalı Tüm Haberleri

Cezaevinde kalırken koronavirüse yakalanan 86 yaşındaki FETÖ hükümlüsü Nusret Muğla'nın hayatını kaybetmesinden sonra TBMM Başkanı Bülent Arınç, sosyal medya hesabından, "Nusret Ağabeyin ardından…" adlı mektupta "Nusret Ağabey hakkını helal et. Senin ve senin durumunda olanlar için kamuoyunun şahit olabildiği ve olamadığı tüm mecralarda, sesimin ve gücümün yettiğince bildiğim doğruları söyledim. Ama gözler kararmıştı" mesajları paylaştı.

NE CEVAP GELDİ?


Medyascope'a açıklamada bulunan Nusret Muğla'nın oğlu Mustafa Sait Muğla, Bülent Arınç ile babasının arasındaki ilişkiden bahsetti.  Oğul Muğla, "Babam 'Bülent abini ara, 65 yıllık dostluğun karşılığı bu mu? diye sor' demişti.

Bülent Arınç'la babamın ilişkisi samimi, dostane, abi-kardeş gibiydi. Ancak bu süreç başladığından beri bazı şeyler de bizim kulağımıza küpe oldu. Ben saygı duymuyorum.

Babam 'Bülent abini ara, 65 yıllık dostluğun karşılığı bu mu? diye sor' demişti. Aradım kendisini, söylediklerim karşısında kendini ön plana koyup kendi ızdıraplarını, kendi problemlerini, damadıyla ilgili problemleri dile getirdi. Sanki çaresizmiş gibi, yapacak bir şey yokmuş gibi. Karşılığı bu oldu, biz de şoke olduk. Ben kendi adıma söyleyeyim şoke oldum.

LİSE YILLARINDAN KALAN DOSTLUK


Benim gördüğüm kadarıyla AK Parti'nin iktidara gelmesine kadar ciddi ilişkileri vardı. Çok sık olmasa da bir araya geliyorlardı. İktidar olduklarında da belli bir yoğunluk, tempo içerisinde arada görüşüyorlardı. Dostlukları gençliklerinden başlıyor, zaten ailece de görüşürdük. Ben annesi Sevdiye teyzeyi çok iyi bilirim. Evlerinde, bahçelerinde çocukluğumuzda çok oynardık. Yani aralarındaki ilişki lise yıllarında bir dostluk, kardeşlik olarak başladığını babam da anlatırdı zaten."

MEKTUPTA NELER VAR
Bülent Arınç, "Nusret Ağabey ile lise yıllarımda tanışmıştım" diyerek başladığı mektubunda, "Kendisi gibi pırıl pırıl insanlarla kitap okur, sohbet yapardık. Sonra berberlikten ayrıldı ve küçük bir kavaf dükkanı açtı. Aynı hizmetine orada devam etti; artık Kavaf Nusret Ağabey olmuştu. Sonra 'Hizmet Hareketi' olarak bildiği yolda eğitim faaliyetlerine destek olmaya başladı. Kısıtlı imkânlarını bu yolda kullandı. Topladığı zekat, fitre ve çiftçilerden aldığı ayni yardımlar ile okulların yapım masrafına destek oluyordu. Kendisini sevenlerin Nusret Ağabeyi artık eğitim gönüllüsüydü" dedi.

15 TEMMUZ


Arınç mektubunun devamında, "15 Temmuz'da yaşanan hain darbe girişimi ülkemizin üzerine bir felaket gibi çöktü. Uçaklar, helikopterler, tanklar bomba ve kurşun yağdırdı, meclisimiz bombalandı... Bu hain girişim, onlarca şehit ve gazimizin canını fedakarca hiçe saymasıyla ancak önlenebildi. Bugünden hemen birkaç gün sonra Nusret Ağabeyin de birçok arkadaşı gibi 'silahlı terör örgütü üyesi olmak' iddiası ile tutuklandığını öğrendim. Bırakın silahı, eline bir gün çakı dahi almamış, kimseye kaba bir söz söylememiş, her defasında 'Biz muhabbet fedaileriyiz husumete vaktimiz yok.' diyen o güzel insan, bankaya para yatırmak, eğitim vakfında görev almak, gençlerle ilgilenmek gibi malum suçlamalar ile hüküm giymiş ve ardından tahliye edilmişti.

"DARBE GİRİŞİMİNİN BİR FELAKET OLDUĞUNA İNANIYOR"


Kendisine 2 yıl önce geçmiş olsun ziyaretinde bulunmuştum. Kimseye kırgın ya da küskün değildi. 15 Temmuz hain darbe girişiminin bir felaket olduğuna inanıyor ve kendisinin ve arkadaşlarının haksız yere terörist olma iddiası ile yargılandığını, bunun aileler için büyük travmalara neden olduğunu düşünüyordu. Haksızlıkların giderilmesi için benim de elimden geleni yapmamı istemişti. Hakkındaki karar onandıktan sonra cezaevine alındı. Kalp ve çeşitli rahatsızlıklardan dolayı çok sayıda ilaç kullanıyor, kendi başına hayatını idame ettirmekte güçlük çekiyordu. Maalesef tam teşekküllü üniversite hastanesinden alınan raporlar Adli Tip Kurumu tarafından onanmadığı için cezaevi şartlarında kalmaya devam etti.”

16 Şub 2022 - 11:41 - Gündem



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Canlı Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Canlı Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Canlı Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Canlı Haber değil haberi geçen ajanstır.



Anket Kanal İstanbul anket Yapılmalı Mı ? Yapılmamalı mı ?