• BIST114.083
  • Altın164,432
  • Dolar3,8290
  • Euro4,6807
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 2 °C
  • YEMEK
  • Son Haberler
    Tüm yemek haberleri »
    • GAZETELER
    • Günün Manşetleri
    Tüm Gazete Manşetleri »

    Hatalarla Yüzleşmek

    Şener Koştu

    Hatalarla yüzleşmek her insanın harcı değildir. Çünkü her insan, hatalarıyla yüzleşme cesaretini gösteremez. Aslında bunun yüreksizlikle ya da babayiğit olmamakla bir alakası yoktur. Günümüzün kapitalizm ve emperyalizm denilen sistemleri insanların yüreklerine öyle korkular salmıştır ki kendisinden dahi kaçan insan, aynada yüzüne 5 dakika bakamaz hale gelmiştir. 

    Peki insan, bu korkularıyla mücadele etme gücünü neden kendisinde bulamıyor? 

    Kapitalizm ve emperyalizm tarafından kurulan acımasız sistem, insanların yaşamlarını öyle bir dönüştürdü ki insanın gözünün yaşına dahi bakmayan bu iki sistemle mücadeleyi kimse göze alamıyor. 
    Oysa insanın bir yanı maddiyat ise diğer yanı felsefedir. Ve insan, felsefe olan yanını aksatarak maddi yanına ağırlık vermeye başladığı gün bu iki sistemin prangalarını ayağına geçirerek uşağı olmuştur. O prangalar, insanın ayağındayken insan, hiçbir zaman dik durarak ileri doğru bir adım atamayacak. 

    Maddiyat karşılığında özgürlüğünden vazgeçen insan, bugün tekrar özgürlüğüne doğru yürümek istese de daha hamlede bulunduğu an ayağına geçirdiği prangalar yüzünden yere çakılıyor. 

    İnsanların yaşamda gerçekleştirmek istediği özgürlük yürüyüşünde başarılı olmasının tek yolu tekrar birbirleriyle bütünleşmesinden geçiyor. Birbirlerini tekrar yürekten sevmelerinden. 

    Günümüzde insanların en büyük hazımsızlığı eleştirilmek olduğundan dolayı birbirleriyle bütünleşmeleri sadece bir hayal. 

    İnsanlar, yüreklerine korku salan ve yaşam kalitesini düşüren ilkel düşünceleri bir kenara iterek kendilerini emperyalizm ve kapitalizme baş kaldıracak kadar yüreklendiren fikirlere değer vermelidir. Hatta o fikirleri tırnak içine almalıdır. 

    Kapitalizm ve emperyalizm, insanları küçük fikirlerle uğraştırarak nehirlerde yolculuk ettirirken sadece izin verdiği insanlar, okyanuslarda yolculuğa çıkabilmektedir. O insanların yularını da kendi elinde tuttuğundan yolculuğun yönünü kendi tayin ediyor. 

    Kısacası insanlar, birbirleriyle uğraşmak yerine kendi hedeflerine doğru yürümelidir. Bu yürüyüş aynı zamanda insanlığın ufkunu da açacaktır. 

    • Yorumlar 0
    • Facebook Yorumları 0
      Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları