Pazar , Temmuz 22 2018

"Hayattaki kimlik, Kimya"


          “Kimya hayattır.” sloganıyla başlamak istiyorum yazıma… M.Ö. yaklaşık 2000 yıl öncesine dayanan küçük bir hayat filizi veya küçükler dünyasına bir yolculuk gibi düşünebiliriz kimyayı. Kimya deyince, atomlar, moleküller, reaksiyonlar, patlamalar, deneyler ve ne yazık ki çevrede olup biten tüm kötü olayların günah keçisi olarak tanımlanan kimyasallar gelir herkesin aklına. “ Sakın onu yemeyin, kimyasal var onda” gibi sözleri duymayan yoktur sanırım aramızda.

           Bu düşünce, yıkılması gereken bir yanlıştır hayatımızda aslında çünkü unutulmaması gereken bir şey var, kimya, küçücük dünyasıyla çok büyük işler başarıyor. Nefes alırken, sindirim yaparken, koşarken, âşık olurken ve hatta ve hatta bu yazıyı okurken bile kimya ile iç içeyiz. Bu yüzden, kimyasal deyince, asırlarca yaşamış ve günümüze kadar gelmiş kocaman bir hayat ağacı gelmeli akla artık. Bu ağacın her bir dalı, yaprağı, çiçeği bize hayat verir, kişilik verir. Biz dâhil, etrafımızda gördüğümüz her şey atomlardan oluşmaktadır, kısacası kimyadır.

          Şunu net bir şekilde söyleyebilirim ki bizi oluşturan atomlarla aynı karakterdeyiz aslında. Nasıl mı? Biz ihtiyaç sahibi birine yardım etmiyor muyuz veya yiyeceğimizi ve giyeceğimizi paylaşmıyor muyuz? Aynısını atomlarda yapıyor ama onlar elektron alıp veriyor veya paylaşıyorlar. İşte kimyadaki kimyasal bağlar!  Biz, yolcu otobüse ilk bindiğimizde, tamamen boş olan koltuğa mı yoksa bir koltuğu dolu olan ikili koltuğa mı oturuyoruz? Tabiî ki boş koltuğa oturuyoruz, tıpkı atomlardaki elektronların benzer enerjili orbitallere önce tek tek doldurup daha sonra çiftlenmesi gibi. İşte size kimyadaki Hund Kuralı. İnsanlar bunaldığı veya sıkışık olduğu ortamdan hemen kurtularak daha rahat ve ferah olduğu bir ortam isterler, tıpkı doğadaki tüm moleküllerin düzensizliğini arttırmak istemesi gibi. Bu da kimyadaki entropi işte. Aslında biz atomları taklit ediyoruz, yani kimyayı yani kimyasalları.

           Sürekli birlikte yaşadığımız, hep faydalandığımız ve her hareketimizde andığımız kimyayı niye yanlış tanırız ki sanki. Hayatın kimya olduğunu kimyanın da hayat olduğu unutmamak üzere bu hayat ağacın kurumasını seyretmeyelim. Kimya yaşamdır, kimya hayattır, kimya her şeydir.

About Öğr. Gör. Uğur SOYKAN

Abant İzzet Baysal Üniversitesi

Check Also

Kendimize Sormamız Gerekenler

Neden asabiyiz?      Toplumsal baskı ve ötekileştirmeye maruz kalıyor muyuz?     Sevgisizlik ve şiddet neden …

5 comments

  1. feyz aldık..

  2. Yaşasın Kimyasal hayat 🙂

  3. Kimyaya farkli bir bakis acisi edindim….

  4. Harika, umarım ben de bir gün kimyager olurum.

  5. Gürcan YILDIRIM

    Bu yazıyı ayakta alkışlıyorum. Bilimsel yanını/karakterini bildiğim arkadaşımın sosyal/ fen içerikli makalelerde yazdığını görmek beni çok mutlu etti. Uzun lafın kısası, ellerine, yuregine ve kalemine sağlık…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir