• BIST104.123
  • Altın145,971
  • Dolar3,4910
  • Euro4,1702
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 20 °C
  • YEMEK
  • Son Haberler
    Tüm yemek haberleri »
    • GAZETELER
    • Günün Manşetleri
    Tüm Gazete Manşetleri »
    • CANLI PAYLAŞIM
    • Yazarlarımız
    Tüm Yazarlarımız »

    Huzur Çaba İster

    Bahadır YENİŞEHİRLİOĞLU

    Huzur ikliminin bozulmasına ve güven ortamının her geçen gün soldurulmasına yönelik bütün faaliyetleri reddederek ve dik durarak ve adaletten şaşmayarak ve asla sevgisizlik büyütüp düşmanlıklar üretmeyerek toplumsal barışı koruyabilir, teröre galip gelebiliriz.

    Terör gruplarına üye insanların belirli bir kişilik profilinin olduğunu söylemek büyük bir safdillik olur. Kimi geçmişinde aileleri tarafından örselenmiş, sevgisiz bir ortamda büyümüş iken, kimi bambaşka argümanlarla kimlik bunalımında varlığını ortaya koyma çabasını içine girdiği guruplarda yeşertmeye çalışmaktadır.

    En önemlisi bir guruba ait olmanın dayanılmaz hafifliğini yaşamak güçlü bir cazibe oluşturmaktadır. Terörist yaşamı boyunca değer ve sevgi görmemiş, kendini asla bir yere ait hissedememiştir. Ya da bunu istemiş ama bir şekilde bunu gerçekleştirememiştir.

    Teröristlerin kullandıkları en büyük psikolojik tekniklerden biri insanları etkilemek ve insanların kararlarını değiştirmektir.

    Korku yaratarak normal yaşam biçimindeki insanlar üzerinde bir baskı uygulayarak onların düşünme silsilelerini bozup paniklemelerine fırsat oluşturmak ve güvensizliği pompalamaktır.

    Sindirme korkutma neticesi toplumsal direnci kırarak böylelikle psikolojik mağduriyetleri artırarak kazanma amacı taşırlar.

    Bu psikoloji ile kontrol altına aldıkları toplumlarda büyük kaygı ve panik hali ile güvensiz bir toplum oluşturarak nihai amaçlarını kolaylaştırırlar. Terörün sosyal sapma davranışı olduğu göz önüne alınarak, insanları moral olarak çökerten tutum ve davranışlardan derhal uzaklaşılmalı acilen sosyal dayanışma kültürü geliştirilmelidir.

     Ülkemizde son günlerde yapılmak istenende budur.

    Toplumda korku, panik hali ve ne yapacağını bilememezlik oluşmasına asla fırsat verilmemelidir.

    Devletin bu korku ve panik haline önlem alma çabalarının yanında, bu konuda da bizlere de görev düşmektedir. Medyanın daha sorumlu bir yayın politikası üretmesi bu açıdan son derece önemlidir.

     Terörizmin en büyük silahlarından biri toplum içerisinde ötekileştirmeye yönelik faaliyetleri farklı argümanları kullanarak büyütüp bunun üzerinden hasılat toplamak olduğunu asla unutmamalıyız. Şahsen asla ötekileştirmeye fırsat vermemeliyiz.

    Facebook ve Twitter gibi sosyal paylaşım sitelerinde terörizmin faaliyetleri konusunda müspet ya da menfi olarak terörizme bu bağlamda korku imparatorluğu oluşturmaya yönelik girişimlerden olabildiğince uzak durulmalıdır.

     

    Normal hayatımıza ve rutin ne yapıyor isek bunları yapmaya devam etmeli ve ferdi olarak farklı davranış tavırları sergilemekten uzak durmalıyız. Çocuklarımız bu konuda çok önemlidir ve onların taze bilinçlerinin kirlenmemesi açısından ev ortamlarımızda bu konular mutlaka dikkatli takip edilmelidir.

    En önemlisi terör hareketlerinin iç siyaset malzemesi yapılmasına fırsat verilmemeli birilerinin yokluğu üzerine varlık üretme çabalarının argümanı olarak terörizmi reddeden ama zihni alt yapı yansımaları olarak terörizmin psikolojik boyutlarını her ne şekilde olursa olsun büyütecek davranışlardan uzak durulmalıdır.

     

    • Yorumlar 0
    • Facebook Yorumları 0
      Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları