• BIST104.123
  • Altın145,971
  • Dolar3,4910
  • Euro4,1702
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 12 °C
  • YEMEK
  • Son Haberler
    Tüm yemek haberleri »
    • GAZETELER
    • Günün Manşetleri
    Tüm Gazete Manşetleri »
    • CANLI PAYLAŞIM
    • Yazarlarımız
    Tüm Yazarlarımız »

    İnsan Gerçekten Hayret Ediyor İki farklı ZAMAN

    Reşat PETEK

    ZAMAN Gazetesi, okuyucularını sükutu hayale uğratmaya, asılsız haberlerle algı operasyonuna devam ediyor.

    Malesef dün ZAMAN Gazetesi internet sayfasında doğrudan şahsımla ilgili bir yalan haber yayımladı.

    Benimle hiçbir görüşme yapılmadığı halde, telefonla görüş alınmış gibi, benim üslup ve tarzımla hiç bağdaşmayan görüşlere yer verildi.

    Haber içeriğini ve yalan haberin nasıl yayımlandığını anlatacağım. Ancak bu haber bana 8 Temmuz 2014 tarihli ZAMAN gazetesinde ismimin başlığa taşındığı haberi hatırlattı: “İnsan gerçekten hayret ediyor. İki farklı Reşat Petek” başlıklı bu haberde, görüşlerim çarpıtılarak, ellerinde hiçbir kanıt olmaksızın, maddi manevi sebeplerle bir dönüşüm içine girdiğim iftirası atılıyordu.

    Zaman Gazetesinin dünkü nüshasında yine adımın geçtiği haberde yer alan iddiaların aynı gün yalan olduğunun kanıtlanması ve muhabirin sosyal medyada özür dileyerek haberin internet yayınından kaldırılmasını sağlaması, yazıma bu başlığı koymama ve “insan gerçekten hayret ediyor” dememe sebep oldu.

    OLAY NASIL GELİŞTİ?

    Adalet Bakanı Sayın Bekir Bozdağ’ın Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcısı Ramazan Solmaz’ı makamında ziyareti sırasında çekilen fotoğrafın yer aldığı “Yargıdan esas duruşa tepki yağıyor” başlıklı haberde hukukçuların görüşlerine yer veriliyordu.

    Haberin şahsımla ilgili bölümü ise şöyle:

    ‘Emekli Cumhuriyet Başsavcısı Reşat Petek ise Zaman muhabirinin konu ile ilgili sorusuna, “Ben o işlerden hiç anlamam. Görmedim, duymadım, bilmiyorum, evden hiç dışarı çıkmadım.” cevabını verdi. Petek, daha sonra telefonu muhabirin yüzüne kapattı.’

    Haberi okuyunca hayretler içinde kaldım. Uzun zamandan beri görüş açıklamadığım ZAMAN muhabirlerine dün de  hiçbir beyanatım olmamıştı. Bu kadar asparagas habere de pes doğrusu diyerek, muhabirlere ulaşmaya çalıştım.

    Muhabir Elif Eşit; “sizi arayan ben değildim Reşat Bey, arkadaşım görüştü sizinle” dedi. Diğer arkadaşla görüşmeme yardımcı olmasını rica ettim. Sağolsun yardımcı oldu ve diğer muhabir İsmail Genç beni aradı, bir yanlışlık olmuş özür dilerim diyerek, görüş almak için gazeteden telefonumu istediğini, sadece son rakamı benimkinden farklı bir telefon verdiklerini ve aradığında Reşat Petek zannederek, gazetede yayımlanan şekilde aralarında konuşma geçtiğini, ses kaydının da kendisinde olduğunu söyledi.  Devamla, yöneticileriyle görüştüğünü, hatayı düzelttireceğini, gazetede açıklama yapılacağını, tekrar özür dileyip hakkımı helal etmemi söyledi.

    Hele düzeltme ve özür gazetede yayımlansın görelim, o zaman helallaşmayı konuşuruz. Yoksa dünya ahiret elim yakanızda, hakkımı helal etmem dedim.

    Böyle hata mı olur, yıllardır görüşlerimi yayımlayan Zaman beni tanımıyor olamaz, burada beni küçük düşürme ve karalama gayreti açıkça görülen kasıtlı bir durum var itirazlarıma, bir hata olduğunu tekrarlayıp “kasten böyle bir haber yapmak alçaklıktır” dedi. Ben de sözünü onayladım.

    Muhabir İsmail Genç bir süre sonra, kısa mesajla, haberin internet yayınında gerekli düzeltme yapıldığını, benim açıklamam olarak yer alan kısmın yayından kaldırıldığını bildirdi.

    İnternet yayınından kaldırılsa da, gazete baskısı n’olacak, hemen düzeltme yayınlanmalı demeden, gazeteye bakınca şaşkınlığım ve hayretim daha da arttı.

    Haberin gazetede yer alan bölümünde adım ve bana atfen yayımlanan açıklama yoktu. Haberin diğer kısımları noktasına virgülüne aynı iken, benimle ilgili bölümün yer almayışı, hakkımdaki yalan haberin sehven yapılmadığı, kasten yapıldığı kanaatlerimi doğruluyordu.

    Benim söylemediğim sözler bana atfen  hata ile yayınlanmış ise matbaa baskısında niçin yoktu?

    Matbaa baskısında somut maddi delil oluşturacağı endişesiyle mi, sadece internet yayınına verildi?

    Muhabirin Reşat Petek zannederek konuştuğunu söylediği meçhul kişinin ses kaydının da elinde olduğunu söylemesi karşısında, haberin kaynağına bu kadar güven duyulmuş ise Gazete yayınında neden yer verilmedi?   Bu sorularım cevap bekliyor.

    Çamur at tutmazsa da izi kalır mantığı ile, internette yayımla itiraz olursa kaldır diye mi düşünüldü?

    Muhabire de “Haberimde @ResatPetek’e ait olmayan görüşler sehven ona ait gibi girildi. Şahsi hatamdan kaynaklanan durumdan ötürü kendisinden özür dilerim” diye sosyal medyada twet gönderttir. Bütün suçu muhabirin üzerine yık ve olayın üzerini ört, öyle mi? Mızrak çuvala sığmıyor.

    Twitter üzerinden özür dileyen muhabire, hatadan dönmesinin olumlu bir tavır olduğunu ifade ettim ve ediyorum. Ama şu soruyu da kendisine yönelttim ve yöneltiyorum: Bu karalama talimatını sana kim verdi?

    Acıyorum, üzülüyorum. ZAMAN Gazetesi kimlerin güdümünde nerelere savruldu. İnsan gerçekten hayret ediyor.

    Yazarın Diğer Yazıları