• BIST104.123
  • Altın145,971
  • Dolar3,4910
  • Euro4,1702
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 20 °C
  • YEMEK
  • Son Haberler
    Tüm yemek haberleri »
    • GAZETELER
    • Günün Manşetleri
    Tüm Gazete Manşetleri »
    • CANLI PAYLAŞIM
    • Yazarlarımız
    Tüm Yazarlarımız »

    Kanaviçe

    Bahadır YENİŞEHİRLİOĞLU

    Bilinmeli ki insanlık adına yaraların sarılması gerekir. Kaybolmuş olanın bulunmaya, eksik olanın tamamlanmaya ihtiyacı vardır. Muhabbet ile sarılmalı ki acılar ortak yaşamın huzuruna erelim.

    İnsanın insana ettiğine bakıp ders çıkarmalı.

    İnsan ancak adaleti ölçüsünce beşer olmaktan sıyrılıp insan makamına erişebilir unutulmamalı 1915 yılında Anadolu’da yaşanan meşum Ermeni Tehciri, yıllardır birbirinin tekrarı sözlerle, ithamlarla, inkârlarla tartışılıp duruyor. Düşmanlık üreten bu tartışmalardan kimseye bir fayda yok oğlum. Siyasetin sert kavgalarına malzeme edilen 1915 Ermeni Tehciri, aslında insani hikâyeler de barındırıyor. Milletlerin birbirini daha iyi anlayabilmeleri için bu hikâyeleri çoğaltmalı ve çözüme katkı sunmalıyız.

     

    b-(3)-003.jpg


    24 Nisan geldiğinde her yıl aynı şeyleri duymak artık bıkkınlık verdi. Oysa 1915’te bu topraklarda kimsenin hafife alamayacağı acılar yaşandı. Koskoca Osmanlı İmparatorluğu’nun dağılması esnasında yaşanan bütün trajediler gibi 1915 Olayları da millî hafızamızda pek çok derin izler bıraktı.

    Günümüzde, yaşanan bu acılar üzerinden siyasi hesaplar yapanları görmek utanç verici... Tehcir konusu çıkar peşindeki devletler tarafından Türkiye’yi köşeye sıkıştıran bir ‘kart’ olarak kullanılırken, iç politikada korku siyasetlerinin malzemesi olup durdu. Tabii yaşanan her toplumsal

    felaketin siyasi neticeleri olacaktır ama rant devşireceğiz derken bu acının insani boyutunu siyasi hesaplara kurban etmek kabul edilecek bir durum değil. Hak ve adalett en şaşmayacaksak bunu böyle ortaya koymalıyız. Meseleyi sadece siyasi boyuta sıkıştırdığımız zaman acıyı, korkuyu meşrulaştırırız. Birbirimize yabancılaşırız. Herkesten birer parça döşeli bu yollara; hepimizden, öncekilerden, çok öncekilerden...

    Uzaklarda ulu ormanın içinde yer alan bütün ağaçlara güçlü bir balta saplanıvermişti. Ardından bir daha, bir kez daha...

    Ağaçların dalları korkuyla titrediler. Yapraklar aşağıda ne olduğunu anlamak için yüzlerini yere çevirdiklerinde o korkunç manzarayla karşılaştılar. Kimi korkudan tutunduğu daldan kopup kendini boşluğa bırakıverdi. Kimi tutunduğu dala daha sıkı yapıştı.

    Uzakta dağ başında bir kurt sürüsü önlerine kattıkları yavrularını enselerinden tutup telaşla inlerine koşturuyorlardı.

    Geride kalan yavru korku dolu bakışlarla uçurumdan aşağı baktığında, gördüğü manzara karşısında neredeyse kayıp düşecek oldu. Ulumak istedi ama dili tutulmuştu.

    Gökyüzünün en karanlık köşesinden parlayan yıldız, gördüğü manzara karşısında daha fazla dayanamayıp karanlıklara

    sığındı.

    Dünyanın merkezinde kaynayan kor ateşler hareketlendi, yüzeye çıkmamak için zor tutt ular kendilerini. Karşılaşacakları yangın kendilerinden çok daha muazzamdı çünkü.

    Emre itaat eden şimşekler çakmaya başladı gökyüzünde.

    Bütün gökyüzü gürlemeye başladı.

    Cehennemin zincirlerinin sesleri yankılandı aynı anda. Zor zapt ediliyordu cehennem tutulduğu yerde...

    Yer sallandı, gök yaklaştı. Gece karalara büründü ve acı çöktü bütün gözlere. Herkesin canını almakla görevli Azrail çoktan emri almış ve kanatlarını çarparak oluvermişti yerinde. Heybetinden sual olmaz.

    Bütün canlıların kanı çekildi damarlarından.

    Ağustosta sizleri büyük bir macera bekliyor...

     

    • Yorumlar 0
    • Facebook Yorumları 0
      Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları