• BIST105.324
  • Altın146,472
  • Dolar3,4715
  • Euro4,1666
  • İstanbul 36 °C
  • Ankara 33 °C
  • YEMEK
  • Son Haberler
    Tüm yemek haberleri »
    • GAZETELER
    • Günün Manşetleri
    Tüm Gazete Manşetleri »
    • CANLI PAYLAŞIM
    • Yazarlarımız
    Tüm Yazarlarımız »

    Karpuz Kokusu

    Bahadır YENİŞEHİRLİOĞLU

    Dünyayı ve içindekileri bu denli sahiplenen bir ruh nasıl olur da sadeliğin hükmünü anlatmaya kalkabilir başkalarına. Korkarım ki burada ıskalıyoruz.

    Belki affetmeyerek kendimizi haklı konuma getiriyoruz ama unutuyoruz hiç mi suçumuz yok ?

    Affediciliğin öneminden bahsedip duruyoruz ama affetmeye sıra geldiğinde ne cimri ne korkak oluyoruz.

    Söylenen sözlerden ziyade uygulamalardır insanı değerli kılan. Ne çok şey söylüyor da ne az uyguluyoruz.

    Ne kadar çok yük ediniyoruz kendimize. Hayatı ve inandığımız değerleri, dini ne denli zorlaştırıyoruz.

    İman ettik diyoruz da ne çok ıskalıyoruz

    Biz atomun ikiye bölünmesinden heyecan duyduk. Sevgilinin ayı ikiye bölmesi o denli heyecanlandırmadı ne yazık ki bizi.

    Bütün şemsiyeleri kapatıp yağmurda herkesin ıslanmasını arzu etmeyi sevdim ben.

    Aydınlığı tatmayı ve geceye bulanmayı sevdim ben.

    Kendini rüzgar sananları ise sevmedim

    Hiç kitap açmayan eli sevmedim

    Yağmur suyunda yalınayak yürümeyi ve fırından ikimiz için sıcak somun almayı sevdim ben.

    Mahpushaneleri sevmedim ve özgürlükleri yok sayanları.

    Sorma bana güneş neden sarı ve bulut neden beyaz diye.

    Bana Aşkın neden çok değerli olduğunu sorma.

    Aşk bana yeryüzünün ve gökyüzünün bütün inişlerini ve çıkışlarını gösterdi .

    Bu yüzden Aşk nedir diye sakın sorma.

    Bir sivrisineğin kanadında, yada yaz yağmurunda, belki toprak yolda bulunur aradığın .

    Yada Aşk seni seçer ve sen görürsün ne varsa.

    Aşk peşinden koşmaktır hakikat sedasının.

    Aşk peşinden koşmaktır hakikat sevdasının.

    Bütün arzın yaratıldığı ilk gün gibi huzurlu bir an düşlerim.

    Mutluluğun camını kimse kırmasın isterim.

    Muhabbet defterinin sayfalarını kimse yırtmasın.

    Yosun tutmuş kiremitten inen yaz yağmurunu kimse tekrar yıkamasın isterim.

    Taze kesilmiş bir karpuzun kokusuna boyanmak ve öylece kalmak, hayatın endazesini korumak ve asla hileye kaçmamak isterim.

    Derin bir yalnızlığa dokunup sıyırmak isterim geceyi üzerinden güneşin.

    Tek bir tanenin bereketini bilip yaşamın tabağını sıyırmak, bütün kelimeleri aslına döndürüp tekrar çıkarmak isterim gönlümden.

    Dünyayı ve içindekileri bu denli sahiplenen bir ruh nasıl olur da sadeliğin hükmünü anlatmaya kalkabilir başkalarına.

    Umarım buluruz sadeliği tertemiz bir gün aydınlığının  berrak ışıltısında..

    Sevmekten vazgeçebilir mi insan? Merhametten ve şefkatten vazgeçerse ona denir mi ki insan?

    Birbirine dolaşmış dikenler gibi, kuru anız gibidir merhametsizler. Merhametsize denir mi insan?

     

    • Yorumlar 1
    • Facebook Yorumları 0
      Yazarın Diğer Yazıları