• BIST109.330
  • Altın156,133
  • Dolar3,8638
  • Euro4,5501
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara -2 °C
  • YEMEK
  • Son Haberler
    Tüm yemek haberleri »
    • GAZETELER
    • Günün Manşetleri
    Tüm Gazete Manşetleri »

    Macera Dolu Amerika : Bölüm 1 / Yolculuk başlıyor...

    Hüseyin POYRAZ

    Çalıştığım kurum ile iş birlikteliği yapan bir firmanın tüm dünyadan kullanıcılarının katılacağı ve yeni teknolojiler hakkında sunumların yapılacağı seminerlere katılmak üzere Amerika’ya gideceğimi öğrendiğim andan uçağa binene kadar bu yolculuğun olacağına pek inanamamıştım.

    Çok kısa sürede pasaport, vize, otel, bilet ayarlamalarının yapılması gerekiyordu. Ayrıca seminerlerden arda kalan zamanlarda gezilecek yerler, götürülecekler listesi, alınacaklar listesi, bütçe hesabı vs. Çok fazla detay vardı. Açıkçası belki de bir daha hiç gidemeyeceğimiz bu hayallerdeki topraklara ayıracağımız zaman dilimine bir hafta da biz ekleyerek, bitmesini hiç istemeyeceğimiz iki hafta gibi uzun sayılabilecek bir zamana sahip olmuştuk.

    Kısa zamanda yoğun bir hazırlıktan sonra hareket vakti gelip çatmıştı. Hemen herkesin hayallerini süsleyen, çocukluktan beri bilinçaltımıza işlenen dünyanın en gelişmiş, en zengin, en fantastik ve en özgürlükçü (!) ülkesine ‘Yeni Dünya‘ ya yolculuğumuza saatler kalmıştı.

    Rota: New York, Las Vegas, Los Angeles

    Seminerlerin Las Vegas’ta yapılacağını öğrendiğimde yüzümde, ‘Seminer ve  Las Vegas’ kelimelerini örtüştüremediğim bir şaşkınlık ifadesi belirdi. Evet, seminerler Las Vegas’ta olacak idi. Lakin benim için Las Vegas Hangover (2009) filmi ile anlam kazanmıştı:)

    Kumarhaneleri ile ünlü, her türlü özgürlüklere ( ! ) müsait tamamen tüketim, lüks ve zevk üzerine kurulu bir günahlar şehri… Seminerlerin yapılacağı oteli görene kadar neden Las Vegas’a gittiğimize anlam verememiştim :)

    Türkiye’den Las Vegas direkt uçuş olmadığı için Las Vegas’a en yakın yer olarak Los Angeles’a (THY ile yaklaşık 14 saat ) gideceğimizi ve oradan da Las Vegas’a 1 saatlik bir uçak yolculuğu ile otelimize yerleşeceğimizi düşünürken, sağolsun aracı firma daha ucuz diye United Airlines’tan New York aktarmalı (yaklaşık 11 saat ) ve oradan da hemen Las Vegas ‘a ( yaklaşık 6 saat ) hareket edecek uçaklara ait biletlerimizi önümüze koyunca çok şaşırmak ile beraber bu ayrıcalığın ( ! ) Türkiye’den katılacak kurumlar içinde sadece bizim kuruma ait olduğunu henüz fark etmemiştik :)

    Ayrıca Türkiye’den gelenler ile Las Vegas’ta buluşacağımızı düşündüğümüzde bu farklı rotayı arkadaşımla beraber tek başımıza kat edeceğimizi düşünmenin endişesini de hissetmedik değil hani.

    abd-harita-007.jpg

    Neyse her işte bir hayır vardır dedik. Rotamızı bu plan doğrultusunda çizdik.

    Ankara – İstanbul [ ve başlıyoruz :) ]

    İstanbul – New York ( 11 saat )  [ olaylar olaylar :) ]

    New York – Las Vegas  ( 6 saat ) [ maceralar maceralar :) ]

    Las Vegas ( 6 gün ) ( seminer ) [ paralar paralar :) ]

    Las Vegas – Los Angeles ( 1 saat ) [ şoklar şoklar :) ]

    Los Angeles ( 4 gün )  ( Hollywood, Universal Studiolar, Santa Monica, Beverly hills, Long Beach )

    Los Angeles – Las Vegas ( 1 saat )  [ tırsmalar tırsmalar :) ]

    Las Vegas – New York [ uykusuz saatler :) ]

    New York   ( 1,5 gün ) [ tempo tempo :) ]

    New York – İstanbul [ tatlı yorgunluk :) ]

    İstanbul – Ankara [ gerçek dünyaya hoş geldiniz :) ]

    Yani kısacası çok yoğun bir tempoda geçirdiğimiz, açlığı sonuna kadar hissettiğimiz, yorgun ve uykusuz kaldığımız, birçok şaşkınlık yaşadığımız, bir o kadarda eğlendiğimiz, gezdiğimiz, tecrübe kazandığımız ve iyi gelmişiz dediğimiz iki haftayı tüm detayları ile sizlerle paylaşmak istedim.

    Las Vegas’a yolculuk ( Mayıs 2013 )

    İstanbul’dan saat 14.00 ‘de bineceğimiz uçak için saat 09.00’da Ankara’dan İstanbul’a hareket edecek iken hava alanına geç kalmamızdan dolayı İstanbul uçağını kaçırarak daha 1. dakika ilk golümüzü yemiş olduk. Neyse ki saat 10.00 uçağı ile  ( tabi farkını ödeyerek ) İstanbul’a indik. Saat 14.00’te bineceğimiz New York uçağı bir saat rötarlı gelince otomatik olarak Las Vegas uçağını da kaçırmış olduk : ) ( New York’a indikten bir saat sonra Las Vegas uçağı kalkacaktı )

    Açıkçası iki uçak arasındaki bu bir saatlik kısa süre bizi zaten endişelendirmişken, uçağın rötarlı gelmesi ile durum farklı bir boyut kazanmıştı. Neyse dedik, ve rötarlı bir şekilde uçağımıza bindik.

    İlk olarak şunu paylaşmak istiyorum ki böyle uzun yolculuklarda THY ayrıcalığını yaşamak bir başka güzellik. Biz United Airlines ile uçtuğumuz için uçak yolculuğumuz çok vasattı. Yemekler kötü, hizmet kötü vs.

    Uçuş boyunca zevk alarak yaptığımız tek şey üzerinden geçtiğimiz ülkeleri saymak ve onlar hakkında konuşmak idi. Uzun ve yorucu bir yolculuğun sonunda okyanusu aşıp New York semalarına geldiğimizde manzara muhteşem görünüyordu. Manhattan ise bütün ihtişamı ile ayaklarımızın altında duruyordu. İrili ufaklı o kadar çok göl vardı ki, belli bir sayıdan sonra saymaktan vazgeçtim. Basınçtan dolayı kulağımın patlarcasına ağrımasının eşliğinde Newark hava alanına iniş yaptık. ( Dikkat New York değil :) )

    Hava alanı oldukça büyüktü. Yönlendirmeler sayesinde Hızlı bir şekilde pasaport kontrolüne gittik. İyi ki de hızlı gitmişiz, bir anda arkamızda yüzlerce kişi olduğunu fark edince uçağın rötar yapmış olmasına şükrettik :). Çünkü bir saat içinde pasaport kontrolünü geçip, bagajlarımız alıp yeni uçağı bulmamız ve yerleşmemiz mümkün değildi. Birde uçakta verilmesi gerekn ve dolduracağımız iki adet formdan ( beyaz ve mavi ) bize sadece bir tanesi verildiği için diğer formu hava alanında bulup doldurmak ekstra zamanımızı aldı.

    Pasaport sırasında hemen her milletten insanı görünce Amerika rüyasının dünyanın her yerinde var olduğunu anladım. Pasaport kontrolde Meksikalı, Hintli, Pakistanlı memurlarla çekinerek iletişim kurmamız bana Cem Yılmaz’ın skecini hatırlattı:)

    Lakin insan son ana kadar hep bir problem çıkacakmış hissine kapılıyor. İki hafta boyunca gurbette olacağımızdan gereğinden fazla diyebileceğimiz yiyeceği valizlerimize aldığımızdan bagaj kontrolünde bir de bu sorulara muhatap olduk.

    Yaklaşık iki saat sonra rötarlı uçağımız durumunu anlatmak için United Airlines’ın bankosunun önündeydik. Durumu izah ettiğimizde görevli o gün Las Vegas’a başka uçak olmadığını ilk uçağın yarın sabah olduğunu söyledi. Eyvah dedik! Hava alanında kalacağız derken ilgili görevli bize otel ayarlayacaklarını, otele servis olduğunu ( shuttle ) orada dinlenip sabah gelmemiz gerektiğini söyledi. Bizde bu duruma çok sevindik. Çünkü zaten yola seminerlerin başlamasına iki gün önce yola çıkmıştık ve yorucu yolculuk için bir dinlenme fırsatı bulmuştuk.

    Otelimize geçip güzelce dinlenip duşumuzu aldıktan sonra sabah erken saatlerde tekrar hava alına gittik. Bankoya gittiğimizde tonton ve yaşlı sayılabilecek bir teyze :) Las Vegas uçağın saat 06.30’da kalkacağını, kapıların kapandığını söylediğinde başımızdan kaynar sular döküldü. Biz en geç saat 06.30’da hava alanında olmamız gerektiğini zannedip ona göre çıkmıştık :(

    En az 300 – 400 dolarlık bileti cebimizden almamız gerekecek iken teyzemiz saat 10.30 da başka bir uçağın olduğunu ve ücretsiz bir şekilde bilet keseceğini söyledi. Seni hiç unutmayacağız teyze :) Aradaki 4 saat boyunca hava alanının tüm dükkânlarını gezdikten sonra yine kötü konforda sayılabilecek bir uçak yolculuğu ile nihayet Las Vegas’a gelmiştik.

    Yolculuk boyunca dikkat edilmesi gerekenler

    • Vize işlemleri için en az 1 ay önce başvurunuzu yapın
    • Özellikle ağız tadınıza uygun bir yer bulana kadar sizi idare edecek yiyeceği yanınıza alın
    • Mümkünse THY ile uçun
    • Kalkış vaktinden en az 1 saat önce hava alanında olun :)
    • Uçak yolculuğu uzun olduğu için mümnkünse dinlenmiş bir şekilde uçağa binin
    • Uçakta verilen formları kesinlikle eksiksiz bir şekilde doldurun
    • Yurtdışı konuşma ve internet paketi alın
    • Yolculuğa çıkmadan önce kalacak yer, ulaşım, yeme - içme, alışveriş hakkında detaylı bir araştırma yapıp maddi açıdan bolca tasarruf edebilirsiniz
    • Pasaportunuza her daim sahip çıkın
    • Hava alanlarına yakın olan hemen her otelin ücretsiz shuttle ( servisle ) hizmeti mevcuttur
    • Düzgün İngilizce konuşmak için çok kasmayın , zaten herkes sizin turist olduğunuzu anlıyor merak etmeyin :)

    New York ‘ta neler yaptığımızı geri dönüş yolculuğunda anlatacağım.

    Bir sonraki yazım ' Macera Dolu Amerika : Bölüm 2 / Günahlar Şehri : Las Vegas ' olacak.

    Bol tatilli ve huzurlu günler...

     

     

     

    • Yorumlar 3
    • Facebook Yorumları 0
      Yazarın Diğer Yazıları